BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Cumartesi Anneleri 1126’ncı haftada:

Hüseyin Toraman'a ne oldu?

Cumartesi Anneleri 1126’ncı haftada:
🎧 Haberi dinle0:00 / --:--

Cumartesi Anneleri/İnsanları, eylemlerinin 1126’ncı haftasında 27 Ekim 1991’de İstanbul’da gözaltına alınarak kaybedildiği belirtilen Hüseyin Toraman’ın akıbetini sordu. 

HABER MERKEZİ- Cumartesi Anneleri/İnsanları, 1126’ncı hafta eylemlerinde 35 yıldır kendisinden haber alınamayan Hüseyin Toraman’ın akıbetinin açıklanmasını ve sorumluların yargılanmasını istedi.

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyonu ile birlikte yapılan açıklamada, kayıp yakınlarının hakikati öğrenme hakkına dikkat çekildi.

Hüseyin Toraman’ın akıbetinin sorulduğu açıklama şöyle:

דBEYAZ TOROS’A BİNDİRİLEREK GÖTÜRÜLDÜ”

24 yaşındaki Hüseyin Toraman, 27 Ekim 1991 sabahı İstanbul/Kocamustafapaşa’daki evinin önünden silahlı, telsizli, sivil giyimli ve kendilerini polis olarak tanıtan kişiler tarafından 34 ATZ 56 plakalı Beyaz Toros’a zorla bindirilerek götürüldü. Olaya mahalleliler ve Hüseyin’in eşi de tanık oldu.

Mahallelinin ihbarı üzerine Çınar Polis Karakolu’ndan gelen polis ekibi işlem yapmadan olay yerinden ayrıldı. Baba Ali Rıza Toraman, Çınar Karakolu amirine ulaşarak, ‘Oğlumu kaçıranlara neden müdahale etmediniz?’ diye sordu. Karakol amiri Hüseyin’in kaçırılmadığını, siyasi polisler tarafından gözaltına alındığını, bu nedenle müdahale edemediklerini söyledi. Baba Toraman karakol amiri ile yaptığı görüşmenin ses kaydını aldı.

Emniyet Müdürlüğü, 5 Aralık 1991 tarihinde Hüseyin Toraman’ın polis tarafından arandığını ancak kesinlikle gözaltına alınmadığını açıkladı.

Aile, İstanbul Emniyeti’ne ve savcılığa başvurdu. Ses kaydı ve tanıklara rağmen Hüseyin’in gözaltına alındığı inkar edildi. Ailenin ısrarlı arayışı olayı basının ve kamuoyunun gündemine taşıdı. Oluşan kamuoyu baskısı karşısında İstanbul Emniyet Müdürlüğü suskunluğunu bozdu. Emniyet Müdürlüğü, 5 Aralık 1991 tarihinde Hüseyin Toraman’ın polis tarafından arandığını ancak kesinlikle gözaltına alınmadığını açıkladı.

Hüseyin’in gözaltında kaybedilmesi soru önergesi ile Meclis’e taşındı. Aile dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Mehmet Ağar, Başbakan Süleyman Demirel ve İçişleri Bakanı İsmet Sezgin ile görüştü. İçişleri Bakanı İsmet Sezgin, 13 Aralık 1991 tarihinde Hüseyin Toraman ile ilgili soru önergesine verdiği cevapta tüm iddiaları reddetti.

Toraman Ailesi’nin Hüseyin’in akıbetinin araştırılması talebiyle başvurduğu TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu hazırladığı raporda; ‘kayıt dışı gözaltına alınan oğlumuz kaybedildi.’ diye feryat eden aileye ‘gözaltına alındığı ileri sürülen Hüseyin Toraman’ın gözaltına alındığına dair hiçbir kayıt bulunamadı’ dedi.

Ailenin ve İHD’nin tüm ilgili kurum ve kişilere yaptığı başvurular sonuçsuz kaldı. Hüseyin Toraman’ın gözaltına alındığı inkâr edildi. 1991 yılında Fatih Cumhuriyet Savcılığı tarafından açılan soruşturma bir sonuca ulaşmadı. 2011 yılında yapılan başvuru sonucunda İstanbul Cumhuriyet Savcılığının başlattığı soruşturma ise ‘zamanaşımı süresi dolduğundan soruşturmaya yer olmadığı’ kararı ile kapatıldı. Yapılan itiraz sonucunda dosya üzerindeki kapatma kararı kaldırıldı. Ancak dosyada bugüne kadar bir gelişme yaşanmadı. » 

 « İNSANLIĞA KARŞI SUÇTA ZAMAN AŞIMI İŞLETİLEMEZ »

Toraman ailesi avukatlarından  Gülseren Yoleri de dosyanın son durumuna dair konuştu. Yoleri, Baba Ali Rıza Toraman’ın yoğun çabaları sonucunda oğlunun gözaltına alındığına ilişkin bilgilere ulaşıldığını ancak buna rağmen gözaltı işleminin inkar edildiğini söyledi.

Toraman’ın akıbetinin gizlendiğini belirten Yoleri, dosyada birçok hukuki girişimde bulunulduğunu ancak savcılığın etkili bir soruşturma yürütmediğini ifade etti.

Ailenin savcılığa defalarca başvurduğunu aktaran Yoleri, gözaltında kaybetme suçunun aydınlatılmasının yalnızca kaybedilen kişinin bedenine ulaşılmasıyla sınırlı olmadığını, hakikatin bütün yönleriyle ortaya çıkarılması gerektiğini vurguladı.

İnsanlığa karşı suçlarda zamanaşımının uygulanamayacağını belirten Yoleri, bütün kayıpların akıbetinin ortaya çıkarılması ve adaletin sağlanması için mücadelelerini sürdüreceklerini söyledi.

Eylem, karanfillerin bırakılmasıyla sona erdi.

Benzer Haberler

Alevilik hakkında en çok neyi merak ediyorsunuz?

Alevi Ansiklopedisi'nden ücretsiz açık dersler başladı

Bağdat ile YBŞ arasında mutabakat

Irak ordusu Şengal Dağı’nı devralacak

R4 ve R4+E3 toplantıları yapıldı

Fidan: Savaş Körfez ve Ukrayna’da durmalı

Atılması gereken adımları sıraladı

Hatimoğulları: Süreç neden uzuyor, neden uzatılıyor?

DEM Parti’nin kazandığı 6 ilde kayyum var

Dersim Belediyesi Eş Başkanı Konak beraat etti