Danimarka yönetiminin 1960’lı yıllardan itibaren yürüttüğü doğum kontrol kampanyası, binlerce Inuit kadın ve kız çocuğunu etkiledi. Yeni rapor, rıza dışı uygulamaların kapsamını ve sömürge döneminin Grönlandlı kadınlar üzerindeki kalıcı etkilerini yeniden gündeme taşıyor.
HABER MERKEZİ- Grönland’da Inuit kadınlara rızaları dışında doğum kontrol yöntemi uygulanmasıyla ilgili uzun süredir beklenen rapor kamuoyuna sunuldu. Danimarka’nın eski sömürgesi Grönland’da yürütülen doğum kontrol kampanyası, binlerce kadın ve kız çocuğunun bilgisi veya onayı olmadan rahim içi araç takılmasıyla sonuçlanmıştı.
“Spiral kampanyası” olarak bilinen uygulama, 1960’lı ve 1970’li yıllarda özellikle Inuit nüfusunun doğum oranını düşürmeye yönelik bir politikanın parçasıydı. Bazı kız çocukları henüz 12-14 yaşındayken hastaneye götürülerek spiral takılmasına maruz kaldı. Pek çok vakada ne kızların ne de ailelerinin işlemden haberi veya onayı vardı.
Uygulamanın sonuçları yıllar sonra ortaya çıktı.
Mağdurların bir bölümü şiddetli ağrı, enfeksiyon, kanama ve doğurganlık sorunları yaşadıklarını anlattı. Bazı kadınlar yıllarca yaşadıkları travmadan söz edemedi.
Skandalın kamuoyunda yeniden gündeme gelmesi 2022’de Danimarka’nın kamu yayın kuruluşu DR’nin hazırladığı bir podcast dizisiyle oldu.
Bunun ardından Danimarka ve Grönland yönetimleri, 1965-1991 dönemindeki doğum kontrol uygulamalarını incelemek üzere ortak bir tarihsel araştırma başlattı.
SOYKIRIM TARTIŞMASININ HUKUKİ ZEMİNİ
Raporların en hassas başlıklarından biri, doğumların engellenmesine yönelik uygulamaların soykırım kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği.
Birleşmiş Milletler Soykırım Sözleşmesi, yalnızca bir grubun üyelerinin öldürülmesini değil, grubun içindeki doğumları engellemeye yönelik önlemleri de belirli koşullarda soykırım fiilleri arasında sayıyor.
Ancak bunun hukuken soykırım olarak kabul edilmesi için yalnızca rıza dışı doğum kontrol uygulamalarının varlığı yeterli değil; belirli bir grubu tamamen veya kısmen yok etme kastının da ortaya konulması gerekiyor.
Bu nedenle raporların değerlendirmesi, yalnızca kadınların maruz kaldığı müdahalelere değil, dönemin Danimarka makamlarının amacına, uygulamanın kapsamına, Inuit nüfusuna yönelik politikanın niteliğine ve devlet kurumlarının bilgisine de dayanıyor.
×
DANİMARKA ÖZÜR DİLEMİŞTİ
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, Ağustos 2025’te mağdurlardan devlet adına özür diledi.
Hükümet ayrıca yaklaşık 4.500 kadının tazminat başvurusunda bulunabilmesini sağlayacak bir düzenleme hazırlayarak, rızaları dışında spiral veya Depo-Provera adlı doğum kontrol iğnesi uygulanan kadınlara 300 bin Danimarka kronu tazminat ödenmesini kabul etti.
Grönland’daki bazı siyasetçiler uygulamayı “soykırım” olarak nitelendirse de hukuki açıdan bu tanım konusunda görüş birliği bulunmuyor. Buna karşılık insan hakları uzmanları, uygulamanın rıza, özel hayat, aile hayatı ve ayrımcılık açısından ciddi ihlaller doğurduğuna dikkat çekiyor.






