Hediye Levent
İran-Amerika-İsrail savaşı zaman zaman sakinleşse de asla durmayan depremlerden biri. Bu savaş ateşkesle de sonuçlansa daha şiddetli bir aşamaya da geçse bölgede kalıcı yeni kırılmaların eşiği olacak. Mevcut duruma bakılırsa bölgeden bütün dünyaya yayılan ve her ülkeyi az çok etkileyecek olan bu yeni dönem hem birçok belirsizlikle dolu hem de pek ümit veren bir dönem olmayacak gibi görünüyor.
Artık bir kısmı 2. Dünya Savaşı sonrasına bir kısmı da Soğuk Savaş dönemine uzanan statükolar yıkılıyor. NATO ve AB gibi uluslararası ittifaklar içindeki çatlaklar açıkça sorgulanıyor. Bölgesel ve uluslararası ittifaklar işlevselliğine dair imtihanlardan geçerken bu ittifakları değişmeye zorlayan şartlar da iyice baskınlaşıyor.
Aslında kısa süre önce gerçekleşen Münih Güvenlik Konferansında açık işaretlerini gördüğümüz bu gidişat Antalya Diplomasi Forumunda da kendini gösterdi: Dünya artık güvenlikçi politikalara geçiyor, silahsızlanma ve yumuşak güç değil hızlı silahlanma zorunlu hale geliyor.






