BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Mesele sadece Mazıdağı mı sandınız? I

Cengiz’in Eti Bakır’ı endüstriyel tahribatını büyütüyor

Mesele sadece Mazıdağı mı sandınız? I

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

Cumhurbaşkanlığı kararıyla “Özel Endüstri Bölgesi” ilan edilen Mazıdağı’nda planlanan yeni tesisler, sadece Mazıdağı’nı değil, tüm Dicle Havzası’nın ekolojik dengesini etkileyebilecek ölçekte bir dönüşüme işaret ediyor. Yaşam savunucuları ve ekolojistlere göre mesele, yerel bir yatırımın ötesinde, bölgesel bir çevre ve yaşam hakkı sorunu.

HABER MERKEZİ – Mardin’in Mazıdağı ilçesi, uzun yıllardır tarım ve hayvancılıkla geçimini sürdüren, yeraltı su kaynakları ve meşe ormanlarıyla çevrili bir coğrafya. Ancak son on yılda bölgede yoğunlaşan sanayi faaliyetleri, bu doğal ve kültürel dokuyu köklü biçimde dönüştürmeye başladı.

2011 yılında özelleştirme kapsamında Cengiz Holding bünyesine geçen Eti Bakır Mazıdağı İşletmesi, yapılan yatırımlarla büyük bir endüstriyel kompleks artık. Şimdi ise bu yapıya üç yeni tesisin eklenmesi planlanıyor: kobalt tuzları, çinko sülfat ve oksijen üretim tesisleri. Projenin ekonomik büyüklüğü ile yaratacağı istihdam arasında dikkat çekici bir dengesizlik bulunuyor: Sadece 38 işçi!

MAZIDAĞI ÖZEL ENDÜSTRİ BÖLGESİ

Mardin Ekoloji Derneği’nden Agit Özdemir, Mazıdağı’nda işleyen düzen, devlet-sermaye ortaklığının en çıplak biçimde ortaya çıktığı örneklerden biri olduğunu söylüyor: Mazıdağı, Cumhurbaşkanlığı kararıyla Özel Endüstri Bölgesi ilan ediliyor, acele kamulaştırma kararları alınıyor, ÇED süreçlerinde muafiyetler tanınıyor ve güvenlik güçleri maden sahalarının korunması için seferber ediliyor.

Özdemir’e göre bu ortaklığın boyutlarını gösteren çarpıcı örneklerden biri de demiryolu ihalesi. Cengiz Holding’in tesisine hammadde taşımak amacıyla TCDD tarafından ihaleye çıkarılan Diyarbakır-Mazıdağı demiryolu iltisak hattı, en düşük teklifin 109 milyon TL üzerinde bir bedelle yine Cengiz İnşaat’a verilmiş. Üstelik tesisin tamamı için Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle gümrük vergisi muafiyeti, sıfır kurumlar vergisi, 10 yıl sigorta primi desteği ve 250 milyon TL faiz desteği sağlandı.

SU KAYNAKLARI ÜZERİNDEKİ BASKI ARTIYOR

Özdemir, Mazıdağı ve çevresinde yaşayan nüfus, içme suyu ve tarımsal sulama için büyük ölçüde yeraltı sularına bağımlı olduğuna işaret ederek, bu kaynakların zayıflamasının yalnızca ekonomik faaliyetleri değil, doğrudan yaşam koşullarını da etkileyebilecek bir risk olarak değerlendiriyor.

Resmi verilere göre bölgede yeraltı su seviyesinde son yıllarda ciddi bir düşüş yaşanıyor. DSİ’nin ölçümlerine göre yeraltı su seviyesi beş yılda yüzde 60 seviye kaybı yaşanmış. Bu veri, sorunun kaynağının açıkça endüstriyel pompaj olduğunu kanıtlıyor. Planlanan üç yeni tesisin su ihtiyacı ise saatte 356 metreküp, günlük yaklaşık 8.544 metreküp. Mevcut kuyu kapasitesi ise günde 2.333 metreküp.

Türkiye’nin en kurak bölgelerinden birinde, su tablasını zaten yüzde 60 oranında çökertmiş bir komplekse bu ölçekte ek su tüketimi eklemek, bölgenin su güvenliğini geri dönüşü olmayacak biçimde yıkacak.

ATIK VE KİRLİLİK TARTIŞMASI

Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) dosyalarında yer alan teknik veriler, atık suyun içeriğine ilişkin bazı soru işaretlerini gündeme getiriyor. Ölçümlerde yer alan kimyasal değerlerin, yürürlükteki sınırların üzerinde olduğu ifade ediliyor. Bu durum, özellikle geçirgen jeolojik yapı nedeniyle yeraltı sularına karışma ihtimali üzerinden tartışılıyor.

Bölgenin Dicle Havzası içinde yer alması, olası bir kirliliğin yalnızca yerel değil, daha geniş bir coğrafyada etkili olabileceği yönündeki kaygıları artırıyor.

SKANDAL: BÜYÜK PROJEYİ PARÇALARA BÖLEREK ÇED ALDILAR

Mardin Ekoloji Derneği’nden Agit Özdemir,  ÇED sürecinde yaşanan skandalları şöyle anlatıyor:

×2014’ten 2026’ya kadar bölgeye 10’dan fazla tesis veya kapasite artışı onaylandı. Her proje tek başına değerlendirildi, kümülatif etkiler her seferinde görmezden gelindi. Büyük projeyi küçük dilimlere bölerek her birini ayrı ayrı onaylatmak, toplam etkiyi gizleme stratejisi ÇED mevzuatının bile ruhuna açıkça aykırı ve çevre koruma sürecini bir meşrulaştırma aracına dönüştürüyor. ÇED süreci, doğanın ve halkın korunması için tasarlanmış bir mekanizma olmaktan çıkarak devletin sermayeye alan açtığı, şirketlerin ise bu onay damgasının arkasına sığınarak ekolojik yıkımı meşrulaştırdığı bürokratik bir araca dönüşmüş durumda. Özel Endüstri Bölgesi ilanının Cumhurbaşkanlığı kararıyla yapılmış olması, gürültü izninden muafiyet tanınması, orman vasıflı arazinin endüstriyel kullanıma açılması ve kritik hesaplamaların sürekli ertelenmesi, karar alma mekanizmalarının halktan ne denli uzaklaştırıldığını gösteriyor.

NE İŞ GÜVENLİĞİ NE İŞÇİ HAKLARI
Eti Bakır’ın Mazıdağı Metal Geri Kazanım ve Entegre Gübre Tesisleri arazisindeki güneş enerji santrali (GES)

Eti Bakır’ın Mazıdağı Metal Geri Kazanım ve Entegre Gübre Tesisleri arazisindeki güneş enerji santrali (GES)

Özdemir, emek, çevre ve yaşam hakkı arasındaki ilişkinin de burada iç içe geçtiğini söylüyor: Bölgedeki uzun süreli çatışmalar ve köy boşaltmaları, tarım ve hayvancılığı zayıflatarak halkı işsizlikle karşı karşıya bıraktı.

Geçim kaynaklarını yitiren birçok kişi, aynı topraklarda kurulan sanayi tesislerinde düşük ücretlerle çalışmak zorunda kalıyor. Bu durum, ekonomik bağımlılığı artırıyor. İşçilerin çalışma ortamları, iş güvenliği ve sağlığından yoksun: uzun mesailer, yetersiz barınma ve ekipman eksikliğine itiraz eden işçiler hak talepli protestolar yapınca işten çıkarıldı, eylemlerine jandarma müdahale etti.

BARIŞ SÜRECİNDE EKOLOJİ NEYİN BEDELİNİ ÖDÜYOR?

Bölge halkı, projelere karşı uzun süredir hukuki ve fiili mücadele yürütüyor.  Ancak sahadaki gelişmeler, siyasi söylemlerle çelişen bir tablo sergiliyor.

Agit Özdemir özellikle bölgedeki dönüşümün, doğal alanların sanayiye açılması ve nüfus hareketleriyle birlikte ilerlediğine işaret ediyor. Yani Eti Bakır ne kadar genişlerse köylerin boşaltılması süreci hızlanıyor.

Benzer Haberler

4 hafta önce tutuklandılar

NATO tutukluları tahliye edildi

Onlarca kişi yaralandı

Kütahya'da yolcu otobüsü devrildi

AKP önergesi kabul edildi

Meclis'in çalışma süresi uzatıldı

Hewlêr’e bir kez daha saldırı

4'ten fazla İHA düşürüldü

Yeni partide kimler yer alacak?

84 milletvekilinin ismi konuşuluyor

Kurtulmuş’un ‘çerçeve yasa’ mesaisi sürüyor

Bahçeli, Hatimoğulları, Bakırhan ve Ekmen'e ziyaret

‘Vakti gelmiş bir veda’ dedi

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz