Fikret İlkiz
Hak ihlallerine, gazetecilerin hapsedilmelerine karşı kendi barikatlarımızı kurmalıyız.
Yeni şeyler söylemeli, yeni
Dünya savaşından sonra 10 Aralık 1948’de Paris’te toplanan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda İnsan Hakları Evrensel Bildirisi kabul edildi.
Türkiye’de 6 Nisan 1949 tarih ve 9119 sayılı Bakanlar Kurulu kararına göre İnsan Hakları Evrensel Bildirisi, 27 Mayıs 1945 tarihli ve 7217 sayılı Resmî Gazetede yayımlandı.
Yıllar önce yazıldı. Yazılı olarak var ama artık yok…
10 Aralık 1948’de Paris’te ilan edilen “İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi” 19. Maddesi’nde “Düşünce ve İfade Özgürlüğünü” tarif ediyordu…
Madde 19: Herkesin görüş ve anlatım özgürlüğüne hakkı vardır. Bu hak, karışmışız görüş edinme ve hangi yoldan ve hangi ülkede olursa olsun bilgi ve düşünceleri arama, alma ve yayma özgürlüğünü içerir.
Görüş ve anlatım özgürlüğü ve en son görüş edinme hakkı yazılı ama artık yok…
Geçmişte İkinci Dünya savaşının kan, gözyaşı, acı ve küllerinden doğmuştu.
İnsan haklarının yakın geçmiş tarihine bakmalıyız.
Neredeyse insanlığın yüzyıllık geçmişi ve tarihini anımsamalıyız.
75 yıl önceydi!






