Kamu makamı kimsenin eşine, dostuna, partilisine, cemaatine veya yandaşına dağıtabileceği bir ganimet değildir. İltimas yalnızca ahlaki bir kusur da değildir; toplumun hizmet alma hakkının gaspıdır. Çünkü liyakatsiz kişiyi göreve getirmek, liyakatliyi dışlamaktan daha büyük bir zarar verir: milyonlarca insanı kötü yönetime mahkûm eder.
Doğu Ergil
Birinci yanılgı: “Devletten çalınır.”
Hayır.
Devletin kendine ait parası yoktur. Devletin kasasındaki para halkın vergisidir; kamu malı, toplumun ortak servetidir. Kamu kaynağını zimmete geçirmek devletten değil, çocuğun okulundan, hastanın ilacından, emeklinin aşından, yurttaşın geleceğinden çalmaktır. Yolsuzluk devlete karşı değil, halka karşı işlenen bir suçtur.
İkinci yanılgı: “Devletin yanında durmak gerekir.”
Demokraside yurttaş devletin yanında durmak için değil, devlet yurttaşın yanında durmak için vardır. Devlet kutsal bir varlık, toplumdan bağımsız bir amaç veya itaat bekleyen bir otorite değildir. Hukukla sınırlandırılmış bir hizmet örgütüdür. Devleti güçlü yapan yurttaşın ona boyun eğmesi değil, devletin yurttaşın hakkını koruyabilmesidir. İnsan devlet için değil, devlet insan için vardır.
Üçüncü yanılgı: “Devlet memuru vardır.”
Demokratik düzende aslolan devletin memuru değil, kamunun hizmetkârıdır. Makam bir iktidar mülkü, bürokrasi bir sadakat teşkilatı değildir. Kamu görevlisinin sadakati kişilere, partilere veya iktidarlara değil; hukuka, görevin gereklerine ve bütün yurttaşlara yöneliktir. Çünkü maaşını iktidar değil toplum öder; yetkisini yöneticiden değil hukuktan alır. Kamu görevi iktidara sadakat değil, topluma hizmet makamıdır.
Dördüncü yanılgı: “Bizden olanı göreve getirmek doğaldır.”
Hayır. Kamu makamı kimsenin eşine, dostuna, partilisine, cemaatine veya yandaşına dağıtabileceği bir ganimet değildir. İltimas yalnızca ahlaki bir kusur da değildir; toplumun hizmet alma hakkının gaspıdır. Çünkü liyakatsiz kişiyi göreve getirmek, liyakatliyi dışlamaktan daha büyük bir zarar verir: milyonlarca insanı kötü yönetime mahkûm eder. Devletin kapısında kimliğe değil ehliyete, yakınlığa değil liyakate, sadakate değil yeteneğe bakılır. Çünkü makam yönetenin değil, kamuya aittir; kamuya ait olan da ancak kamu yararı için kullanılabilir.
Yanılgılarımız devleti efendi, yurttaşı tebaa yaptı. Gerçek bunun tersidir: Yurttaş asıldır, devlet araçtır; hukuk sınırdır, liyakat ölçüdür, kamu yararı ise devletin varlık nedenidir.






