Şükrü Aslan
1980 askeri darbesini takip eden yıllarda memlekette neler olduğunu öğrenmek büyük bir ihtiyaçtı ama TRT radyosu ve televizyonu bu ihtiyacı karşılayacak bir araç değildi. Zira TRT’nin, siyasi iktidarın tercihlerine ve talimatlarına göre kamuoyuna bilgi verdiği yönünde toplumsal mutabakat vardı. Bu yüzden özellikle muhalif politik kesimlerin kulağı başka radyolardaydı. Bunlar arasında iki radyo özellikle dikkate değerdi. Bizim Radyo ve BBC Türkçe Haberler Servisi. Geniş bir toplumsal kesimin ‘kulağı bu radyolarda olurdu’.
“Dikkat Dikkat. Burası bizim Radyo” diye başlayan o tonu sert ama rengi yumuşak sesin sahibi ile yıllar sonra Köln Üniversitesinde tanıştığımda çok heyecanlanmıştım. Tarih ve Sosyolojinin bir odada karşılaşması ve ikimizin de dünyaya geldiği o küçük coğrafyadaki seslerin sınırların çok ötesinde buluşması gibiydi. Bizim Radyo’daki o tok sesin sahibi Hüseyin Erdem, geleneksel Dersim coğrafyası sınırlarında, Bingöl’ün Dersime bakan yüzünde büyümüştü. Köln Üniversitesinde ders verecek kadar Kürtçe ve başka diller bilirdi. Onun, her gün radyoda sunduğu ve adeta kulağımı yapıştırarak dinlediğim konuşmaların pellür kağıtlarını yıllar sonra Amsterdam’daki Sosyal Tarih Enstitüsü’nde, ‘Bizim Radyo’nun arşivleri üzerine çalışırken okumuştum.






