ABD Başkanı Donald Trump, yaklaşık 9 yıl aradan sonra Çin’e yapacağı resmi ziyaret için ülkeye ulaştı. Trump’ın Pekin ziyareti, İran’la yürütülen müzakerelerin tıkandığı bir sürece denk geliyor. Çin İran’ın müttefiği ve buradaki pazarlıklar kritik önem taşıyor. Trump-Xi arasındaki görüşmelerde en dikkat çekici başlıklardan biri de Tayvan olacak.
HABER MERKEZİ – ABD Başkanı Donald Trump, Orta Doğu’daki savaşın kırılgan bir ateşkes sürecinde halen çözüme kavuşturulamadığı bir dönemde 8,5 yıl aradan sonra Çin’i ziyaret ediyor.
Pekin merkezli Xinhua‘nın haberine göre, Trump, siyasi kurmayları ve Amerikan şirketlerinin temsilcilerinden oluşan geniş bir heyetle 3 günlük ziyaret için başkent Pekin’e ulaştı.
Trump’ı Pekin’de Çin Devlet Başkan Yardımcısı Han Zheng, ABD’nin Çin Büyükelçisi David Perdue, Çin’in Washington Büyükelçisi Xie Feng ile Çin Dışişleri Bakan Yardımcısı Ma Zhaoxu karşıladı. Karşılama töreninde askeri bando, onur kıtası ve yaklaşık 300 Çinli genç de yer aldı.
TRUMP’A KİMLER EŞLİK EDİYOR?
Trump, 8,5 yıl aradan sonra Çin’i ziyaret ediyor. Önceki Başkan Joe Biden, kendi döneminde Çin’e ziyaret gerçekleştirmemişti. ABD’den Çin’e lider düzeyindeki son ziyaret, Trump’ın ilk döneminde, 2017’de yapılmıştı.
Ziyarette Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Savunma Bakanı Pete Hegseth, Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer ve Beyaz Saray Müsteşarı Stephen Miller, Trump’a eşlik ediyor.
Hazine Bakanı Scott Bessent da bugün Güney Kore’nin başkenti Seul’de Çin ile yürütülen ekonomi ve ticaret müzakerelerinin tamamlanmasının ardından Pekin’e hareket etti.
Aralarında Tesla’nın patronu Elon Musk, Apple CEO’su Tim Cook ve Nvidia’nın kurucusu Jensen Huang’ın olduğu 17 Amerikan şirketinin temsilcilerden oluşan iş heyeti de Trump’la birlikte Çin’e geldi.
Trump’ın eşi Melania Trump’ın katılmadığı ziyarette, aileden oğlu Eric Trump ile onun eşi Lara Trump yer alacak.
Wheels down in Beijing!
President Donald J. Trump lands for a landmark summit with China, greeted by Vice President Han Zheng during a welcome ceremony. pic.twitter.com/4q2mATZrn4
— The White House (@WhiteHouse) May 13, 2026
ÖNCE TİENANMIN MEYDANI’NDA DEVLET TÖRENİ, SONRA GÖRÜŞMELER
Bugünü istirahatle geçirecek Trump için yarın sabah Tienanmın Meydanı’nda devlet töreni düzenlenecek. Trump, törenin ardından Çin Devlet Başkanı Xi Cinping ile ikili ve heyetler arası görüşmeler gerçekleştirecek. Öğleden sonra Gök Tapınağı’nı ziyaret edecek Trump, akşam onuruna verilecek yemeğe katılacak.
Trump, 15 Mayıs sabahında Çin lideri ile çay buluşmasında yeniden bir araya gelecek. ABD Başkanı, öğlen birlikte yenecek çalışma yemeğinin ardından ülkesine dönecek.
ZİYARETİN ‘KRİTİK’ ZAMANLAMASI
ABD ile İran arasında, 28 Şubat’ta başlayan savaşı sonlandırmak için Pakistan’ın başkenti İslamabad’da 11 Nisan’da yüz yüze gerçekleştirilen ve daha sonra arabulucular vasıtasıyla devam ettirilen görüşmelerden bir ayın sonunda herhangi bir sonuç çıkmış değil.
Çin, savaştan önce de İran’ın önemli müttefiklerinden biriydi, ancak savaşta aktif şekilde rol oynamadı. Ancak Pakistan’da görüşmelerin yapılabilmesinde Çin’in kolaylaştırıcı rol oynadığı ileri sürülmüştü. Bununla birlikte geçen hafta İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Rusya’nın ardından Çin’e de ziyarette bulundu ve bu, Rusya ile Çin’in ABD ile görüşmelerde aktif rol oynamaları için davet edildiği yorumlarına yol açtı.
ABD ile Çin arasında, Trump’ın Ocak 2025’te başkanlık koltuğuna oturmasıyla birlikte gerilim daha da arttı. Trump, bir yıl önce büyük oranda gümrük tarifelerinin ABD’nin en büyük ekonomik rakibini geri adım atmaya zorlayacağını öngördü. Ancak aradan geçen bir yılın ardından bunun ne kadar sonuç getirdiği tartışmalı. Üstelik bir de İran’daki savaşın ortaya çıkardığı yeni bir durum var ve bu şartlar altında Trump yeniden Çin ile müzakerelere oturuyor.
Reuters haber ajansına göre, Trump’ın hedefi artık fasulye, sığır eti ve Boeing uçaklarına ilişkin birkaç anlaşma yapmak ve kamuoyunda tepki çeken İran savaşını çözmek için Çin’in desteğini almakla sınırlı.
Reuters’a konuşan analistlere göre de, Trump ile Jinping’in 14-15 Mayıs tarihlerinde gerçekleştireceği görüşmelerden beklentilerin düşük olması, Trump’ın sert ve gösterişli yaklaşımının müzakereler öncesinde Washington’a avantaj sağlamadığını gösteriyor. Bu görüşme, liderlerin Ekim ayında yıkıcı ticaret savaşını durdurma kararı almasından bu yana ilk buluşması olacak.
EKONOMİK VE TİCARİ SORUNLAR
Öte yandan, ABD ile Çin arasındaki ekonomik ve ticari sorunlar da ziyarette ele alınacak. ABD ile Çin arasındaki ilişkiler, Trump’ın ikinci iktidar döneminde bir tarafta Washington yönetiminin tarife artışları ve teknoloji alanındaki kısıtlamaları, diğer tarafta Çin’in küresel tedarikin büyük bölümünü karşıladığı nadir toprak elementlerinin kontrolüne yönelik attığı adımlarla genişleyen bir dizi anlaşmazlıkta düğümlenmişti.
İki ülke heyetleri, karşılıklı tarife artışlarıyla tırmanan ticaret gerilimini çözmek için geçen yıl mayısta İsviçre’nin Cenevre kentinde, haziranda İngiltere’nin başkenti Londra’da, temmuzda İsveç’in başkenti Stockholm’de, eylülde İspanya’nın başkenti Madrid’de, ekimde Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur’da müzakereler yürütmüştü.
Müzakerelerde karşılıklı tarife artışlarını 90 günlük periyotlarla iki kez askıya alan taraflar, beşinci tur müzakerelerin sonunda ekonomik anlaşmazlıkların çözümüne dair geçici mutabakat çerçevesi üzerinde uzlaşmaya vardıklarını duyurmuştu.
Trump ile Xi’nin 30 Ekim 2025’te Güney Kore’nin Busan şehrinde yaptığı görüşmenin ardından verilen olumlu mesajlarla taraflar, anlaşmazlık konularında geçici uzlaşmaya varmıştı.
Görüşmede, iki ülke, “karşılıklı tarifeler” kapsamında birbirlerine getirdikleri yüzde 24 ek tarifeyi 10 Kasım 2025’ten itibaren bir yıl erteleme konusunda anlaştıklarını duyurmuştu.
Çin tarafı, fentanil ve öncül maddelerinin ihracatının kontrolü konusunda gerekli adımları atmayı taahhüt ederken, ABD tarafı da bu alandaki tedbirlerinin yetersizliği gerekçesiyle Çin’e getirilen yüzde 20 ek gümrük tarifesini yüzde 10’a düşüreceğini bildirmişti.
Bu yıl martta Fransa’nın başkenti Paris’te yeniden bir araya gelen ABD ile Çin ekonomi heyetleri, Trump’ın ziyareti öncesinde bugün Güney Kore’nin başkenti Seul’de istişareler yürütmüştü.
BİR ÇATIŞMADAN DİĞERİNE
Reuters’a göre, Trump’ın Nisan 2025’te Truth Social hesabından yaptığı ve tarifelerin Çin’e “ABD’yi sömürme günlerinin sona erdiğini” göstereceğini savunduğu paylaşımından bu yana atmosfer tamamen değişti.
Bu tarifeler üzerine Pekin, nadir toprak elementlerinin ihracatını kısıtladı. Bu hamle, elektrikli araçlardan silahlara kadar birçok ürünün üretiminde kritik önemdeki elementlerde Batı’nın Çin’e bağımlılığını sert biçimde ortaya koydu ve sonunda Trump ile Xi arasında kırılgan bir ateşkese yol açtı.
Trump o tarihten bu yana Venezuela liderini ele geçirme girişiminden NATO üyesi Grönland’ı ilhak tehdidine ve Ortadoğu’yu kaosa sürükleyen İran savaşına kadar birçok krizle karşı karşıya kaldı. Bu gelişmeler küresel enerji krizini de tetikledi.
Reuters/Ipsos’un geçen ay yayımladığı ankete göre Amerikalıların yüzde 60’tan fazlası Trump’ın İran savaşını onaylamıyor.
TAYVAN İÇİN KRİTİK BİR GÖRÜŞME
Şimdi ise Trump, Çin’in Tahran’ı Washington’la anlaşmaya ikna ederek çatışmayı sona erdirmesini istiyor. Çin, İran’la ilişkilerini sürdürüyor ve İran petrolünün önemli alıcılarından biri olmaya devam ediyor.
Trump’ın ilk döneminde ulusal güvenlik danışman yardımcısı olarak görev yapan Matt Pottinger, geçen hafta Taipei’de düzenlenen bir forumda, Çin’in ABD gücünü zayıflatacak bir sonuç görmek isteyeceğini ancak uzun sürecek bir çatışmanın ekonomik maliyetlerinden de etkilenmeyeceğini düşünmenin yanlış olacağını söyledi. Ancak Pekin bunun karşılığında bazı taleplerde bulunacak. Xi’nin gündeminin en üst sıralarında ise Çin’in hak iddia ettiği demokratik yönetim altındaki Tayvan bulunuyor.
Bazı çevreler, Washington ile Pekin arasında yapılacak bir pazarlığın Çin’i Tayvan’a karşı güç kullanma konusunda cesaretlendirebileceğinden endişe ediyor. ABD’nin söyleminde yapılacak küçük bir değişiklik bile Tayvan’ın en önemli destekçisinin bağlılığı konusunda kaygı yaratabilir ve bu durum Asya’daki diğer ABD müttefiklerine de yansıyabilir.
Şanghay’daki Fudan Üniversitesi’nde görev yapan ve Çin Dışişleri Bakanlığı’nın politika danışma kurulunda yer alan Profesör Wu Xinbo, Trump’ın “Tayvan bağımsızlığını desteklemeyeceğini ve ayrılıkçı siyasi gündemi teşvik edecek adımlar atmayacağını” açıkça belirtmesi gerektiğini söyledi.







