BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

1.100’üncü buluşma

Cumartesi Anneleri Ermeni aydınların akıbetini sordu

1.100’üncü buluşma

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

Cumartesi Anneleri 1.100’üncü kez bir araya geldi ve 24 Nisan 1915’te gözaltına alındıktan sonra kendilerinden bir daha haber alınamayan Ermeni yazar, siyasetçi ve aydınların akıbetini sordu.

HABER MERKEZİ – Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle 1.100’üncü kez Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi. Bu hafta 24 Nisan 1915’te İstanbul’da evlerinden alınarak zorla kaybedilen Ermeni aydınların akıbeti soruldu. Basın metnini İHD MYK üyesi Eren Keskin okudu.

Ermenilere yönelik 24 Nisan 1915 gecesi başlayan operasyona dair hafızanın hedef alındığını belirten Eren Keskin, şunları dile getirdi:

“Zorla kaybetmeler çoğu zaman Nazi rejiminin 1941’de yürürlüğe koyduğu Gece ve Sis Kararnamesi ile anılır. Oysa bu karanlık yöntem, ondan 26 yıl önce İstanbul’da yaşandı. 24 Nisan 1915 gecesi evlerinden ve işyerlerinden alınan Ermeni aydınlardan 174’ü bir daha geri dönemedi. O gece, İttihat ve Terakki hükümetinin İçişleri Bakanı Talat Bey’in emriyle İstanbul’da kapsamlı bir operasyon başlatıldı. Önceden hazırlanan listelere göre polisler gece yarısından sonra kapıları çaldı. İnsanlara, ‘İfadeniz var, bir saat içinde geri döneceksiniz’ denildi. Gözaltına alınanlar arasında milletvekilleri, yazarlar, şairler, doktorlar ve gazeteciler vardı. Onlar, Ermeni toplumunun hafızası, sözü ve kanaat önderleriydi.”

AGNUNİ’NİN YAŞADIKLARINI ANLATTI

Operasyonun sembol isimlerinden gazeteci ve siyasetçi Agnuni’nin (Haçadur Malumyan) hikâyesini anlatan Eren Keskin, devletin koruma yükümlülüğünü ihlal ettiğini ifade etti. Eren Keskin, devamında şunları söyledi:

“24 Nisan gecesi Agnuni’nin de kapısı çalındı. Kendisine gösterilen tutuklama emrinde, kısa süre önce birlikte yemek yediği Talat’ın imzasını görünce şaşırdı. Önce Ayaş’a sevk edildi. Hâlâ bir yanlışlık olduğunu düşünerek Talat’a serbest bırakılma talebiyle telgraf çekti, ancak bu çağrı cevapsız kaldı. 2 Haziran 1915 tarihinde ise Agnuni’nin de bulunduğu altı aydın ‘yargılanmak üzere’ Diyarbakır’a gönderildi. Polis ve jandarma eşliğinde süren yolculuğun ardından, Siverek civarında, Teşkilat-ı Mahsusa ile bağlantılı çeteler tarafından katledildiler. Devletin gözetimi ve koruması altındaki bu insanlar, bir mezar taşları bile olmadan yok edildiler.”

“ISRARIMIZ İNKAR REJİMİNE KARŞI”

Kaybedilenlerin ardından hazırlanan resmi raporların bugünün cezasızlık diliyle benzerliğine dikkat çeken Eren Keskin, devletin gözetimi altındaki bu insanlardan 174’ünün yok edildiğini ve arkalarında bir mezar taşı bile bırakılmadığını belirtti. Eren Keskin, “Katledilen aydınlar için hazırlanan resmi raporlarda, ‘korumalarından kaçıp Rusya’ya gittikleri’ iddia edildi; bazıları için ise ‘firar etti’ ya da ‘serbest bırakıldı’ denildi. Hakikat kayıtlardan silindi, yerine inkâr yazıldı. Bugün, İstanbullu Ermeni aydınların zorla kaybedilişinin 111’inci yılında bir kez daha söylüyoruz: Geçmişle yüzleşmemek, bugünün hukuksuzluğunu besliyor. Bizim bin 100 haftalık ısrarımız tam da bu inkâr rejimine karşıdır” diye konuştu.

Benzer Haberler

Onlarca kişi yaralandı

Kütahya'da yolcu otobüsü devrildi

AKP önergesi kabul edildi

Meclis'in çalışma süresi uzatıldı

Hewlêr’e bir kez daha saldırı

4'ten fazla İHA düşürüldü

Gerekçe: Sosyal medya paylaşımları

DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ gözaltına alındı

Yeni partide kimler yer alacak?

84 milletvekilinin ismi konuşuluyor

Kurtulmuş’un ‘çerçeve yasa’ mesaisi sürüyor

Bahçeli, Hatimoğulları, Bakırhan ve Ekmen'e ziyaret

‘Vakti gelmiş bir veda’ dedi

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz