DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, İmralı görüşmesine değinerek iktidarı yasal adımlar atmaya çağırdı. Hatimoğulları, “Süreçle ilgili saatler yasal adımlara kurulmuştur. İktidara milyonlar adına çağrımızdır: Barış sürecinin ikinci aşaması öngörülebilir, net ve şeffaf bir şekilde belirli bir takvime bağlanarak kamuoyuna açıklanmalıdır” dedi.
HABER MERKEZİ – Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin Meclis Grup Toplantısı’nda gündemdeki başlıklara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Hatimoğulları, konuşmasına 30 Mart 1972’de Niksar’ın Kızıldere köyünde öldürülen Mahir Çayan ve arkadaşlarını anarak başladı.
Hatimoğulları ardından geçtiğimiz hafta düzenlenen Newroz kutlamalarına değindi ve “Milyonların katılımıyla tarih yazdı” dedi. 2026 yılı Newroz’unun kurucu bir Newroz olduğunu ve isyandan inşaya geçişin somutlaştığı bir eşik olduğunu belirten Hatimoğulları, meydanlarda milyonların 5 net mesaj verdiğini söyledi.
Hatimoğulları, mesajları şöyle sıraladı:
דBu Newroz, 27 Şubat Asrın Çağrısı’nın milyonlar tarafından sahiplenildiği bir Newroz oldu. Milyonlarca insan, sayın Öcalan’ın adı her geçtiğinde tek ses oldu. Bu sayın Öcalan’a özgürlük mesajıydı. Bizler de değerli halklarımızın bu mesajını parlamentodan bir kez daha tekrarlıyoruz. Sayın Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünü bu halk istiyor. Bizler istiyoruz. Özgür çalışabileceği koşullar mutlaka ve mutlaka sağlanmalıdır.
İkinci mesajı: Newroz meydanlarına katılan milyonlarca insanın yüreği barış sevdası için attı.
Üçüncüsü, milyonlarca Kürt demokratik birlik iradesine sonuna kadar sahip çıktı. Bu irade jeopolitik bir ayrışmanın değil ortak yaşamda ısrarın adıdır. Bu irade Şam’a, Tahran’a, Bağdat’a ve Ankara’ya bir arada, ortak olarak, eşit ve özgür yurttaşlar olarak bir yaşam çağrısının ta kendisiydi.
Bir diğer mesaj, ‘milyonlar demokrasi olmadan barış, barış olmadan özgürlük olmaz’ şiarıyla omuz omuza durdu. Milyonların mesajı netti: Demokratik gerileme durmalıdır, barışla, demokrasi el ele büyümelidir.
Diğer mesaj, kimi medya akımlarının zehirli diline, sosyal medyadaki trol gündemlere karşı Newroz meydanları omuz omuza durmanın, ortak yaşam iradesine sahip çıkmanın, önemini ve gücünü gösterdi. Ve aynı zamanda fiili bir yanıt oldu.”
“SAATLER YASAL ADIMLARA KURULMUŞTUR”
Hatimoğulları, konuşmasında DEM Parti İmralı Heyeti’nin 27 Mart’ta Abdullah Öcalan ile yaptığı görüşmeye ilişkin bugün yayımladığı açıklamasına da değindi. Gelinen aşamada sorumluluğun yasama, yürütme ve yargı erkinde olduğunu belirten Hatimoğulları, şunları söyledi:
“Bu aşamada gözler ve kulaklar yasama yürütme ve yargı erkinde olacak. Bugün sürece destek ve güven arasındaki makas farkını kapatacak sorumluluk artık iktidardadır.
Süreçle ilgili saatler yasal adımlara kurulmuştur. ‘Süreci aceleye getirmeyelim’ diyen çoklu mesajlarla karşılaştık geçen hafta. Şu bilinmeli ki sorun hızlı adım atıp atmama meselesinden çok daha öte bir anlam ifade ediyor. Sorun siyasi iktidarın net bir adım geliştirmemesinde. Bu aşamayı net bir takvime bağlamamasında. Yasal düzenlemeler için Meclis’in hâlâ aktif bir çalışmanın içine girmemiş olmasında.”
NET VE ŞEFFAF BİR TAKVİM ÇAĞRISI
Hatimoğulları, süreçle ilgili iktidara şu çağrıda bulundu:
“İktidara milyonlar adına çağrımızdır: Barış sürecinin ikinci aşaması öngörülebilir, net ve şeffaf bir şekilde belirli bir takvime bağlanarak kamuoyuna açıklanmalıdır. Bu, hem sürece olan güveni artıracak hem de sürecin enfekte olmasını engelleyecektir.”
Hatimoğulları, atılması gereken adımlara ilişkin ise şunları dile getirdi:
דAyrıca yasal adım gerektirmeyen konularda iktidar direnç göstermekten vazgeçmelidir. Bugün itibarıyla kayyum uygulaması, süreci zedelemekten başka ne anlam ifade ediyor? AİHM kararlarını hayata geçirmeyip hâlâ Figen Yüksekdağ’ı, Selahattin Demirtaş’ı, arkadaşlarını, Osman Kavala’yı ve Can Atalay’ı hapishanede tutmanın ne anlamı var? Artık ayak direyen, oyalayan tutumlardan ciddi biçimde vazgeçilmelidir.
Seksen altı milyonun geleceğine ve Orta Doğu’nun barış ve istikrarına katkı sağlayacak adımlar hızla atılmalıdır. Kürt meselesinin çözümünde yapılması gerekenlerle ilgili tereddütler bir kenara bırakılmalı, hızlı adımlar atılmalıdır. Orta Doğu’da kasırgalar eserken Türkiye’de barış, somut ve acil bir ihtiyaçtır. Türkiye’nin kendi iç barışını kurması ve demokratik bir toplumu inşa etmesi yalnızca bir iç mesele değildir; aynı zamanda bölgesel barış ve istikrar açısından tarihsel öneme sahiptir.
Türkiye’nin önünü açacak, Orta Doğu’ya nefes aldıracak yol haritası bellidir. Parlamentonun acilen devreye girmesi gerekmektedir. Kapsayıcı, bütünlüklü bir çerçeve yasa bir an önce çıkarılmalıdır. Sayın Öcalan’ın silahsızlanma ve demokratik entegrasyon sürecini sağlıklı yürütebilmesinin koşulları sağlanmalıdır. AİHM ve AYM kararları vakit geçirilmeden, amasız ve fakatsız uygulanmalıdır.”
“MESELE ÖCALAN’A BAŞ MÜZAKERECİ STATÜSÜNÜN TANINMASI”
Grup toplantısının ardından Hatimoğulları, gazetecilerin sorularını yanıtladı. “Öcalan’ın statüsü” ve “İmralı’daki yeni konut” ile ilgili gelen soru üzerine Hatimoğulları şu yanıtı verdi:
“Konuttan bir konuta taşınmak mıdır mesele? Buradaki mesele Sayın Öcalan’a görüşmeci, başmüzakereci statüsünün tanımlanması.
Sayın Öcalan, Türkiye’deki bütün aydın, yazar, gazeteci, akademisyen, siyasetçi, bilim insanı birçok kesimle görüşmek istiyor. Dolayısıyla bu görüşmelerin sağlanabilmesi, bu diyalog yolunun açılabilmesi ve bunun hem siyasi hem teknik olarak kolaylığının sağlanması önemli bir aşama. Statü tanımlanmalı derken kastettiğimiz bu.







