Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Pakistan ve Suudi Arabistan ile imzalanan Mekke Anlaşması’nın Meclis’e gönderileceğini söyledi. Anlaşma nedeniyle Türkiye’nin Suudi Arabistan’a asker gönderebileceğine ilişkin iddialar için ise Fidan, “Bu saldırı anlaşması değil” dedi. Pakistan ise asker göndermeyi kabul etti.
HABER MERKEZİ – Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara’da Macaristan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Anita Orban ile bir araya geldi.
Fidan daha sonra düzenlediği basın toplantısında Ukrayna ile Rusya ve Suudi Arabistan ile Yemen’deki Husiler arasında devam eden savaşlara değindi.
Fidan, Ukrayna-Rusya savaşında son aylarda Karadeniz’de çok sayıda geminin saldırıya uğramasından hareketle, “Karadeniz’in yeni bir çatışma cephesine dönüşmesine asla izin vermememiz gerekiyor” ifadesini kullandı.
Fidan, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında Ağustos ayında imzalanan ve son günlerde Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları dolayısıyla yeniden gündeme gelen Mekke Anlaşması ile ilgili de konuştu.
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da 5 Ekim’de düzenlenen “Ortak Savunma için Mekke Anlaşması Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi Toplantısı”na katıldığını hatırlatan Fidan, şu ifadeleri kullandı:
“Olağanüstü toplantıya katılmamızın ana nedeni aslında özellikle Suudi Arabistan’ın maruz kaldığı saldırıların görüşülmesiydi. Diğer taraftan alınması gereken kurumsallaşmayla ilgili bir takım ciddi kararlar vardı. Özellikle askeri karargahın yapısı, sekreteryanın durumu, yeni sekreterin atanması gibi başlıca konular, kurumsallaşmayla ilgili maddeler arasındaydı.”
Fidan, anlaşma imzalanalı çok zaman geçmemesine rağmen, kurumsallaşma ve pratik adımların çok hızlı bir şekilde atıldığını belirterek, “Taraflar, bu konuda ciddi olduklarını, somut sonuçlar görmek istediklerini, ortaya koydukları iradeyle de göstermiş oluyorlar” dedi.
Türkiye’nin Yemen’den (Husiler tarafından) yapılan saldırılara karşı savunmaya nasıl bir katkıda bulunabileceğinin Pakistan’la değerlendirildiğini belirten Fidan, “Burada zaman zaman ortaya konan ucuz siyasal retoriklerin gerçeklikle örtüşmediğini de ifade etmek istiyorum. Yemen’de Yemen meşru hükümet güçleri mevcut mücadeleyi devam ettirmekte. Suudi Arabistan onlara destek veriyor. Ama diğer taraftan da olayın barışla, diyalogla çözümlenmesi için biz elimizden geleni de yapıyoruz” diye konuştu.
Fidan, Ortak Savunma için Mekke Anlaşması’nın bir “savunma anlaşması” olduğunu belirterek, “Bu anlaşmaya taraf olan ülke saldırıya uğradığı zaman siz savunması için yanında olursunuz. Bu bir saldırı anlaşması değil. Türkiye, başka bir ülke toprağına asker gönderip orada bir saldırı yapmayacak” ifadelerini kullandı.
Fidan, “Anlaşmanın Meclis’e gönderilmesi için gerekli çalışmalar nihayete ermiş durumda. Dün Cumhurbaşkanımıza (Recep Tayyip Erdoğan) da nihai arzımızı bu konuda yaptık. Bunu en kısa sürede Meclis’e sevk etme yönünde kararımız var. Biz kendi çalışmalarımızı hemen hemen bitirmiş durumdayız” dedi.
PAKİSTAN HIZLA HAREKETE GEÇTİ
Mekke Anlaşmasının bir diğer tarafı ise Pakistan ve Pakistan Fidan’ın bahsettiği 5 Ekim’de Riyad’da yapılan son toplantının ardından hızla harekete geçti.
Pakistan parlamentosunun 2015’te Suudi Arabistan öncülüğündeki Yemen müdahalesine ülkeyi dahil etmeme yönünde oy kullanmasından on bir yıl sonra, İslamabad farklı bir tutum benimsedi. Pakistan, Mareşal Asim Munir yönetimindeki ordunun dış politika üzerindeki etkisini vurgulayarak, parlamentoda oylama olmaksızın Suudi Arabistan’a daha fazla asker konuşlandırmayı hızla kabul etti.
Geçen yıl yapılan anayasa değişikliklerle, Munir 2030 yılına kadar genelkurmay başkanlığına getirilmişti ve kendisine ömür boyu mareşal rütbesi verilmiş, ayrıca cezai kovuşturmadan muafiyet tanınmıştı.
Atlantic Council’da Güney Asya’dan sorumlu kıdemli araştırmacı Michael Kugelman, Reuters haber ajansına verdiği demeçte, “Geçmişte Pakistan parlamentosunun asker göndermeme yönünde oy kullandığı ve ordunun da bu karara uyduğu zamanlar oldu. Ancak şimdi farklı bir dönemdeyiz” dedi.
Bu arada Pakistan Enformasyon Bakanlığı, ittifakın “gerekli tüm hükümet prosedürlerinden geçtiğini” duyurdu, ancak kabinenin veya parlamentonun dahil olup olmadığı konusunda bilgi vermedi ve konuşlandırmanın ayrıntılarının “operasyonel gizlilik meselesi” olduğunu belirtti.
İran destekli Husi milislerine karşı operasyonlara Pakistan birliklerinin katılıp katılmayacağı henüz belli değil. Pakistan, ABD öncülüğündeki İran savaşında arabulucu rolü üstlenerek Tahran ile aktif olarak görüşmeler yürütüyor, ancak İslamabad’ın Husi milisleriyle doğrudan çatışmaya girmesi ilişkileri zedeleyebilir.
Munir’in Suudi ve Türk mevkidaşlarıyla birlikte katıldığı Riyad’daki acil toplantının ardından, üç ülke Mekke ve Medine’ye yönelik saldırı girişimlerini kınadı ve her ülkenin “ulusal mevzuatına” uygun olarak “anlaşılan askeri güçleri ve yetenekleri sağlayacaklarını ve bunların hızlı bir şekilde konuşlandırılmasını temin edeceklerini” belirtti.
Asker sayısı, görev, komuta düzenlemeleri, maliyet veya süre hakkında ise hiçbir bilgi verilmedi.
2015 yılında Suudi Arabistan Yemen harekatı için Pakistan’dan asker, savaş uçağı ve gemi istediğinde, o zamanki Pakistan hükümeti bu talebi parlamentoya iletti ve parlamento oybirliğiyle tarafsız kalma kararı alırken, krallığın topraklarını ve kutsal yerlerini savunma sözü vermişti.
×
MEKKE ANLAŞMASI SUUDİ ARABİSTAN-HUSİ GERİLİMİ NEDENİYLE GÜNDEMDEYDİ
Suudi Arabistan ile Husiler arasındaki gerilim Yemen’de 2014’te başlayan iç savaştan sonra başladı. İran destekli Husiler, başkent Sana dahil Yemen’in Batı ve kuzey yakasını kontrol altına alınca Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap koalisyonu güneydeki Aden kentine konuşlanan Yemen hükümetine destek verdi ve Husilere yönelik hava saldırılarına başladı. Bu savaş on binlerce kişinin ölümüne ve göç etmesine yol açtı, 2022’den sonra ise Suudi Arabistan ile Husiler arasında görüşmeler başladı. Herhangi bir ateşkes veya çözüm ortaya çıkmadı, ancak taraflar arasında sahada gerilim azaldı ve bu fiili ateşkes durumu 28 Şubat 2026’da İran’da başlayan savaşa kadar sürdü. Temmuz 2026’dan sonra ise Husiler İran’a destek amacıyla daha aktif şekilde Babu’l Mendeb Boğazı civarında hareket geçti; bu durum, Yemen hükümeti ve Suudi Arabistan ile çatışmaların yeniden başlamasına yol açtı.
Hürmüz’den sonra Babu’l Mendeb | Husiler boğazda: ABD-İran savaşında dengeler sarsıldı
Son bir ayda, İran’ın savaşta koz olarak kullandığı Hürmüz Boğazı gibi petrol ticareti açısından kritik önemde olan Babu’l Mendeb Boğazı’nın kontorol üzerine şiddetli çatışmalar yaşanıyor. Son olarak boğazın kontrolü Suudi destekli Yemen hükümetine geçti.
Husiler boğazı kaybetti: Çatışmalar sürüyor
Suudi Arabistan’ın Husilerle baş edebilmek için yeni arayışlara girdiği kaydediliyor. Pakistan ve Türkiye ile imzaladığı Mekke Anlaşması bu yeni arayışın bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Son olarak Ağustos ayında imzalanan Mekke Anlaşması kapsamında Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanları 5 Ekim’de Riyad’da bir araya geldi. Yapılan ortak açıklamada, Yemen’deki gelişmeler nedeniyle askeri kuvvetlerin Suudi Arabistan’a sevkine onay verildiği duyuruldu. Ancak Türkiye’nin Suudi Arabistan’a asker gönderebilmesi için Mekke Anlaşması’nın Meclis’te onaylaması ve bir askeri tezkereyi de Meclis’ten geçirmesi gerekiyor. Bu sürecin nasıl olacağı belirsizliğini koruyor ve bu da Türkiye ile Pakistan’ın Suudi Arabistan’daki gerilime dahil olup olmayacağına ilişkin soru işaretlerine yol açıyor.
Türkiye, Pakistan, S. Arabistan toplantısı | Askeri kuvvetlerin S. Arabistan’a sevkine onay







