BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Af Örgütü’nden ‘Jin, jiyan, azadî’ raporu

İran 'insanlığa karşı suç işledi': Katliam, tecavüz, işkence...

Af Örgütü’nden ‘Jin, jiyan, azadî’ raporu
🎧 Haberi dinle0:00 / --:--

Jîna Mahsa Emînî’nin öldürülmesinden sonra başlayan protestolara dair kapsamlı bir rapor yayımlayan Uluslararası Af Örgütü, İran’ın “katliam, işkence, infaz, zorla kaybetme ve tecavüz” gibi “insanlığa karşı suçları” işlediğini bildirerek, komuta kademesindeki 87 İranlı yetkiliyi tespit etti. İran’da cezasızlığın kasıtlı olduğunu vurgulayan Af Örgütü, BM’ye “uluslararası bir ceza adaleti mekanizması oluşturma” çağrısında bulundu.

HABER MERKEZİ – Uluslararası Af Örgütü, (Amnesty International), Jîna Mahsa Emînî‘nin Tahran’da İran rejim güçleri tarafından öldürülmesinin 4. yıldönümünde,   “Zulümlerin Mimarları: İran’ın 2022 Jin, Jiyan, Azadî Ayaklanmasında İnsanlığa Karşı Suçları Düzenleyen Devlet Mekanizması” başlıklı kapsamlı bir rapor yayımladı.

‘Jin Jiyan Azadî’ dünyaya yayıldı | Rojhilat’ta genel grev: Jîna Emînî unutulmadı

KATLİAM, İŞKENCE, İNFAZ, ZORLA KAYBETME, TECAVÜZ, ZULÜM…

Uluslararası Af Örgütü, bin 161 sayfalık raporun hazırlık aşamasında protestocular, eski tutuklular, öldürülen veya gözaltına alınanların yakınları, görgü tanıkları, avukatlar, insan hakları savunucuları, gazeteciler ve sağlık çalışanları da dahil olmak üzere 270 kişiyle görüştü.

Jîna Mahsa Emînî, öldürülmeden kısa süre önce Tahran’daki Kasra Hastanesi’nde.

Örgüt, 2 binden fazla video ve resmi açıklamalar, sızdırılmış resmi belgeler, savcılık emirleri, mahkeme kararları ve adli tıp kayıtları da dahil olmak üzere kapsamlı belgesel kanıtları analiz etti. Raporun hazırlanması ise 4 yıl aldı. Rapor, İranlı yetkililerin ayaklanmayı bastırmak için “katliam, işkence, infaz, zorla kaybetme, hapis, tecavüz, siyasi, cinsiyet, etnik ve dini gerekçelerle zulüm gibi insanlık suçlarının” nasıl işlediğini ayrıntılarıyla anlatıyor.

Rapor, ayrıca protestoları katliamlarla bastırma operasyonlarını ve emir komuta yapılarını belgeleyip insanlığa karşı suçlardan dolayı soruşturmaya ve yargılanmaya tabi tutulması gereken 87 yetkiliyi de tespit ediyor.

İRANLI 87 YETKİLİ İÇİN ‘İNSANLIĞA KARŞI SUÇ’ SUÇLAMASI

Eylemlerdeki şiddetin emir-komuta zinciri çerçevesinde işlendiğine dikkat çekilen raporda, “Af Örgütü, eylemleri bastırmak için ölümcül güç kullanımına ilişkin devlet politikasını uygulamaktan sorumlu komuta zincirini ortaya çıkardı ve insanlığa karşı suçlardan soruşturulması gereken 87 yetkiliyi belirledi. Örgüt, İran’ın dini liderine ve üst düzey güvenlik yetkililerine yazılan mektuplara yanıt alamadı. Uluslararası Af Örgütü’nün 2022 ‘Jin, jiyan, azadî’ eylemlerini bastırmak için işlenen insanlığa karşı suçlara ilişkin soruşturmaları, iki ana güvenlik gücünün, İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) ve İran İslam Cumhuriyeti Polis Komutanlığı’nın (FARAJA), Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi, Devlet Güvenlik Konseyi ve il ve ilçe güvenlik konseyleri aracılığıyla tasarlanan devlet politikasını uygulayarak, protestoların ölümcül bir şekilde dağıtılmasına öncülük ettiğini ortaya koymuştur.

87 kişiden oluşan listede, 33′ü Devrim Muhafızları’ndan ve 27’si FARAJA’dan olmak üzere 62 güvenlik gücü komutanı ve il ve ilçe valileri de dahil olmak üzere 25 İçişleri Bakanlığı yetkilisi yer alıyor. Bunlar arasında, Uluslararası Af Örgütü’nün derinlemesine soruşturmalar yürüttüğü Kürdistan, Kirmanşan ve Batı Azerbaycan illerindeki 17 ilçeyle ilgili sorumlulukları bulunan 10 üst düzey yetkili ve 77 bölgesel, il ve ilçe düzeyinde yetkili bulunuyor. FARAJA ve Devrim Muhafızları ajanları, askeri sınıf saldırı tüfekleri, tabancalar ve metal saçmalarla dolu av tüfekleri kullanarak kalabalığa defalarca ateş açtı. Kalabalığa ateş açmanın yanı sıra, kaçan protestocuları ve çevredekileri kovalayarak, güvenlik güçlerine veya başkalarına hiçbir tehdit oluşturmayan silahsız kurbanlara yaklaştılar ve onları yakın mesafeden vurarak öldürdüler” ifadelerine yer verildi.

SIZDIRILAN BELGELER: ‘ACIMASIZCA MÜDAHALE EMRİ’

Raporda, İran’dan sızdırılan belgelerde, “acımasızca” müdahale emri verildiği vurgulanarak, “İncelenen resmi açıklamalar ve sızdırılan belgeler, strateji toplantılarında, bağlayıcı emirlerde, konuşlandırma planlarında, para ve silah tahsislerinde ve ‘kararlı ve sert’ bir karşılık verilmesi yönündeki talimatlarda yansıyan devlet politikasını ortaya koyuyor. Sızdırılan bir emirde, güçlere ‘acımasızca karşılık vermeleri ve gerekirse ölüme yol açmaları’ talimatı veriliyor” denildi.

377 KİŞİNİN KİMLİĞİ TESPİT EDİLDİ

Uluslararası Af Örgütü, eylemlerde 377 protestocunun rejim yetkilileri tarafından öldürüldüğünü belgeledi. Raporda, “Diğerleri ise gözaltında, gözaltından serbest bırakıldıktan sonra veya devlet sorumluluğunu düşündüren şüpheli koşullar altında hayatını kaybetti. Uzun süredir devam eden inkâr ve örtbas etme kalıplarına uygun olarak, yetkililer yalnızca 202 ölümü kabul etti ve ezici kanıtlara rağmen bunların çoğunu devlet dışı aktörlere, ‘isyancılara’ veya ‘silahlı teröristlere’ yanlış bir şekilde atfetti. Kanıtlar arttıkça suçları durdurmak için harekete geçmek şöyle dursun, üst düzey yetkililer güvenlik güçlerini defalarca övdü ve operasyonların devam etmesi talimatını verdi” değerlendirilmesi yapıldı.

‘ORANTISIZ GÜÇ’ÜN EN ŞİDDETLİSİ BELUC VE KÜRTLERE: ‘ZULÜM GİBİ İNSANLIK SUÇU’

Kürt ve Beluc yurttaşlara İranlı yetkililerin “orantısız güç” kullandığı belirtilen raporda şu ifadelere yer verildi:

×İran; Kürtler ve Beluclar, ölümcül baskıya maruz bırakarak hedef almış ve onları zulüm gibi insanlık suçuna tabi tutmuştur. İran’da zulüm gören Beluc ve Kürt topluluklarından protestocular, ölümcül baskının yıkıcı bir bölümünü yaşadı; kaydedilen toplam kurban sayısının yüzde 62’sini oluşturdu. Sistan ve Belucistan eyaletinde güvenlik güçleri tarafından 20’si çocuk olmak üzere 106 Beluci protestocu ve çevredeki kişinin yasa dışı bir şekilde öldürüldüğünü kaydetti (kaydedilen kurbanların yüzde 33’ü).

Kürdistan, Kirmanşan ve Batı Azerbaycan eyaletlerindeki 17 kentte devam eden veya yakın zamanda gerçekleşmiş protestoların dağıtılması veya protestoların yakınındaki askeri bölgelerde, 13’ü çocuk olmak üzere 95 Kürt protestocu ve sivilin hukuka aykırı bir şekilde öldürülmesinin koşullarını da belgeledi (kaydedilen kurbanların yüzde 29’u). Çoğu vurularak öldürüldü; diğerleri ise dövülerek, göz yaşartıcı gaz kapsülleriyle vurularak veya güvenlik güçlerine ait araçlar tarafından kasten ezilerek öldürüldü. Uluslararası Af Örgütü, Kürt ve Beluc protestoculara karşı siyasi ve etnik gerekçelerle ayrımcı bir niyetle cinayet ve işkence eylemleri işlendiği ve bu hedef alınan gruplar için zulüm suçunun unsurlarının karşılandığı sonucuna varmıştır.

İRAN’DA ‘CEZASIZLIK SİSTEMATİK VE KASITLIDIR’
İran rejim güçlerinin öldürdüğü çocuklardan bazıları.

“İran’da uluslararası hukuk kapsamındaki suçlar ve diğer ciddi insan hakları ihlalleri için cezasızlık sistematik ve kasıtlıdır” vurgusunda bulunulan raporda şu tespitler yer aldı:

“İran Anayasası, adalet sistemini doğrudan Yüksek Liderin kontrolüne bırakmaktadır. Yüksek Lider, yalnızca güvenlik güçlerinin başkomutanı olmakla kalmayıp, aynı zamanda yargının başını da atar, yargının başı da kıdemli hakim ve savcıları atar. Güvenlik güçleri mensupları tarafından işlenen ciddi insan hakları ihlalleri içeren davalar, askeri savcılıklar ve mahkemeler tarafından ele alınır. Burada hakim ve savcılar güvenlik güçlerinden gelebilir ve rutin olarak suçlara karışan güvenlik birimlerinin ifadelerine güvenirler. İran’ın ‘Silahlı Kuvvetlerin Gerekli Olaylarda Ateşli Silah Kullanımına İlişkin Yasası’, uluslararası hukuku açıkça hiçe sayarak, protestoları dağıtmak için ateşli silah kullanımına izin vermektedir. Uluslararası hukuk, ateşli silahların yalnızca ölüm veya ciddi yaralanma tehdidine karşı son çare olarak kullanılmasına izin vermektedir. Yasa ayrıca, devlet görevlilerini genel olarak hukuki ve cezai sorumluluktan muaf tutmaktadır.”

BM’YE İNSANLIĞA KARŞI SUÇLAR İÇİN ‘ULUSLARARASI BİR MEKANİZMA KURMA’ ÇAĞRISI

Raporun sonuç bölümünde, “2022’de işlenen insanlığa karşı suçların cezasız kalması, daha fazla vahşetin önünü açtı ve güvenlik güçlerinin 8-9 Ocak 2026 tarihlerinde binlerce protestocuyu katletmesiyle sonuçlandı” denildi ve ardından uluslararası topluma şu çağrıda bulunuldu.

“Uluslararası toplumun uluslararası adaleti sağlama konusunda daha fazla gecikmesi, kitlesel protestoların öldürerek bastırılmasının normalleşmesine tehlikeli biçimde katkıda bulunmaktadır.

Uluslararası Af Örgütü, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne İran’daki durumu Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne havale etme, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na ise İran’da insanlığa karşı suçlara en fazla karışan kişilerin yargılanmasını amaçlayan uluslararası bir ceza adaleti mekanizması oluşturma çağrısında bulunmaktadır.”

Raporun tamamına ulaşmak için buraya tıklayınız.

×

JÎNA SEMBOL OLDU, “JIN JIYAN AZADΔ SLOGANI DÜNYAYA YAYILDI

İran’ın başkenti Tahran’da, 13 Eylül 2022’de, başörtüsünü “kurallara uygun takmadığı” gerekçesiyle ahlak polisi tarafından gözaltına alınan 22 yaşındaki Jîna Mahsa Emînî, üç gün sonra, 16 Eylül’de yaşamını yitirdi.

Doğu Kürdistan’ın (Rojhilat) Seqiz kentindeki cenaze töreninde yükselen öfke kısa sürede ülke geneline yayıldı. Jîna’nın ölümü üzerine başlayan gösteriler ilk olarak başörtüsü zorunluluğuna karşı mücadele eden kadınlar tarafından sahiplenildi. Jîna’nın Kürt olması nedeniyle Kürt kentlerinde alevlenen gösteriler daha sonra başkent Tahran, Meşhed ve İsfahan gibi büyük kentlere de sıçradı.

Protestolar, 1979 Devrimi’nden bu yana İran’ın gördüğü en büyük toplumsal hareketlerden biri oldu.

Jîna’nın ölümü, yıllar içinde biriken öfkeyi patlattı. Kadınlar bu protestoların en ön safında yer aldı ve taleplerini yalnızca başörtüsüyle sınırlı bırakmayarak eşitlik ve özgürlük çağrısında bulundu. Kürt kadın hareketinin temel sloganı “Jin, jiyan azadî” bir anda İran protestolarını besleyen bir motivasyona dönüştü.

Protestolar, İran sınırlarını aşarak İstanbul’dan Paris’e, Berlin’den Toronto’ya kadar birçok kentte destek eylemlerine ilham verdi. Sanatçılar, siyasetçiler ve sporcular saçlarını keserek dayanışma mesajı verdi. Feminist hareketler ve Kürt kadın örgütleri, “Jin, Jiyan, Azadî” sloganının kadınlara dayatılan şiddete ve erkek egemen sisteme karşı evrensel bir mücadele çağrısına dönüştüğünü vurguluyor.

Bu arada İran’ın 100’den fazla kentinde aylar boyunca süren gösteriler sert müdahalelerle karşılaştı. İnsan hakları örgütlerine göre aralarında 71 çocuğun da olduğu en az 551 kişi güvenlik güçlerinin müdahalesiyle hayatını kaybetti, 22 bin kişi tutuklandı.

Jîna adlı bir isyan I Dünyaya bir slogan bağışladı: Jin, Jiyan, Azadî

Benzer Haberler

18 kişi hakkında gözaltı kararı

Ünlülere yönelik yeni uyuşturucu operasyonu

Türkiye’nin ‘umut hakkı’ dosyası

AB Bakanlar Komitesi'nin Aralık ayı gündeminde

Bini aşkın akademisyenden ortak bildiri:

Meslektaşlarımızın ve LGBTİ+ hareketinin yanındayız

7 ayı aşkın süredir tutukluydu

Gazeteci Elif Bayburt hakkında tahliye kararı

Provokasyon uyarısı: ‘Tedbirler alınıyor’

Efkan Ala: Alt kurullar sahada çalışmalara başladı

Mahkeme ‘ihtiyati tedbir’ kararını kaldırdı:

Kayyum Gürsel Tekin'in görevine son verildi

BM 81. Genel Kurulu

Erdoğan, Trump ile görüşecek: F-35’ler hala belirsiz

‘Erdoğan son kez aday olacak’

Uçum, Öcalan’ın yer alacağı komisyonu açıkladı