Bölgenin “son asrın en sancılı, en meşakkatli günlerini” yaşadığını belirten Erdoğan, “Savaş çığırtkanlıklarına ve çatışma iklimine asla teslim olmayacağız. Bölgemizi hedef alan ‘böl, parçala, yönet’ planlarına lojistik destek verecek her türlü eylemi ve tartışmayı reddediyoruz” dedi. Ekonomiyi işaret eden Erdoğan, “Dönemsel sıkıntılarımız olabilir. Geçici olarak bazı zorluklarla karşılaşabiliriz” ifadelerini kullandı.
HABER MERKEZİ – Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin genel merkezinde Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda konuştu.
ABD-İsrail ve İran arasında karşılıklı saldırılarla 27’nci gününde süren savaşa değinen Erdoğan, “İsrail’in kışkırtmalarıyla 28 Şubat’ta İran’a karşı başlatılan savaş, bölgemizi kan ve barut kokusuna boğmaya devam ediyor” dedi.
“BÖLGEMİZ SON ASRIN EN SANCILI, EN MEŞAKATLİ GÜNLERİNİ YAŞIYOR”
“Bölgemiz son asrın en sancılı, en meşakkatli günlerini yaşıyor. Gözünü nefret ve kin bürümüş soykırım şebekesi, güya dini argümanların arkasına sığınarak coğrafyamızı büyük bir felakete doğru sürüklüyor” ifadelerini kullanan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
×Bakın burada içim kan ağlayarak soruyorum; İsfahan’da, Tebriz’de, Tahran’da dökülen gözyaşlarının Erbil’de, Amman’da, Bağdat’ta, Beyrut’ta, Sana’da, Doha’da, Riyad’da ve bölgemizin diğer kardeş şehirlerinde dökülenlerden Allah aşkına ne farkı var? Katliam şebekesinin gözünde adımızın Ali olmasının, Murtaza olmasının, Ömer olmasının, Ayşe, Zeynep, Hasan, Hüseyin olmasının ne farkı var?
İster İran’da ister Körfez’de olsun, atılan her füzeyle zarar gören, vurulan, kanayan biz değil miyiz? Bu anlamsız savaş sebebiyle kan kaybeden bölgemizin ekonomisi değil mi? Füzeler, bombalar ve dronlar tarafından tahrip edilen milyarlarca dolarlık altyapı tesisleri, bölgedeki kardeşlerimizin kaynakları değil mi?
27 gündür hiçbir ilke, değer, norm gözetmeyen saldırganların nazarında Şii veya Sünni olmamızın, Türk, Kürt, Arap ya da Farisi olmamızın Allah aşkına bir farkı var mı? Bakınız tüm samimiyetimle soruyorum; mezheplerimiz, kökenlerimiz farklı olsa da coğrafyamızın dört bir yanında akan kanlar, soruyorum, bizim değil mi?
“ÇATIŞMA İKLİMİNE ASLA TESLİM OLMAYACAĞIZ”
Sosyal medya platformları üzerinden yürütülen “psikolojik harekâtlara karşı son derece dikkatli” olduklarını kaydeden Erdoğan, “Kardeş halklar arasında kırgınlıkları derinleştirecek, husumeti büyütecek, Siyonizm’in bölgemizi hedef alan ‘böl, parçala, yönet’ planlarına lojistik destek verecek her türlü eylemi ve tartışmayı reddediyoruz” dedi.
Bölgenin her karışında barışın, adaletin ve istikrarın tesisinden yana olduklarını savunan Erdoğan, “Devlet olarak etrafımızı saran nefret söylemlerine, savaş çığırtkanlıklarına ve çatışma iklimine asla teslim olmayacağız. Tarihin ve vicdanın doğru tarafında durmanın haklı özgüveniyle hareket edecek, akl-ı selimimizi ve soğukkanlılığımızı asla kaybetmeyeceğiz. Herkes için barış, herkes için istikrar, herkes için huzur eksenine oturttuğumuz barışçıl dış politikamızdan geri adım atmayacağız” diye konuştu.
“CHP’Lİ AKTÖRLERCE KÖRÜKLENEN SAVAŞ ÇIĞIRTKANLIKLARINA KULAK ASMAYACAĞIZ”
“CHP’nin bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeyeceğiz. CHP’li aktörlerce körüklenen savaş çığırtkanlıklarına kulak asmayacağız” diyen Erdoğan konuşmasının devamında şunları dile getirdi:
“Gelinen noktada ana muhalefetin başındaki zatın aklıyla dili arasındaki bağ kopmuş, söylemlerinde tutarlılık kalmamış, siyasi itibarı tamamen sıfırlanmıştır. Vesayet altında olduğu kamuoyunca bilinen bir şahsın Türkiye’nin dik ve dirayetli duruşuna dil uzatması ise karamizah örneğidir. Ufku ve vizyonu dar olanların bizi anlamasını zaten beklemiyoruz. Dikkat ederseniz CHP Genel Başkanı’nı artık kendi seçmeni bile kaale almıyor. Türk dış politikasına getirdiği eleştirilere en başta CHP’li vatandaşlarımız gülüp geçiyor. Ona buna sataşarak siyasette itibar devşirmeye çalışan bu zavallıyı biz bir kez daha kendi hezeyanlarıyla baş başa bırakıyoruz.”
“DÖNEMSEL SIKINTILARIMIZ OLABİLİR, GEÇİCİ ZORLUKLARLA KARŞILAŞABİLİRİZ”
Savaş üzerinden ekonomiye de değinen Erdoğan, “Önceliğimiz savaşın olumsuz ekonomik etkilerinden halkımızı korumaktır. Belirsizliğin ve tedirginliğin küresel düzeyde tırmandığı mevcut şartlarda piyasalarda dalgalanmaların yaşanmasını doğal karşılıyoruz. Dönemsel sıkıntılarımız olabilir. Geçici olarak bazı zorluklarla karşılaşabiliriz. Dönemsel ya da küresel şoklar sebebiyle ortaya çıkan arızi durumlar Allah’ın izniyle bizi hedeflerimizden alıkoymayacaktır. Hedeflerimize bağlıyız. İnşallah eninde sonunda menzile vasıl olacağız” ifadelerini kullandı.







