Yusuf Karadaş
Libya Temsilciler Meclisi (TM), Türkiye ile Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) arasında kasım 2019’da imzalanan “Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası”nı onayladı. Bu onay, Saray rejimine yakın ve kimi milliyetçi yayın organlarında “Mavi vatanın zaferi” ve “stratejik bir başarı” olarak öne çıkartıldı. Oysa hem enerji akışı hem de buradaki kaynakların işletilmesi bakımından Doğu Akdeniz’e stratejik bir önem veren Avrupa Birliği’nin (AB) ve Doğu Akdeniz Gaz Forumu’na (DAGF) taraf ülkelerin yaptığı açıklamalara bakılınca bu gelişme Doğu Akdeniz üzerindeki egemenlik/paylaşım mücadelesinde gerilimin daha da tırmanacağı/tırmandırılacağı bir döneme girildiğini haber veriyor. Elbette buradaki egemenlik mücadelesinin yeniden öne çıkmasını son dönemde Hürmüz’den Babülmendep’e Ortadoğu’da enerji kaynakları ve enerji-ticaret koridorlarının kontrolü için sürdürülen savaştan bağımsız okumamak gerekiyor.






