İHD, Kürt sorunun çözümü için devam eden süreç kapsamında “çerçeve yasanın” ertelenmeden çıkarılması çağrısı yaptı ve “Silahsızlanma yasal adımlarla güvence altına alınmalı” dedi.
HABER MERKEZİ – İnsan Hakları Derneği (İHD) tüm şube ve temsilciliklerinde, Kürt sorunun çözümü için devam eden süreç kapsamında çerçeve yasanın daha fazla ertelenmeden en kısa zamanda çıkartılması çağrısıyla basın açıklamaları düzenledi.
İstanbul, İzmir, Şırnak ve Diyarbakır’da yapılan açıklamada süreçle ilgili talepler sıralandı ve “Silahsızlanma ve barış hukuki reformlarla güvence altına alınmalıdır” vurgusu yapıldı.
Yapılan ortak açıklamalarda, Türkiye’nin yakın geçmişteki başarısız çözüm girişimleri ve dünyadaki örnekler dikkate alındığında, barış sürecinin kesintiye uğramaması ve nihai olarak başarıya ulaşması için gerekli reformların hızla hayata geçirilmesinin hayati önem taşıdığı belirtildi.
PKK’nin silah bırakmasına ilişkin çerçeve yasanın geniş ve kapsamlı olması ve çatışmanın bütün sonuçlarını tamamen bertaraf etme amacı taşıması gerektiği belirtilen açıklamalarda Meclis Komisyonu’nun hazırladığı ortak raporun gereklerinin yerine getirilmesi gerektiğine işaret edildi.
Ortak açıklamadan öne çıkan bölümler ve talepler şöyle:
SİLAHSIZLANMA TASAL ADIMLARLA GÜVENCE ALTINA ALINMALI
Fiili olarak sağlanan silahsızlanma, başkaca teyit ve tespit koşuluna bağlanmaksızın, yasal adımlarla güvence altına alınmalıdır. Hükümet zaman geçirmeden ve muhtemel yol kazalarına mahal vermeden PKK’nin silahsızlanma kararını tahkim edecek adımlar atmalı ve bu konuda ivedilikle gerekli yasal düzenlemeleri yapmalıdır.
ÇERÇEVE YASA ERTELENMEMELİ
PKK’nin silah bırakmasına ilişkin çerçeve yasa, daha fazla ertelenmeden en kısa zamanda çıkarılmalı ve aşağıdaki hususları içermelidir. Bu yasa geniş ve kapsamlı olmalı, çatışmanın bütün sonuçlarını tamamen bertaraf etme amacı taşımalıdır. Bütünlükçü bir bakışla kaleme alınmalı, açık ve ölçülebilir bir amaç taşımalıdır. Yasa kapsamına aldığı grupları açıklıkça belirmeli ve bunu yaparken grup üyelerinden hiçbirinin dışarıda bırakılmamasına özen göstermelidir.
Yasa metni açık, yoruma kapalı ve öngörülebilir olmalı, infaz ve dönüş süreçlerinde idari ve hukuki keyfiliği önleyecek kesinlikler ve güvenceler içermelidir. Silah bırakanların eğitim, sağlık, istihdam ve benzeri alanlardaki gereksinimlerini karşılamak üzere destek mekanizmaları kurmalıdır. Bu yasanın uygulanmasını izlemek üzere TBMM bünyesinde tıpkı TBMM Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu örneğinde olduğu gibi tüm siyasi partilerin katılımıyla bir ‘İzleme ve Denetleme Komisyonu’ oluşturulmalıdır. Bu komisyon, belli aralıklarla hazırladığı raporları Meclis’e sunmalıdır. Bu Komisyon sivil toplum örgütlerinin katılımına açık, somut ve süreklilik arz eden bir çalışma yöntemi geliştirmelidir.
TALEPLER
TBMM Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından meclise sunulan nihai raporun 7. Bölümünde belirtilen tüm demokratikleşme adımları ivedilikle hayata geçirilmelidir. Bu kapsamda:
*Hukuk devletinin yeniden inşası ve hukuki güvenlik ilkesi gereğince AİHM ve AYM kararlarının gereği yerine getirilmelidir.
*Kayyım uygulamasına son verilerek kayyım atanan belediyelerin seçilmiş başkanları görevlerine iade edilmelidir.
*Yaşam hakkı tehdidi ve birçok ihlal ile karşı karşıya olan hasta mahpuslar derhal serbest bırakılmalı bu konuda yasal ve idari reformlar gerçekleştirilmelidir.
*Mahpusların tahliyelerini keyfi bir şekilde engelleyen İdare ve Gözlem Kurulları kaldırılmalı, mahpusların infaz süreleri kanunla belirlenmeli, mahpusların denetimli serbestlik hakkından yararlanmalarını engelleyen ve açık cezaevine ayrılma taleplerinin reddeden keyfi ve gayri-hukuki tutumlara son verilmelidir.
*Belediye Başkanları, siyasi aktörler ve gazeteciler ve sivil toplum örgütü temsilcilerine yönelik yargısal tacizden vazgeçilmeli, tutuksuz yargılama bütün yargısal süreçlerde esas alınmalıdır.
*KHK ile işten atılan memur ve işçiler göreve iade edilmelidir.
*Terörle Mücadele Kanunu (TMK) kaldırılmalı, TCK ve ilgili mevzuatın AİHM ve AYM kararları doğrultusunda öngörülebilirlik ve kanuni belirlilik ilkesi çerçevesinde yeniden düzenlenmelidir.







