BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

‘Hareket Yönetimi’nden açıklama:

Tüm silahlı güçlerimizi çektik, adım atılmalı

‘Hareket Yönetimi’nden açıklama:
🎧 Haberi dinle0:00 / --:--

“Hareket Yönetimi” “Türkiye sınırları içindeki ve Türkiye dışında sınıra yakın olduğu söylenebilecek tüm silahlı güçlerimizi çekmiş bulunuyoruz” açıklaması yaptı ve Kürt meselesiyle ilgili süreçte hükümete adım atması için çağrıda bulundu.

HABER MERKEZİ – Kürt meselesiyle ilgili devam eden süreç hakkında Hareket Yönetimi imzasıyla ANF’de bir açıklama yayımlandı.

“Hareket Yönetimi” açıklamasında, Ekim 2024’ten bu yana yaşanan gelişmeler ve atılan adımlar hatırlatıldı. PKK’nin feshi dahil bugüne kadar atılan adımlara yenilerinin de eklendiğinin kaydedildiği açıklamada hükümete adım atma çağrısı yapıldı.

Son olarak 10 Ağustos’ta Meclis’te çerçeve yasanın kabul edildiği hatırlatılan açıklamada şu hususlar dile getirildi:

“Bu yasadan sonra da AKP iktidarı hiçbir adım atmamıştır. Devlet yetkilileri yasanın hazırlanması sürecinde Önderliğimizin gazeteciler başta olmak üzere birçok kesimle görüşebileceği taahhüdünde bulunmalarına rağmen bu konuda da adımlar atılmamıştır. İmralı-DEM heyetinin bir görüşmesi dışında Rêber Apo üzerinde tecrit sürdürülmüştür.

Özgürlük Hareketimiz buna rağmen AKP iktidarının artık hiçbir bahanede bulunmaması ve sürece yetersiz yaklaşımına gerekçe yapmaması için Türkiye içinde herhangi bir çatışma riski yaratmayan güçlerimizi de birkaç gün önce tümden geri çekmiş bulunmaktadır. Ayrıca sınırdan uzakta olsa da Türkiye devletinin bir tehdit olarak görmemesi açısından Zap’ın batısında bulunan Metina’daki 4 savaş tünelini ve mevzilerini de aynı günlerde boşalttık. Özcesi Türkiye sınırları içindeki ve Türkiye dışında sınıra yakın olduğu söylenebilecek tüm silahlı güçlerimizi çekmiş bulunuyoruz. Böylece Türkiye’ye karşı silahlı mücadeleyi sonlandırma ve demokratik siyasal mücadele stratejimizin gerekleri tümüyle yerine getirilmiştir.

Türk devleti artık Türkiye için hiçbir biçimde bir silahlı tehdit durumundan söz edemez. Özgürlük Hareketi olarak bu tür sorunların çözümünde dünyanın hiçbir yerinde görülmeyecek adımlar attık. Attığımız bu adımların değeri ve anlamı bilinmez, Önderliğimizin özgürlüğü öncelikli olmak üzere özgürlük yasaları konusunda adımlar atılmazsa bu, Türk devletinin yüzyıllık inkar ve imha politikalarını sürdürmesi anlamına gelir.

Rêber Apo’ya yaklaşım ve Rêber Apo’nun özgür yaşar ve çalışmasının hiçbir kısıtlama olmadan gerçekleşmesi AKP iktidarının sürece yaklaşımının ne olduğunun ifadesi olacaktır. Bu konuda gecikmeden adım atılmazsa halkımız ve Özgürlük Hareketimiz içinde sürece karşı duyulan kuşkular doğrulanmış olacak, bu da her bakımdan tutumlara yansıyacaktır. Örgüt yapımız en başta da Rêber Apo’ya yaklaşım temelinde sürece yaklaşmaktadır. Çünkü Rêber Apo’ya yaklaşımı Kürt halkına ve Kürt sorununun çözümüne yaklaşım olarak görmektedir.

Rêber Apo’nun özgürlüğü ve özgürlük yasaları konusunda adım atmanın önünde hiçbir engel ve gerekçe kalmamıştır. Türk devleti biz 100 yıllık bir sorunu eskisi gibi silahlı yolla değil, demokratikleşme temelinde çözmek istiyoruz diyorsa o zaman barış ve demokratik toplum sürecinin ilerlemesi için gereken adımları gecikmeden atmalıdır. Türkiye’nin 100 yıllık sorunu güncel iç politikalara ve seçime endekslenmeyecek kadar önemlidir. Herhangi bir partinin değil, tüm Türkiye halklarının ve siyasi güçlerinin sorunudur. Eğer AKP iktidarı bu süreci zamana yayarak Kürt Özgürlük Hareketini zayıflatır ve bu konudaki politikayı eskisi gibi sürdürürüm diyorsa bu, Türkiye tarihinin en büyük yanılgısı olur. Rêber Apo ve Hareketimizin tüm Türkiye, hatta Ortadoğu halklarının çıkarına olacak politikalarını boşa çıkarmak olur. Böylece Türkiye halklarına büyük bir kötülük yapılmış olur. Biz böyle bir durumun ortaya çıkmaması için üzerimize düşenleri büyük bir sorumlulukla yapmaya çalıştık. Rêber Apo ve Hareketimizin bu yaklaşımının doğru anlaşılmaması, hatta bir zayıflık olarak görülmesi yüzeysel ve basit bir politik yaklaşımdan başka bir anlam taşımaz.

Biz iktidara bu yaklaşımı bırakması yönünde çağrımızı yaparken, Türkiye halklarını, tüm demokrasi güçlerini ve Türkiye’nin tüm yurtseverlerini Rêber Apo’nun öncülük ettiği barış ve demokratik toplum süreci için sorumluluk almaya çağırıyoruz. Çünkü bu sorun bir partinin ve iktidarın sorunu değildir. Tüm Türkiye halklarının özgür yaşam ve demokratik geleceği sorunudur. Barış ve demokratik toplum sürecini sadece AKP ile Özgürlük Hareketimiz arasındaki bir sorun olarak ele almak gerçeği görmemek olur. Türkiye halklarının şikayet ettiği ve çözümünü istediği tüm sorunlar Kürt sorunun çözümsüzlüğünden kaynaklanmaktadır. Bu açıdan Türkiye halkları ve demokrasi güçleri bu sürece aktif biçimde müdahil olmalıdır. Tüm toplumsal güçler ve bir bütün olarak Türkiye halkları açısından tarihi bir fırsat sunan barış ve demokratik toplum sürecinin önündeki engelleri kaldıran ve başarıya ulaşmasını sağlayan bir politik duruş ve mücadele içinde olmak tarihsel bir sorumluluk ve görev haline gelmiştir.”

Benzer Haberler

Av. Alp Selek hayatını kaybetti

Kızının davasını 28 yıl boyunca takip etti

Ankara Katliamı’nın üzerinden 11 yıl geçti

Ailelerden yüzleşme çağrısı: Tüm yönleriyle aydınlatılsın

Enkaz altından 2 kişinin cansız bedeni çıkarıldı

İstanbul'da 7 katlı binanın 3 katı çöktü

Belediye başkanı tutuklanmıştı

Silifke Belediyesi soruşturması: 7 kişi adliyeye sevk edildi

‘Hareket Yönetimi’nden açıklama:

Tüm silahlı güçlerimizi çektik, adım atılmalı

Suat Kılıç’tan açıklama

'Fatih Erbakan cumhurbaşkanlığı yarışına katılacak'

İzmir’de Cemil Tugay protestoları

Polis TOMA'larla barikat kurdu: Kitle "Hain Cemil" sloganlarıyla yürüdü

YBŞ’nin entegrasyonu ve TSK’nin Başika’dan çekilmesi

Çelik: Komisyonlar kendi ritmi içerisinde çalışıyor