BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Monsanto’nun pestisit lobisi korkutuyor

Tarım zehiri için bilim lobisi kurulmuş

Monsanto’nun pestisit lobisi korkutuyor
🎧 Haberi dinle0:00 / --:--

Glifosatın kanser riski konusunda ilk bilimsel uyarılar 1980’lere kadar uzanıyor. Gazeteci Aurore Gorius’un yeni araştırması, Monsanto’nun ürününü savunmak için bilimsel çalışmaları nasıl etkilediğini, araştırmacılar üzerinde baskı kurduğunu ve yıllar boyunca şüpheyi canlı tuttuğunu ortaya koyuyor.

HABER MERKEZİ- Dünyada en yaygın kullanılan tarım ilaçlarından biri olan glifosat, onlarca yıldır sağlık ve çevre üzerindeki etkileri nedeniyle tartışılıyor. Fransa’da da tartışmanın merkezindeki ürün, Monsanto’nun Roundup adıyla pazarladığı bu herbisit.

Gazeteci Aurore Gorius’un David Lopez ile hazırladığı La Bataille du glyphosate adlı çizgi roman araştırması, glifosatın yalnızca bilimsel ve siyasi bir tartışmanın konusu olmadığını, aynı zamanda güçlü bir lobi faaliyetinin merkezinde yer aldığını anlatıyor. Kitap, 17 Eylül’de yayımlandı.

Fransa’nın ekoloji gazetesi Reporterre’de yayımlanan söyleşide, gazeteci Gorius’a göre Monsanto’nun stratejisinin temel unsurlarından biri, ürünün tehlikeleri konusunda ortaya çıkan bilimsel bulguları etkisizleştirmek ve kamuoyunda şüphe yaratmaktı.

Glyphosate Savaşı-© ed. Steinkis
İLK UYARILAR 1980’LER UZANIYOR

Glifosatın kanserojen olabileceğine ilişkin ilk bilimsel veriler 1983 yılına kadar uzanıyor. Gorius’un aktardığına göre ABD Çevre Koruma Ajansı da 1980’lerde glifosatın kanserojen niteliğini sorguladı ve tehlikeli olduğuna ilişkin bir sonuca ulaştı.

Ancak bu çalışma kamuoyuna açıklanmadı. Gorius, Monsanto’nun araştırmanın yayımlanmasını engellediğini ve aynı deney hayvanlarını kullanan yeni bir araştırma yaptırdığını anlatıyor.

Şirketin ikinci araştırmada bazı sonuçlara itiraz ettiği, deneylerde kullanılan farelerden birinin hasta olmasını araştırmanın güvenilirliği açısından sorun olarak öne sürdüğü belirtiliyor. Böylece ilk araştırmanın ortaya çıkardığı risk uyarısının etkisi ortadan kaldırıldı.

Gorius bunu, Monsanto’nun sonraki yıllarda kullanacağı yöntemin erken örneklerinden biri olarak değerlendiriyor.

BİLİMSEL ÇALIŞMA İLE LOBİ FAALİYETİ ARASINDAKİ SINIR

Araştırmanın odağında yalnızca tek tek çalışmalar değil, bilimsel bilgi üretimini etkilemeye yönelik daha geniş bir sistem bulunuyor.

Gorius’un anlattığı tabloya göre şirket, kendi ürünlerinin güvenliği konusunda olumlu sonuçlara ulaşan araştırmaların üretilmesini desteklerken, ters yöndeki bilimsel bulguların etkisini azaltmaya çalıştı.

Bu yöntem, yalnızca doğrudan siyasi lobi faaliyetlerinden ibaret değildi. Bilim insanlarının, araştırmaların ve akademik yayınların itibarı da bu mücadelenin parçası haline geldi.

Bilimsel literatürde Monsanto’nun “ghostwriting”, yani bilimsel metinlerin şirket tarafından hazırlanıp bağımsız araştırmacıların imzasıyla yayımlanması uygulamasıyla ilişkilendirildiği vakalar da daha önce gündeme gelmişti. Cité des sciences’ta konuyla ilgili bir tartışmada, Monsanto çalışanlarının bilimsel makaleler hazırladığı ve üniversitelerdeki araştırmacılardan bunlara imza atmaları istendiği aktarılmıştı.

2015’TE YENİ BİR DÖNÜM NOKTASI

Glifosat tartışmasında önemli dönemeçlerden biri 2015 oldu.

Glyphosate Savaşı-© ed. Steinkis

Dünya Sağlık Örgütü’ne bağlı Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC), o yıl glifosatı insanlar için “muhtemelen kanserojen” olarak sınıflandırdı. Buna rağmen ürünün kullanımı sona ermedi.

Avrupa Birliği, 2023 yılında glifosatın kullanım iznini 10 yıl daha uzattı. Böylece bilimsel risk tartışması ile düzenleyici kararlar arasındaki gerilim devam etti.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise 2017’de glifosat kullanımını “en geç üç yıl içinde” yasaklama sözü vermişti. Ancak Fransa bugün hala Avrupa’nın başlıca glifosat tüketicisi konumunda.

MONSANTO’NUN MİRASI BAYER’E TAŞINDI

Monsanto’nun hikayesi şirketin ortadan kalkmasıyla da sona ermedi.

Alman kimya ve ilaç şirketi Bayer, 2018’de Monsanto’yu yaklaşık 63 milyar dolar karşılığında satın aldı.

Monsanto markası daha sonra ortadan kalksa da glifosat ve Roundup çevresindeki tartışmalar Bayer’in karşı karşıya kaldığı en önemli hukuki ve itibar sorunlarından biri haline geldi.

“ŞÜPHE ÜRETMEK” DE BİR LOBİ YÖNTEMİ

Kitabın ortaya koyduğu temel meselelerden biri, bir ürünün güvenli olduğunu kesin olarak kanıtlamaktan ziyade, karşısındaki bilimsel kanıtların yeterince kesin olmadığı izlenimini yaratmanın da etkili bir strateji olabilmesi.

Glifosat konusunda yıllar içinde çok sayıda araştırma yapılmasına rağmen tartışmanın bitmemesinde bu yaklaşımın rol oynadığı savunuluyor.

Gorius’un araştırması, Monsanto örneği üzerinden bilimsel tartışmaların yalnızca laboratuvarlarda ve akademik yayınlarda yürütülmediğine dikkat çekiyor.

Şirketlerin bilim insanlarıyla ilişkileri, araştırmaların finansmanı, kamu kurumları ve siyasi karar alma süreçleri de hangi bilginin öne çıkacağını belirleyen unsurlar arasında yer alabiliyor.

Benzer Haberler

Kızıltepe JİTEM davasında sanıktı

Hasan Atilla Uğur adliyeye sevk edildi

18 kişi hakkında gözaltı kararı

Ünlülere yönelik yeni uyuşturucu operasyonu

Türkiye’nin ‘umut hakkı’ dosyası

AB Bakanlar Komitesi'nin Aralık ayı gündeminde

Bini aşkın akademisyenden ortak bildiri:

Meslektaşlarımızın ve LGBTİ+ hareketinin yanındayız

Akın Gürlek: Süreci iyi anlatmamız gerekiyor

"2028'de Cumhurbaşkanımızı tekrar seçmek için seçim düzenlenecek"

Husilerle S. Arabistan çatışması sürüyor

Yemen'de göç: Dramatik tablo yeniden yaşanabilir

Provokasyon uyarısı: ‘Tedbirler alınıyor’

Efkan Ala: Alt kurullar sahada çalışmalara başladı

Mahkeme ‘ihtiyati tedbir’ kararını kaldırdı:

Kayyum Gürsel Tekin'in görevine son verildi