BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

İHD’den Kürt kentleri raporu

Münferit değil, sistematik: 2 bin 671 ihlal tespit edildi

İHD’den Kürt kentleri raporu

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

İHD Diyarbakır Şubesi, 2025’te Kürt kentlerinde yaşanan hak ihlalleri raporunu açıkladı. Bölgede en az 2 bin 671 hak ihlalinin tespit edildiği belirtilerek ihlallerin ancak Kürt sorununun demokratik yollarla çözülmesiyle engelleneceği vurgulandı.

HABER MERKEZİ – İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi, Kürt kentlerinde 2025 yılı içinde yaşanan hak ihlallerine ilişkin “Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi 2025 Yılı İnsan Hakları İhlalleri” adıyla hazırladığı raporunu şube binasında düzenlenen basın toplantısıyla açıkladı.

×Toplantıda konuşan İHD Diyarbakır Şube Başkanı Ercan Yılmaz, özellikle Kürt meselesinde demokratik çözümün sağlanamamasının hak ihlallerinin temel nedenlerinden biri olduğuna dikkat çekti.

MÜNFERİT DEĞİL, SİSTEMATİK

2025 yılında bölgede yaşanan hak ihlallerinin “münferit olaylar olmaktan ziyade belirli alanlarda yoğunlaşarak süreklilik gösterdiği ve sistematik bir hal aldığının” belirtildiği rapor değerlendirmesinde, “Önceki yıllarda olduğu gibi 2025 yılında da güvenlik merkezli politikalar, ayrımcı ve dışlayıcı söylemlerle birleşerek özellikle bölge halkı üzerindeki baskıyı artırmış; bunun sonucu olarak çeşitli alanlarda insan hakları ihlalinin yaşanmasına neden olmuştur” denildi.

Özellikle toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının keyfi idari kararlarla sınırlandırıldığına dikkat çekilen raporda, muhalif siyasetçiler ve hak savunucularına yönelik soruşturma ve tutuklamaların bölgede temel hak ve özgürlüklerin korunmasına ilişkin esaslı sorunların devam ettiğini gösterdiğine yer verildi.

2025 yılı içerisinde meydana gelen yaşam hakkına yönelik ihlallerde “yargısız infaz iddiaları”, “hapishanelerde yaşanan ölümler” ve “resmi hata veya ihmal sonucu meydana gelen ölümler” gibi kategorilerde yaşam hakkı ihlallerinin farklı biçimlerde sürdüğünün belirtildiği raporda, “Bunun yanı sıra kuşkulu ölümler ve intihar iddialarının her geçen yıl artması bu vakaların etkili biçimde soruşturulması gerektiğini bir kez daha ortaya koymaktadır” denildi.

İŞKENCE, KÖTÜ MUAMELE, TEHDİT, AJANLIK…

Kamu görevlileri tarafından yurttaşlara yönelik hapishanelerde, gözaltı merkezlerinde ve gözaltı yerleri dışında işkence, kötü muamele ve onur kırıcı davranışlarda bulunulduğunu tespit edildiği raporda, “Bunun yanı sıra yıl içerisinde çok sayıda yurttaşın kendisini kamu görevlisi olarak tanıtan kişilerce kaçırılarak tehdit edildiği ve ajanlık dayatmasıyla karşı karşıya kaldığı gibi ciddi iddialar da rapor kapsamına girmiştir. İşkencenin fiziki ve psikolojik türünün birlikte işlendiği bu ağır insan hakkı ihlaline karşı yapmış olduğumuz hukuki ve idari girişimlerin devam edeceğini belirtmek isteriz” belirtildi.

×

EN AZ 588 GÖZALTI, 83 TUTUKLAMA

2025 yılı içerisinde kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkına yönelik ihlallerin yoğun biçimde devam ettiğini belirtildiği raporda, şunlara yer verildi:

“Bölge kentlerinde en az 588 yurttaş gözaltına alınmış, bunların en az 83’ü tutuklanmıştır. Aynı süreçte çok sayıda ev baskını gerçekleştirilmiş ve soruşturmalar kapsamında birçok yurttaşın özgürlüğü kısıtlanmıştır. Bu uygulamalar çoğu zaman ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gereken faaliyetler nedeniyle gerçekleşmiştir. Yurttaşların düşüncelerini açıklamaları nedeniyle haklarında soruşturmalar açılmış, ceza davaları yürütülmüş, yargılama süreçleri adeta bir cezalandırma gibi işletilmiş ve yürütülen davalar neticesinde cezalar verilmiştir. Basın kuruluşları ve dernek binalarına yönelik baskınlar, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün kullanımının baskı altında olduğunu göstermektedir. Bunun yanı sıra özellikle Kürtçe özelinde anadilini kullanma özgürlüğüne yönelik ihlallerin de devam ettiği görülmektedir.

EN AZ 2 BİN 671 İHLAL

2025 yılı kapsamında yapmış olduğumuz izleme, değerlendirme ve raporlama verileri birlikte değerlendirildiğinde bölgede en az 2 bin 671 insan hakları ihlali tespit edilmiştir. Bu tablo, hak ve özgürlüklerin korunmasına ilişkin köklü ve yapısal sorunların varlığını ortaya koymaktadır. Yaşam hakkından ifade özgürlüğüne, hapishanelerde yaşanan ihlallerden ekonomik ve sosyal haklara kadar geniş bir alanda ihlallerin sürmesi, kamu gücünü elinde bulunduranların insan haklarına saygı ilkesine ne kadar riayet ettiğinin en bariz göstergesidir.”

KÜRT SORUNU VE SÜREÇ: TEDBİRLER HAYATA GEÇİRİLMELİ

Raporda Kürt meselesine de dikkat çekildi. Raporda, bölgede yaşanan hak ihlallerinin önemli bir bölümünün Kürt meselesinin demokratik ve barışçıl yöntemlerle çözülememiş olmasıyla yakından ilişkili olduğu belirtildi. Yürütülen Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin çatışmalı sürecin sona erdirilmesi açısından önemli bir fırsat olarak görüldüğü belirtilen raporda, “Çatışmalı ortamın sona ermesine yönelik atılan tarihi adımlar, taraflar arasında yürütülen temaslar ve TBMM bünyesinde oluşturulan Komisyon eliyle yürütülen çalışmalar, Kürt Meselesinin diyalog ve müzakere yöntemleriyle ele alınabileceğine dair beklentiyi güçlendirmiştir. Ortaya çıkan bu beklentiye karşılık devam eden sürecin henüz yurttaşların bireysel ve kolektif haklarını kullanmasına olumlu bir etki yapmamış olması, sürecin farklı toplumsal kesimlerin, katılımına yeterince açık biçimde yürütülmemesi; şeffaflık konusunda ortaya çıkan eksiklikler ve kamuoyunun düzenli biçimde bilgilendirilmemesi gibi nedenler sürece olan güvensizliği artırmaktadır” ifadelerine yer verildi.

Raporda süreçle ilgili şunlara yer verildi: “Devam eden sürecinin toplumsal barışın sağlanmasına katkı sunabilmesi için yurttaşların bu surecin etkilerini olumlu anlamada hissetmeleri gerektiğini belirtmek isteriz. Cezaevlerinde yaşanan ağır insan hakkı ihlalleri, AYM ve AİHM tarafından verilen ihlal kararlarının uygulanmaması, demokratik siyaset alanını daraltan politikalar, ifade ve örgütlenme özgürlüğüne yönelik baskılar, tutuklamalar ve kayyım uygulamaları devam ettiği sürece bu sürecinin toplumsal güven üretmesi güçleşmektedir. Bu nedenle uzun yıllardır sistematik bir şekilde yaşanan insan hakları ihlallerinin son bulması sağlayacak tedbirlerin hayata geçirilmesi gerekmektedir.”

‘UMUT HAKKI’ VURGUSU

Kalıcı ve onurlu bir barışın inşasının, yalnızca mevcut çatışma ortamının sona ermesi ve hakların ihlal edilmediği bir ülke ile değil, geçmişte yaşanan ağır insan hakları ihlalleriyle yüzleşilmesiyle mümkün olabileceğinin altı çizilen raporda, Kürt meselesi bağlamında insan hakları tartışmalarının bir diğer önemli boyutunun “umut hakkı” olduğu belirtildi. Raporda, şunlara yer verildi: “‘Umut hakkı’ tartışması aynı zamanda Kürt meselesinin barışçıl çözümü ve toplumsal barışın inşasıyla da doğrudan bağlantılıdır. Uzun yıllardır devam eden çatışmalı sürecin sona erdirilmesi ve barışın güçlenmesi için hukuki güvencelerin oluşturulması büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda umut hakkına ilişkin uluslararası insan hakları standartlarının uygulanması, yalnızca bireysel bir hakkın teslim edilmesi anlamına gelmemekte; aynı zamanda hukukun üstünlüğüne dayalı bir çözüm iradesinin güçlenmesine katkı sunmaktadır. İnsan haklarına dayalı kalıcı bir barışın tesis edilebilmesi için uluslararası yargı kararlarına uyulması ve hukuki yükümlülüklerin eksiksiz biçimde yerine getirilmesi gerekmektedir.”

×

BİLANÇO DETAYLARI

Bilançoda Yaşam Hakkı İhlalleri; Polis tarafından öldürülen 2, yaralanan 4, gözaltında ölüm 1, cezaevlerinde 12 ölüm, resmi hata ve ihmal sonucu 6 ölüm, 317 yaralı, polis-asker intiharları şüpheli ölüm 4, silahlı çatışmalarda 19 güvenlik görevlisi, 27 silahlı militan yaşamını yitirdi. Yine öğretmen, sendikacı, doktor, gazeteci vs.. ölüm ve yaralanmalarıyla toplamda 73 ölü 338 yaralı.

Kuşkulu ölümler ve intihar vakaları bilançosunda ise, toplam 85 kişi yaşamını yitirdi. Çatışmalı ortam nedeniyle yaşanan ihlaller bilançosunda ise, 19 yer özel güvenlik bölgesi ilan edildi, militan cenazelerine yönelik uygulama 3, verilmeyen militan cenazesi 3, ölünün hatıralarına saygısızlık 3, Toplu mezar iddiaları 3 olmak üzere 31 ihlal yer aldı.

KADINLARIN YAŞAM HAKKI İHLALLERİ

Kadınların yaşam haklarına dair ihlaller bilançosunda ise aile içi şiddete uğrayan kadın 42, 2’si intirar, 33’ü yaşamını yitiriyor, 7’si şiddet sonucu yaralandı. Toplumsal alanda şiddete uğrayan kadınlardan ise 7’si yaşamını yitirdi, 5’i yaralandı, 2’si cinsel saldırıya uğradı, 4’ü ise fuhuşa zorlandı.

Çocukların Yaşam Haklarına Yönelik İhlaller kısmında ise Aile içinde şiddete uğrayan 1 çocuk yaralandı, 11 çocuk cinsel istismara maruz kaldı. Toplumsal alanda şiddete uğrayan çocuklardan 6’sı yaşamını yitirdi, 3’ü yaralandı. Yine raporda 31 çocuğu cinsel istismara maruz kaldığı, 2 çocuğun fuhuşa zorlandığı 1 çocuğun polis şiddetine maruz kaldığı belirtildi.

GÖZALTINDA İŞKENCE

Gözaltında 6 işkence, gözaltı yerleri dışında işkence ve kötü muamele 273, cezaevlerinde işkenceye maruz kalan 38, 17 çocuk kaçırma ve ajanlık tehdidi, 7 çocuk da tehdit edildi.
Kişi özgürlüğü ve güvenliğine yönelik ihlallerde ise 8’si çocuk 588 kişi gözaltına alındı. 6’sı çocuk 81 kişi ise tutuklandı.

DÜŞÜNCE VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ

24 düşünce ve ifade özgürlüğü ihlali yaşanırken, 174 kişiye 54 soruşturma açıldı. 45 kişiye ise 13 dava açıldı.

CEZAEVİ İHLALLERİ

Sevk uygulamaları sırasında 16, sağlık hakkı noktasında 19, haberleşme vb. 3, sosyal etkinlik ve benzeri 5. 5 tutsağa soruşturma, infaz süresi ertelenen 18 kişi.

Ayrımcılık ve diğer hak ihlalleriyle birlikte toplamda 2 bin 671 ihlal yer aldı.

Benzer Haberler

Hewlêr’e bir kez daha saldırı

4'ten fazla İHA düşürüldü

Gerekçe: Sosyal medya paylaşımları

DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ gözaltına alındı

Maraş’taki okul saldırısı soruşturması

Baba 'olası kastla öldürme’den yargılanacak

‘Savcılar hangi eylemi terör sayacak?’

175 yerde ‘terör bürosu’ kurulacak

Yeni partide kimler yer alacak?

84 milletvekilinin ismi konuşuluyor

Kurtulmuş’un ‘çerçeve yasa’ mesaisi sürüyor

Bahçeli, Hatimoğulları, Bakırhan ve Ekmen'e ziyaret

‘Vakti gelmiş bir veda’ dedi

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz