Tarihin en büyük sivil nükleer felaketlerinden biri olarak kabul edilen Çernobil faciasının üzerinden 40 yıl geçmesine rağmen, santral çevresinde yaşayanlar bölgenin hâlâ risk taşıdığını belirtiyor. Yetkililer ise savaş nedeniyle tesisin daha kırılgan hale geldiği uyarısında bulunuyor.
HABER MERKEZİ – 26 Nisan 1986’da, o dönem Sovyetler Birliği’ne bağlı olan Ukrayna’nın başkenti Kiev’in 130 kilometre kuzeyindeki Çernobil kenti, tarihin en ağır sivil nükleer kazalarından biri olarak kayıtlara geçti. Pripyat şehri yakınlarındaki Çernobil Nükleer Santrali’nin dördüncü reaktöründe yaşanan patlama sonucu çevreye, 1945’te Hiroşima’ya atılan atom bombasının 50 katına eşit miktarda radyasyon yayıldı.
Patlamanın ardından radyoaktif madde yüklü bulutlar Türkiye dahil Avrupa’nın büyük bölümüne yayılmıştı. Çernobil nükleer faciası bazı bağımsız araştırmalara göre yaklaşık 200 bin kişinin doğrudan ya da dolaylı olarak ölümüne sebep oldu.
Aradan geçen yıllara rağmen yıkılan reaktör tamamen sökülmedi. Şubat 2025’te düzenlenen Rus insansız hava aracı saldırısında yeni koruma sarkofajının hasar gördüğü, bunun da yapının dayanıklılığını zayıflattığı belirtildi. Yetkililere göre tesis artık geçmişe kıyasla daha istikrarsız ve potansiyel olarak daha tehlikeli durumda.
TESİSTE BİN KİŞİ ÇALIŞIYOR
Çernobil çalışanlarının yaşadığı Slavutıç kentinde yaşam sürerken, santral elektrik üretmese de güvenliğin sağlanması için yaklaşık bin kişi görev yapmaya devam ediyor.
Her sabah çok sayıda kadın ve erkek çalışan, yüksek derecede kirlenmiş bölgeye giderek yeni bir nükleer kazayı önlemek amacıyla görev yapıyor.
“ÖNCE FELAKET, ŞİMDİ SAVAŞ”
İsviçre Devlet Televizyonu’na (SRF) konuşan 63 yaşındaki Igor, facianın yaşayan tanıklarından biri olarak patlama anında görevde olduğunu anlattı. O dönem Sovyetler Birliği’nin felaketi gizlediğini belirten Igor, “Ne olduğunu bilmiyorduk. Üniversite eğitimim boyunca bize nükleer enerjinin hiçbir tehlike taşımadığı söylendi” dedi.
Masasında o döneme ait sahte sağlık belgeleri ile 1986 sonrası doğan kızına ilişkin genetik anomali raporlarını tuttuğunu söyleyen Igor, bugün ise oğlunun Rusya’ya karşı cephede savaştığını belirtti. Igor, “Hiç nefes alma fırsatımız olmadı. Önce felaket, şimdi savaş” ifadelerini kullandı.
YENİ BİR KAZA UYARISI
Çernobil tesisinin mevcut direktörü Sergei Tarakanow, savaşla birlikte tesisin daha savunmasız hale geldiğini söyledi.
Tarakanow, santralde hâlâ dünyadaki en büyük nükleer yakıt stoklarından birinin bulunduğunu belirterek, “Bir saldırı yeni bir nükleer kazaya yol açabilir. Ne yazık ki neredeyse her gece Rus dronları ve füzeleri Çernobil üzerinden geçiyor” dedi.
SAVAŞIN AĞIR BEDELİ
İsviçre Devlet Televizyonu’na konuşan Slavutıç sakini Natalia ise iki oğlunu savaşta kaybettiğini anlattı. Henüz 60 yaşında bir büyükanne olan Natalia, oğullarının mühendis olarak santralde çalıştığını, savaş başlayınca ülkeyi savunmak için cepheye gittiklerini söyledi.
Natalia’nın torunu Anna da babasını özlediğini belirterek, birlikte oyun oynadıklarını, yürüyüş yaptıklarını ve birlikte vakit geçirdiklerini anlattı.
×ÇERNOBİL FACİASI NASIL MEYDANA GELDİ?
Çernobil Faciası, 26 Nisan 1986 gecesi o dönem Sovyetler Birliği’ne bağlı olan Ukrayna’nın başkenti Kiev’in 130 kilometre kuzeyindeki Çernobil Nükleer Santrali’nin 4 numaralı reaktöründe yapılan güvenlik testi sırasında meydana geldi. Santral çalışanları, olası bir elektrik kesintisinde türbinlerin ne kadar süre enerji sağlayabileceğini ölçmek amacıyla test yürütüyordu. Ancak test sırasında bazı güvenlik sistemleri devre dışı bırakıldı ve reaktör düşük güç seviyesinde dengesiz hale geldi.
Tasarım hataları ile operatör hatalarının birleşmesi sonucu reaktörde ani güç artışı yaşandı. Bunun ardından art arda iki büyük patlama meydana geldi. Görgü tanıklarının anlatımına göre, ilk patlamada kırmızı, ikinci patlamada mavi bir alev yükseldi ve ardından santralin üzeri dev bir mantar bulutuyla kaplandı. Patlamalar reaktör binasının çatısını uçururken, çekirdekte çıkan yangın günlerce sürdü. Büyük miktarda radyoaktif madde atmosfere yayıldı ve oluşan radyoaktif bulut başta Avrupa olmak üzere geniş bir coğrafyayı etkiledi. Nükleer felaket, ilk anda santralde görevli 31 kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu.
Tarihin en büyük sivil nükleer kazalarından biri olarak kabul edilen felaketin ardından yüz binlerce kişi tahliye edilirken, çevredeki yerleşim alanları uzun yıllar yaşanamaz hale geldi. Çernobil faciası, nükleer güvenlik alanında dünya çapında bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor.
Çernobil Nükleer Santrali’nin işleyen son reaktörü 15 Aralık 2000 tarihinde kapatıldı.
Nükleer facianın yaşandığı reaktörün enkazı, radyoaktif sızıntıyı engellemek için 2016 yılında dev bir çelik kalkanla örtüldü.
Çernobil nükleer faciası bazı bağımsız araştırmalara göre yaklaşık 200 bin kişinin doğrudan ya da dolaylı olarak ölümüne sebep oldu.







