Bekir Ağırdır
Siyaset yalnızca aktörler ve olaylar üzerinden değil, bu olayların toplumda nasıl karşılık bulduğu ve nasıl anlamlandırıldığı üzerinden şekilleniyor. Ekrem İmamoğlu’nun ve siyaset ile yönetim ekibinin tutuklanması ve yargılanması süreci de tam olarak böyle bir eşikte duruyor.
Operasyonların başlangıcından bu yana bir yıl geçti, yargı süreci başlayalı da bir ay oldu. Hemen her gün haber ekranlarında bu sürece dair haberler ve tartışmalar yer alıyor. Veri Enstitüsü’nün Mart 2026 Veri Pusulası araştırması da İmamoğlu operasyonu ve etrafındaki tartışmaları konu ediniyor. Araştırma yalnızca İmamoğlu operasyonuna değil, çerçeveyi genişleterek toplumun bu gelişmeleri hukuk, demokrasi, adalet sistemi, yerel yönetimlerin meşruiyeti ve seçim sandığının işlevi üzerinden nasıl değerlendirdiğine odaklanıyor.
Tüm araştırma bulgularının ortaya koyduğu tablo aslında topluma dair bildiğimiz bir gerçeğin yeniden teyidi niteliğinde. Veriler gösteriyor ki Türkiye’de siyasal kutuplaşma yalnızca tercihleri değil, duyguları da ayrıştırıyor. Aynı olaya bakan farklı seçmen kümeleri bambaşka adlandırmalar yapıyor, farklı duygular hissediyor ve farklı sonuçlar çıkarıyor. Her yeni vakıada hakikat, farklı kesimler tarafından farklı biçimlerde algılanıyor. Her toplumsal ve siyasal küme, hakikati kendi pozisyonuna göre yeniden kurguluyor.






