Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2003-2025 döneminde Türkiye’yi “özgürlük ve güvenlik hakkını” ihlal ettiği gerekçesiyle 865 kez mahkum etti. Veriler, tutuklama tedbirinin uygulanışına yönelik eleştirileri yeniden gündeme taşıdı.
HABER MERKEZİ – Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararları, Türkiye’de tutuklama tedbirinin uygulanmasına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme getirdi. Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi Başkanlığı’nın verilerine göre Türkiye, 2003-2025 yılları arasında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 5’inci maddesinde güvence altına alınan “özgürlük ve güvenlik hakkını” ihlal ettiği gerekçesiyle 865 kez mahkum edildi.
Ceza Muhakemesi Kanunu’nda tutuklama, yargılama sürecinde başvurulan geçici bir koruma tedbiri olarak tanımlanıyor. Ancak hukukçular ve insan hakları örgütleri uzun süredir, bu tedbirin istisnai olmaktan çıkarılarak yaygın biçimde uygulandığı yönünde eleştiriler dile getiriyor.
BirGün gazetesindeki habere göre; Türkiye’nin de tarafı olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) beşinci maddesinde düzenlenen ve “Herkes özgürlük ve güvenlik hakkına sahiptir. İstisnai haller dışında ve yasanın öngördüğü usule uygun olmadan hiç kimse özgürlüğünden yoksun bırakılamaz” hükmünü içeren maddesi defalarca ihlal edildi.
ÖZGÜRLÜK VE GÜVENLİK HAKKI İHLALİ
Türkiye hakkında verilen, “Özgürlük ve Güvenlik Hakkı ihlali” kararı sayıları, AKP hükümetlerinin ilk döneminin sona erdiği 2007 yılında 95 karar ile zirveye ulaştı.
2003-2007 döneminde alınan Türkiye’ye yönelik Özgürlük ve Güvenlik Hakkı ihlali karar sayısı kayıtlara 250 olarak geçti.
2008-2012 döneminde ise Türkiye hakkında, “Özgürlük ve Güvenlik Hakkı ihlali” kapsamında toplam 307 hüküm kuruldu.
2013-2017 ile 2018-2021 dönemlerinde alınan ihlal kararı sayısı ise sırasıyla 135 ve 90 olarak gerçekleşti.
Türkiye’nin Özgürlük ve Güvenlik Hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle 2022-2025 döneminde ise 83 kez mahkûm edildiği belirtildi.
AİHM kararları, bireysel başvurular üzerinden veriliyor ve her karar kendi somut olayının koşulları çerçevesinde değerlendiriliyor. Bununla birlikte, mahkemenin istatistikleri Türkiye’de özgürlük ve güvenlik hakkına ilişkin ihlallerin uzun yıllardır devam eden bir sorun alanı olduğuna işaret ediyor.







