DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, kayyum uygulamalarına son verilmesi, AİHM kararlarının uygulanması ve hasta tutukluların bırakılması gibi adımları hatırlattı ve “Toplum, İmralı’da konuşulanların fiilen hayata geçirilmesini istiyor” dedi.
HABER MERKEZİ – DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin Van İl Örgütü’nün 3’üncü Olağan İl Kongresi’ne katıldı ve burada gündeme dair konuştu.
Van halkının iradesinin tanınması gerektiğini belirten Hatimoğulları, yerlerine kayyum atanan Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanları Neslihan Şedal ve Abdullah Zeydan’ın görevlerine iade edilmesini istedi. Eski Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Bekir Kaya’yı da hatırlatan Hatimoğulları, siyasi nedenlerle tutuklu olanlara selam gönderdi.
Hatimoğulları’nın konuşmasından bazı bölümler şöyle:
ATILMASI GEREKEN İLK ADIMLARI SIRALADI
“Çerçeve yasa çıktı, evet. Millî Güvenlik Kurulu kararına bağlandı, evet. Teyit ve tespit yapılacak dendi, evet. Ancak şu ana kadar henüz adım atılmaması kabul edilebilir bir durum değildir.
Kayyum talebimizle ilgili olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin çok önemli kararları var. Osman Kavala ve Can Atalay için çok önemli kararları var. Sevgili Figen Yüksekdağ ve sevgili Selahattin Demirtaş için de kararlar var. O yüzden onların acilen serbest bırakılması lazım. Bunun için çerçeve yasaya gerek yok. Bunun için Millî Güvenlik Kurulu kararına da gerek yok.
Barış süreci, değerli halkımızın bugüne kadar çatışmanın en yoğun olduğu dönemde bile en temel talebiydi. Toplumda barışa olan inanç yüksek. İnanın, Türkiye’nin doğusunda, batısında, kuzeyinde, güneyinde herkes barış olsun istiyor. Herkes Kürt sorunu çözülsün istiyor. Ama ne yazık ki bu süreçte mevcut iktidara ve süreci yürüten mevcut devlet anlayışına duyulan güven gittikçe yitiriliyor. Toplum güvenmek istiyor. Toplum, verilen sözlerin tutulmasını istiyor. Toplum, İmralı’da konuşulanların fiilen hayata geçirilmesini istiyor.
“BU SÜREÇ NEDEN UZUYOR, NEDEN UZATILIYOR”
‘Teyit ve tespit yapamıyoruz’ diyorlar ya, 8 Ekim’de hareketin çok önemli bir açıklaması oldu. Rapor niteliğinde bir açıklamaydı ve nerelerden çekildiklerini ifade ettiler. Dolayısıyla burada teyit ve tespit yapmak için daha ne bekleniyor? Biz bunu çok merak ediyoruz. Bu süreç neden uzuyor, neden uzatılıyor? Elbette müzakerenin kendine ait bir akışı vardır. Elbette bu sürecin tedricen, adım adım ilerleyeceğini hepimiz biliyoruz. Ama bir türlü diğer adıma geçilmediğinin de altını çizmeliyiz.
“KALICI BARIŞIN YOLUNU BULACAĞIZ”
Barışın yanında olurken parti olarak durup bekleyerek birilerinin barışı bize bir tepsiyle sunmasını beklemedik, beklemiyoruz. Biz en başından beri bu süreci müzakere ve mücadele olarak ifade ettik. O yüzden hepimize düşen çok temel bir görev var. O görev de şu: İnanın, barışın mücadelesini şimdi vermek çok daha zor. Şimdi bekleme zamanı değil, daha çok örgütlenme zamanı. Sayın Öcalan’ın İmralı’da elini güçlendirmenin yolu daha çok örgütlenmekten, daha çok barış talep etmekten ve barış mücadelesini geçmişten çok daha güçlü bir şekilde vermekten geçer.
Silahların yerini siyasetin, güvensizliğin yerini hukukun, inkârın yerini eşitliğin aldığı kalıcı bir barışın yolunu bulacağız.”







