Hizbullah Genel Sekreteri Kasım, İsrail ile Lübnan arasındaki “doğrudan müzakereleri kesin olarak reddettiklerini” açıkladı ve “Silahımızdan vazgeçmeyeceğiz” dedi. Lübnan Cumhurbaşkanı Aoun, Hizbullah’ı ülkeyi savaşa sürüklediği için “ihanetle” suçladı. İsrail Başbakanı Netanyahu ise, Hizbullah silahsızlandırılıncaya kadar saldırılarının süreceğini yineledi.
HABER MERKEZİ – Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, İsrail ile Lübnan arasında ABD arabuluculuğunda yürütülen doğrudan müzakerelere ilişkin açıklamalarda bulundu.
×İsrail ile Lübnan arasında 16 Nisan’da ilan edilen 10 günlük ateşkes, 24 Nisan’da 15 gün daha uzatılmıştı.
HİZBULLAH: DOĞRUDAN MÜZAKERELERİ KESİN OLARAK REDDEDİYORUZ
Naim Kasım, Hizbullah’ın Telegram kanalından yayımlanan mesajında, “Doğrudan müzakereleri kesin olarak reddediyoruz. Doğrudan müzakereler ve sonuçları bizim için yok hükmündedir, bizi yakından ya da uzaktan ilgilendirmez” ifadelerini kullandı.
Kasım, sorunun temelinde İsrail’in saldırılarının bulunduğunu savunarak, yürütülen mücadelenin bu saldırılara “tepki” niteliği taşıdığını ifade etti.
“SİLAH BIRAKMAYACAĞIZ”
Kasım, Hizbullah’ın mevcut pozisyonunu koruyacağının altını çizerek, “Savunmadan ve silahımızdan vazgeçmeyeceğiz” dedi. Açıklamasında, İsrail’in saldırılarının devam ettiğini belirten Kasım, Hizbullah’ın faaliyetlerini “Lübnan’ı ve halkını savunmaya yönelik direniş” olarak nitelendirdi.
Kasım, Lübnan’daki mevcut yönetimin ülkenin haklarından taviz verdiğini ileri sürdü. Kasım, doğrudan görüşmelerin sonlandırılması ve dolaylı müzakere sürecine geri dönülmesi çağrısında bulundu.
17 Nisan’da yürürlüğe giren ateşkese de değinen Kasım, bu sürecin oluşmasında İran’ın rolüne dikkat çekerek Tahran yönetimine teşekkür etti.
LÜBNAN CUMHURBAŞKANI: MÜZAKERELER SAVAŞI BİTİRMEK İÇİN
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun, İsrail ile doğrudan müzakerelerin amacının Hizbullah ile süren çatışmayı sonlandırmak olduğunu söyledi. Müzakere kararına Hizbullah tarafından yöneltilen eleştirilere isim vermeden yanıt veren Aoun, ülkeyi savaşa sürükleyenleri “ihanet” ile suçladı. “Hedefim, 1949 ateşkes anlaşmasına benzer şekilde savaş halini sona erdirmek” diyen Aoun, “Aşağılayıcı bir anlaşmayı kabul etmeyeceğim” ifadelerini kullandı. “Yaptığımız ihanet değil. İhanet, ülkesini dış çıkarlar için savaşa sürükleyenler tarafından işlenir” dedi.
İSRAİL’DEN ATEŞKES ALTINDA SALDIRI
İsrail ordusu, ay başında yürürlüğe giren ateşkese rağmen Lübnan’da Hizbullah’a yönelik saldırı başlattığını duyurdu. Ordu, Bekaa Vadisi başta olmak üzere güney Lübnan’daki çeşitli bölgelerde Hizbullah’a ait altyapı noktalarının hedef alındığını açıkladı.
NETANYAHU “GÜVENLİK BÖLGESİ” VE HİZBULLAH’IN SİLAHSIZLANMASI İÇİN ISRARCI
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, ordu komutanlarıyla yaptığı görüşmede, Hizbullah’ın İsrail’e ateş açma kabiliyetinin önemli ölçüde azaldığını ve grubun cephaneliğinin yaklaşık yüzde 10’unu elinde tuttuğunu tahmin ettiğini söyledi.
İran destekli Hizbullah’ın, İsrail, BM barış güçleri ve Lübnan hükümetinin onlarca yıldır süren silahsızlandırma çabalarına rağmen, hâlâ on binlerce roket, füze ve insansız hava aracına sahip olduğuna inanılıyor. İsrail’in baskısına rağmen, Lübnan yetkililerinin Hizbullah’ı silahsızlandırma kapasitesine veya siyasi iradesine sahip olup olmadığı belirsizliğini koruyor.
Netanyahu, İsrail güçlerinin Lübnan’ın güneyinde “güvenlik bölgesi” inşa ettiğini ve bunun kuzey İsrail’i daha güvenli hale getirdiğini söyledi. ABD ve Lübnan ile yapılan anlaşmaların İsrail’e o ülkedeki tehditlere karşı “hareket özgürlüğü” verdiğini belirten Netanyahu, Hizbullah’a yönelik saldırıların süreceğini, esas meselenin Hizbullah’ın silahsızlanması olduğunu ve bunun hal edilmesinin ardından Lübnan ile siyasi konularda uzlaşmaya varabileceklerini kaydetti.
×
LÜBNAN-İSRAİL GÖRÜŞMELERİ VE ATEŞKES SÜRECİ
ABD-İsrail ve İran arasında 28 Şubat’ta başlayan savaşın bir diğer cephesi Lübnan’dı. Hizbullah İran’a destek amacıyla İsrail’e yönelik saldırılar gerçekleştirdi ve İsrail de Hizbullah’ı gerekçe göstererek Lübnan’da hava ve kara operasyonlarına başladı. 2 Mart’ta başlayan Lübnan’daki savaş, bu güncel gerekçelerin yanı sıra on yıllara dayanan bir geçmiş ihtilafa da dayanıyor.
2 Mart’tan bu yana Lübnan’da 2 bin 500 civarında kişi yaşamını yitirdi. Lübnan hükümeti bu sürede ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyon 162 bini geçtiğini açıkladı.
Lübnan ve İsrail arasında 16 Nisan’da 10 günlük geçici ateşkes ilan edilmiş, bu ateşkes 24 Nisan’da 15 gün daha uzatılmıştı. Ancak Hizbullah ile İsrail arasında çatışmalar yer yer devam etti. Ayrıca İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Lübnan’ın güneyinde işgal ettikleri bölgelerde kalmayı sürdüreceklerini duyurmuştu.
Bu nedenle ilk ateşkes “kırılgan” olarak nitelendiriliyordu. Halihazırda Hizbullah ile İsrail arasındaki gerilim ve ileri sürülen şartlar uzatılan ateşkesi de kırılgan hale getiriyor.
Hizbullah, İsrail’in Lübnan’dan tamamen çekilmesini şart koşuyor ve aksi halde savaşmaya devam edeceğinin mesajını veriyor. İsrail ise, Hizbullah’ın silahsızlanmasını en öncelikli şart olarak ileri sürüyor. Lübnan heyetiyle görüşmelerde de İsrail ile ABD’nin temel önceliği Hizbullah’ın silahsızlandırılması. Bu, mevcut görüşmelerin sonuç almasının ne derece zor olduğunu göstermekle birlikte, Lübnan hükümeti üzerindeki baskının düzeyini de gösteriyor.
Zorluklar daha fazla: İç savaş ihtimali var | Lübnan ateşkesin uzatılmasını isteyecek
Lübnan hükümeti, bir yandan işgal edilen bölgelerden İsrail’in çıkmasını istiyor öbür yandan ise Hizbullah’ın silahsızlanması meselesini kabul ediyor. Ancak uzun yıllardır iç çatışmalardan, güvenlik risklerinden, ekonomik krizlerden ve merkezi otoritenin yoksunluğundan muzdarip Lübnan hükümeti, İsrail ve Hizbullah ile baş edebilme kapasitesi sınırlı. Buna rağmen Batı destekli Lübnan hükümeti İsrail ile görüşmeleri bir fırsat olarak görüyor ve ülkenin yaşadığı yıkımı durdurabilmenin yollarını arıyor.
İkinci görüşme turu | İsrail ve Lübnan heyetleri Washington’da: Trump da katılacak







