TBMM, kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31 İklim Değişikliği Konferansı’na ilişkin uluslararası anlaşmayı onayladı. Muhalefet düzenlemeye destek verirken, Türkiye’nin iklim politikalarının zirvenin ev sahipliğinden daha önemli olduğu uyarısında bulundu.
HABER MERKEZİ- Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek COP31 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nın hukuki altyapısını oluşturan uluslararası anlaşmayı kabul ederek yasalaştırdı.
Genel Kurul’da kabul edilen düzenleme, konferansın organizasyonu kapsamında Türkiye’nin üstleneceği yükümlülükleri belirliyor. Buna göre Türkiye, hazırlık toplantıları ve konferans süresince gerekli mekan, altyapı, ekipman ve hizmetleri Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) Sekretaryası’na ücretsiz sağlayacak. Katılımcılara diplomatik ayrıcalık ve muafiyetler tanınacak, vize ve giriş işlemleri kolaylaştırılacak. Organizasyonun çevre yönetimi ve sürdürülebilirlik ilkelerine uygun yürütülmesi de yasal güvence altına alınacak.
CHP: TÜRKİYE İKLİM POLİTİKALARIYLA SORGULANACAK
CHP Ankara Milletvekili Semra Dinçer ise teklifin teknik açıdan gerekli olduğunu ancak asıl tartışılması gereken konunun Türkiye’nin iklim politikaları olduğunu söyledi.
Dinçer, Antalya’da on binlerce delegenin katılacağı zirvenin uluslararası standartlarda düzenlenmesinin önemli olduğunu, ancak bunun tek başına yeterli olmayacağını belirtti. Dünya kamuoyunun kasım ayında yalnızca organizasyonu değil, Türkiye’nin iklim krizine karşı yaklaşımını da değerlendireceğini ifade eden Dinçer, “Bugünkü haliyle Türkiye ne yazık ki bu zirveye hazır değildir” dedi.
Türkiye’nin Akdeniz Havzası’nda iklim krizinden en fazla etkilenecek ülkeler arasında bulunduğunu söyleyen Dinçer, kuraklık, orman yangınları, seller ve sıcak hava dalgalarının giderek arttığını, su krizinin ise önümüzdeki yıllarda daha da derinleşebileceğini dile getirdi.
İktidarın çevre politikalarını da eleştiren Dinçer, doğal alanların madencilik, enerji ve inşaat yatırımlarına açıldığını savundu. Daha önce kabul edilen İklim Kanunu’nun da kömürden çıkış ya da adil geçiş gibi başlıklara yer vermediğini, ağırlıklı olarak karbon piyasasına odaklandığını öne sürdü.
COP31 İÇİN HANGİ DÜZENLEMELER YAPILDI ?
Yasayla birlikte Türkiye, COP31’in organizasyonu için Birleşmiş Milletler’e gerekli tüm lojistik ve teknik desteği sağlayacak. Düzenleme ayrıca konferansa katılacak devlet temsilcileri, BM yetkilileri ve diğer katılımcılar için uluslararası uygulamalara uygun ayrıcalık ve kolaylıkların tanınmasını öngörüyor.
COP31 İklim Değişikliği Konferansı’nın 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenmesi planlanıyor.
COP31 TÜRKİYE’NİN ÇEVRE KARNESİNİ GİZLEYEMEZ
Türkiye, kasım ayında düzenlenecek COP31 İklim Değişikliği Konferansı’na ev sahipliği yapmaya hazırlanırken, çevre ve ekoloji örgütleri hükümetin iklim politikalarına yönelik eleştirilerini sürdürüyor. Aktivistlere göre Türkiye’nin uluslararası iklim zirvesine ev sahipliği yapması tek başına yeterli değil; asıl ölçüt, sera gazı emisyonlarını azaltmaya ve fosil yakıtlardan çıkışa yönelik somut adımlar olacak.
Çevre örgütlerinin en temel eleştirisi, Türkiye’nin kömürden çıkış için bir takvim açıklamamış olması. İklim bilimciler, küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırma hedefi doğrultusunda kömür kullanımının hızla sona erdirilmesi gerektiğini vurgularken, Türkiye yeni kömür, petrol ve doğal gaz yatırımlarını enerji politikalarının parçası olarak sürdürüyor.
Ekoloji hareketleri, son yıllarda ormanlar, zeytinlikler ve tarım alanlarını etkileyen madencilik projelerini de eleştirilerin merkezine koyuyor.
Çevrecilerin bir diğer itirazı ise 2026’da yürürlüğe giren İklim Kanunu’na yönelik. Çok sayıda çevre örgütü, yasanın kömürden çıkış, fosil yakıtların azaltılması, iklim krizinden etkilenecek çalışanlar ve düşük gelirli kesimler için “adil geçiş” politikaları ile doğa koruma konusunda bağlayıcı hedefler içermediğini savunuyor. Bu nedenle bazı sivil toplum kuruluşları düzenlemeyi “iklim kanunundan çok karbon piyasası düzenlemesi” olarak nitelendiriyor.







