Yücel Özdemir
Önümüzdeki eylül Almanya’da toplumsal ve siyasal gelişmeler açısından adeta bir dönüm noktası olma özelliği taşıyor. Son birkaç yıldır yerleşik düzen partilerine karşı biriken öfke ve buna bağlı ortaya çıkan yeni arayışların hangi yöne doğru evrileceği, siyasi dengelerin nasıl şekilleneceği, kesin olarak belirlenmese de bazı ipuçlarını içinde taşıyacak gelişmelere sahne olacak.
Gelişmeleri farklı boyutlar ve sınıfsal özellikleriyle şu başlıklar altında sıralamak mümkün:
1- Toplumsal muhalefet ve sınıf mücadelesi: Yaz öncesinde Hıristiyan Demokrat-Sosyal Demokrat (CDU/CSU-SPD) koalisyon hükümeti tarafından sağlık, bakım, emeklilik başta olmak üzere değişik alanlara yönelik “reform” adı altında başlatılan sosyal saldırılara karşı ortaya çıkan protesto eylemleri 26 Eylül’de 14 kentte büyük mitinglere dönüşecek. IG Metall Sendikası ağır sanayideki işten atmalara karşı 21 Eylül’de fabrikalarda eylem çağrısında bulundu. On binlerce işçinin işten atılmasının planladığı VW’de ise sular durulmuyor. İşçiler arasında tekel yönetimine öfke büyük.






