BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

59 yıllık ömrünün 35 yılında yazdı

Necip Çapraz'la son söyleşi: İnşallah bir gün sesim görülür

59 yıllık ömrünün 35 yılında yazdı
🎧 Haberi dinle0:00 / --:--

Dört gün önce 59 yaşında hayatını kaybeden 35 yıllık gazeteci Necip Çapraz’la, 8 yıl 9 aylık hapis cezasının onanması sonrası söyleştik. Talebi üzerine söyleşiyi ancak “tutuklandığında” yayımlayacaktık. O söyleşide gazetecilik inadından vazgeçmeyeceğini belirten Çapraz, “Barış isteyen bir insanım. Bugün buradayım. Yarın ne olacağını bilmiyorum. Ben buradayım, halkımın yanındayım. İnşallah bir gün bu sesim görülür” dedi. Necip Abi, sesini duyuyoruz. Sesini duyuruyoruz.

Nedim TÜRFENT

Hakkında 8 yıl 9 ay hapis cezası verilmişti Gazeteci Necip Çapraz hayatını kaybetti

NECİP ABİ’NİN EMEĞİ, GEVER OVASI’NI DA DOLDURUR, CİLO DAĞI’NI DA AŞAR

Hakkari basınının önde gelen isimlerinden gazeteci Necip Çapraz, 26 Eylül Cumartesi Yüksekova’da (Gever) evinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Uzun süredir sağlık sorunlarıyla mücadele eden Çapraz, 29 Nisan 2022’de Yüksekova’daki evinde beyin kanaması geçirmiş, yaklaşık 42 gün süren zorlu tedavi sürecinin ardından taburcu edilmişti.

Yüksekova’da 7 Ekim 1967’de dünyaya gelen Çapraz, doğum gününe 11 gün kala aramızdan ayrıldı. O’nu her zaman kullandığım ‘Necip Abi’ hitabı ile anlatmak isterim, dilim döndüğünce. Daha 59 yaşındaydı Necip Abi. Söylemeye bile gerek yok vedası ziyadesiyle erken oldu, bir o kadar da yürek burkucu.

Necip Abi, gazetecilik mesleğine 1991’de Hakkari Demokrat Gazetesi’nde başladığında ben henüz emekleyen bir yaşında bebektim. 1993’te Hakkari’nin ilk özel radyo ve televizyonunun kuruluşunda yer aldı. 5 Mayıs 2000’de ise Yüksekova Haber’in kuruluşunda görev aldı. Yüksekova Haber, 30 Ekim 2016 tarihli 676 Nolu KHK ile kapatılana kadar bölgedeki gelişmeleri aktarmasındaki etkisiyle ülke çapında en çok takip edilen sitelerin arasında yer alıyordu.

Yıllarca orada gazetecilik ve yazarlık yapan Necip Abi’nin bundaki emeği, Gever Ovası’nı da doldurur, Cilo Dağı’nı da aşar. Arşa ulaşır, bilfiil tanığıyım.

GÖÇMEN KUŞLAR VE SİVİLLERİ DE YAZDI, GERİLLA VE ASKERİ DE

Necip Abi, 59 yıllık ömrünün yarısından fazlasını gazeteciliğe adadı, 35 yıl boyunca yorulmak bilmeksizin yazdı, çizdi, anlattı, konuştu.

Sınır hattındaki kaçakçıların, ta Afganistan-Pakistan’dan gelen sığınmacıların, pancarcıların, berivanların, esnafın, işçinin ve işsizin derdine dil oldu. Yıllarca ‘ötekilerin’ hikayelerini yazdı. Nehil Sazlığı’ndaki göçmen kuşlara kulak verdiği gibi Şemdinli’de ‘güvenlik’ bahanesiyle bile isteye küle çevrilen ormanları, kaleminin o nehir nehir akan mürekkebiyle söndürmeye çalıştı. Gücü yettiğince.

Dahası, Dağlıca’da hayatını kaybeden askeri de yazdı, hemen yanı başında Çarçela’da can veren gerillayı da. Gever’de sokağa çıkma yasakları kaldırılınca, evleri yakılıp yıkılan yurttaşların sesini duyurmak için gecesini gündüzüne kattı.

YAYIMLANMAYAN SÖYLEŞİNİN HİKAYESİ: ‘EŞEĞİN AKLINA KARPUZ KABUĞU DÜŞÜRMEK’

Suya sabuna dokunmadan ‘gazetecilik’ yapabilirdi. Yapmadı. Elini yakacağını bildiği o “ateş”i, devletin o ‘kırmızı çizgileri’ni kefaretini göze alarak haberleştirdi. İşte burada yargı sopası devreye sokuldu. Bir Newroz sonrası 21 Mart 2011 gecesi, ‘KCK’ Yüksekova soruşturmasında gözaltına alındı. Gazetecilik faaliyetleri kriminalize edilerek 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Yargıtay, 18 Temmuz 2024’te cezasını onadığında Necip Abi, ağır sağlık sorunlarıyla cebelleşiyordu. İki kere kalp ameliyatı geçirmiş ve iki kere de beyin kanaması geçirmişti.

Necip Abi’yle buluşmamız cezanın onanmasının üzerinden 28 gün geçe Gever’de Cilo Saklı Bahçe adlı kafede oldu. Onunla son görüşmemizin üzerinden yaklaşık bir buçuk yıl geçmişti ve sağlık durumunun kötüleştiği apaçık ortadaydı. Yorgun dilinden çıkan uzun satırlar veya yüklemini arayan cümleler, şuramda takılı kaldı.

Hapis cezası onanınca tutuklanma riski ortaya çıktı. Onunla gazeteciliği, hapis cezası ve sağlık durumu hakkında konuştum. Söyleşinin yayımlanmasını istemedi. “Tutuklanırsam yayınla” diye rica etti. Bilmiyorum belki de haberi yayımlarsak, “birilerinin aklına tutuklama kararı çıkarmak gelebilir” diye düşündü.

Bir parantez açalım. Necip Abi, olabildiğine nüktedan biriydi de. O’nu anarken gülümsetmek de isterim: Eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürmemek için yayımlamadık. Aman hiçbir savcı gocunmasın, bu deyimi Türkçeye biz katmadık. Hem teşbihte de hata olmaz derler.

Tarihler 15 Ağustos 2024’ü gösterdiğinde yaptığım o görüşmenin Necip Abi’yle gerçekleştireceğim son yüz yüz görüşme olacağı aklımın ucundan bile geçmemişti. İşte o görüşmeyi onu kaybetmenin omuz dayanmaz ağırlığıyla yayımlama kararı aldık.

“CEZALAR KÖTÜDÜR” DEĞİL Mİ?

Sağlık sorunları nedeniyle artık uzun uzadıya cümleler kuramıyordu ama “Cezalar kötüdür” demesi bile yeterli esasından. Duymasını bilene, görmek isteyene.

“Cezalar kötüdür” dedi Necip Abi ve ardından devam etti: “Ben direnmeyi severim. Halkımızın sorunlarının bitmesi için elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Bunun yanında gazeteci arkadaşlarımın da yanımda olmasını istiyoruz. İnatla, inatla hiçbir suçta olmadığıma inanıyorum. Görülen davalarda bir film şeridi gibi gözümün önünden geçiyor. Amcanla görüştün, arkadaşınla görüştün, siyasetçilerle görüştün… Bunlar gerekçe olamaz. Hiçbir insana, topluma zarar vermedim. Hep halkın sorunları, sitemlerini yazmaya çalıştık.”

NECİP ÇAPRAZ: KAYBETMEK VE KAÇMAK YOK, YAZMAYA DEVAM EDECEĞİZ

Mesleğini Hakkari’de yaptığını anımsatan Necip Abi, “Başta kentin sorunları olmak üzere bölgede çeşitli çalışmalar yaptım. Muhabirlik yaptım. Hakkari’nin sorunlarını haberlerle göstermeye çalıştım. Toplum adına, her gün çalışmalarda bulunduk. İşte bugün de bakıyoruz ki hakkımızda bazı davalar açılmaktadır. Tabii ki gazetecilikle ilgili yaptığım çalışmaları zaten biliyorum. Ama onun dışındaki siyaset konusunda hiçbir çalışma olmadı. Hiçbir şey olmadı. Ben halkın içindeyim ve halk tarafından her zaman görünen, tanınan bir insanım. Herkes de beni tanıyor, gazeteci olarak tanıyor. Ben çalışmalarıma devam ediyorum” dedi.

Gazeteciliği ömrü boyunca sürdürdüğünü belirten Necip Abi, “Beni tutuklamaya çalışıyorlar. Ben bir gazeteciyim. Ömrüm boyunca hep gazeteci oldum. Yarın ve öbür gün de gazeteci olacağım. Gazetecilik için elimden gelen her şeyi yapacağım. Elim bu, kalemim bu. Ne olursa olsun, biz her zaman yerimizde olacağız. Gazeteciyiz ve yazmaya devam edeceğiz. Kesinlikle kaybetmek yok, kaçmak yok” diyerek tutuklanma tehlikesine rağmen çalışmalarından vazgeçmeyeceğini en kararlı cümlelerle gösterdi.

‘BARIŞ İSTEYEN BİR İNSANIM, BUGÜN BURADAYIM, YARIN NE OLACAĞINI BİLMİYORUM’

“Ben siyasetçi değilim, gazeteciyim. Bir gazeteci olarak elimden gelen gayreti gösterdim. Elimden gelen tüm olanaklarla her şeyi yazdım” diyen Necip Abi, konuşmasının devamında, “Savaşa karşıyım, barış isteyen bir insanım. Kalemim ve gücüm her zaman elimde olacak. Gazeteci olarak buradayım” sözleriyle barış özlemini dile getirdi.

1991’den beri mesleğini bölge kentlerinde yaptığını anımsatan Necip Abi, “Bugün buradayım. Yarın ne olacağını bilmiyorum ama ben elimden gelen her şeyi yapacağım. Gazetecilik alanında yarın ne olacağını bilemiyorum. Ama ben yerimdeyim” dedi.

Dediğini de yaptı. Doğup büyüdüğü topraklarda kaldı.

‘HİÇBİR YERE GİTMİYORUM, HALKIMIN YANINDAYIM’

Sağlık sorunlarını sorduğum Necip Abi, trafik kazasının yanı sıra iki kere beyin kanaması geçirdiğini ve bir kere de kalp ameliyatı olduğunu söyledi. Daha sonra hapis cezasına ilişkin şunları kaydetti:

×Kendimi kesinlikle suçlu olarak görmüyorum. Olaydayım. Bir gün beni tutuklarlarsa da ben yine işimdeyim, gücümdeyim. Hiçbir güç beni burada durduramaz. Ülke dışına da gitmiyorum ve ben buradayım. Halkımın yanındayım. Ailemin yanındayım ve kimse de beni buradan alıkoyamaz. Ben vazgeçmiyorum. Halkımın yanındayım ve halkımın yanında da devam edeceğim. Toplumun içinde devam edeceğim. Sorun ne olursa olsun, ben yine içindeyim, yine çalışmaya devam edeceğim.

‘İNŞALLAH BİR GÜN SESİM GÖRÜLÜR…”

Şayet ülkede “adalet varsa” yapılan haksızlığı, yaşanan hukuksuzluğu görmesi gerektiğini belirten Necip Abi, “Biz kesinlikle kaçmıyoruz. Buradayız. 8 yıl, 9 ay… 10 yıl, 20 yıl, ne olursa olsun, cezaevinin karşısında kendimi göstermeye devam edeceğim. Hep yazdım, hep çizdim. Her zaman hep açıkça konuştum, açıkça yazdım. Hiçbir şekilde gizli yazmadım. Halkın içindeyim, gazetecilerin sesindeyim. İnşallah bir gün bu sesim görülür. Görülürse iyi olur” dedi.

Aradan iki yıl geçti. Sen ardında bir gök dolusu emeğinle, görkemli onurunla yaşadın. Yaşadıkça yazdın, 59 yıllık ömrünün 35 yılını adadığın gazeteciliğinde kaleminin mürekkebi bir an için bitmedi, tükenmedi.

Alnın ak, başın dik, sözün baki.

Necip Abi, sesini duyuyoruz.

Sesini duyuruyoruz.

Benzer Haberler

GRECO’dan Türkiye’ye yolsuzluk uyarısı

32 tavsiyenin 21’i hayata geçirilmedi

Girne’deki gemi kazası:

1 cenazeye daha ulaşıldı, 2 kişinin kimliği açıklandı

Beştepe’de kritik toplantı fon toplantısı

Kurul oluşturuldu: 'Temel öncelik ödemeler'

Bahçeli’den fon krizi açıklaması:

‘Cumhurbaşkanımıza saldırıya dönüşmesi önlenmeli’

9 belediye başkanı AKP’ye katıldı 

Erdoğan: Nefsine yenik düşenle vedalaşırız