BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Suruç Katliamı’nın üzerinden 11 yıl geçti

Kamu görevlilerine dokunulmadı: Cezasızlık sürüyor

Suruç Katliamı’nın üzerinden 11 yıl geçti

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

Kobanê’deki çocuklara oyuncak götürmek isterken IŞİD’in canlı bomba saldırısında yaşamını yitiren 33 sosyalist için 11 yıldır adalet sağlanmadı. Gizlilik kararları, reddedilen talepler ve kamu görevlilerinin cezasız kalmasıyla geçen yargı sürecinde firari sanıkların davası sürüyor. Yapılan açıklamalarda kamu görevlilerine sağlanan cezasızlık zırhına tepki gösterildi.

HABER MERKEZİ – Urfa’nın Suruç ilçesinde 20 Temmuz 2015’te IŞİD tarafından gerçekleştirilen ve 33 kişinin yaşamını yitirdiği katliam, 11’inci yılında.

Suruç Katliamı’nın 11. yıl dönümünde, Suruç İçin Adalet Platformu ve Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) yayımladıkları ortak açıklamalarla hem yargılama sürecindeki cezasızlık politikalarına tepki gösterdi hem de katliamın ardındaki siyasi sorumluluklara dikkat çekti.

Suruç İçin Adalet Platformu’nun açıklamasında, 20 Temmuz 2015’ten bu yana sürdürülen hukuk mücadelesinin, katliam faillerinin ve kamu görevlilerinin sorumluluklarının gizlendiği bir “mücadele süreci” olarak geçtiği vurgulandı.

KAMU GÖREVLİLERİNE ‘CEZASIZLIK’ ZIRHI

Soruşturmanın ilk gününden itibaren uygulanan kısıtlılık (gizlilik) kararlarıyla ailelerin ve avukatların dosyaya erişiminin engellendiğini belirten Platform, şu noktalara dikkat çekti:·

×Etkin soruşturma yapılmadı: Canlı bombanın Suruç’a nasıl geldiği, bomba malzemelerini nasıl tedarik ettiği ve sınır geçişlerinde kimlerden yardım aldığı araştırılmadı. Yargılamanın sadece tutuklu sanık Yakup Şahin ve iki firari sanık üzerinden sınırlandırıldığı, diğer faillerin ve IŞİD bağlantılarının görmezden gelindiği ifade edildi.

Kamu görevlileri zırhı: İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişleri raporlarına göre Adıyaman ve Şanlıurfa Emniyeti çalışanlarının katliam öncesinde canlı bomba Şeyh Abdurrahman Alagöz hakkında sistemde sorgulama yaptıklarının belgelenmesine rağmen bu kişiler hakkında adli veya idari işlem yapılmadığı belirtildi. Katliam günü olağan güvenlik önlemlerini almayan dönemin Emniyet Müdürü’ne ise yalnızca basit bir adli para cezası verilmekle yetinildiği aktarıldı.

Gizlenen ve karartılan deliller: Katliam gününe ait kamera kayıtlarının 5 saatlik kısmının eksik/silinmiş olduğu, ancak bugüne kadar etkin bir bilirkişi incelemesinin yaptırılmadığı vurgulandı. Ayrıca firari sanık İlhami Balı’nın arandığı dönemde Konya Cihanbeyli Devlet Hastanesi’nde tedavi gördüğü yönündeki bilgiye rağmen bu hattın araştırılması taleplerinin mahkemece reddedildiği hatırlatıldı.

Sınır geçişleri ve iade talebi: Yıllarca sınır emiri olarak görev yapan IŞİD üyelerinin askerlerle pazarlık yaptığı, telefon dinlemelerine rağmen engellenmediği ve faillerin adım adım izlendiği ortaya kondu. Suriye’deki kamplarda ve cezaevlerinde oldukları bilinen firari sanıklar İlhami Balı ve Deniz Büyükçelebi’nin, tıpkı geçtiğimiz aylarda Türkiye’ye iade edilen Ömer Deniz Dündar gibi derhal iade edilmeleri gerektiği çağrısı yapıldı.

SGDF: DÜŞLERİ YARIM KALMAYACAK

Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) ise yayımladığı mesajda, katliamın “Türkiye ve Kürdistan halklarının birlikte yaşama iradesine, Gezi’nin çocukları ile Kobanê’nin çocuklarının buluşmasına yönelik” yapıldığını vurguladı.

Yapılan açıklamada, “Düşleri yarım kalmayacak” mesajı verilerek birlikte mücadele çağrısı yapıldı.

DEM PARTİ: EŞİT VE ÖZGÜR BİR GELECEK KURMAK BOYNUMUZUN BORCU

DEM Parti de yaptığı açıklamada, “Suruç’ta, Kobanê’nin yaralarını sarmak ve barış köprüsü kurmak isterken insanlık düşmanı güçler tarafından bizden koparılan 33 düş yolcusu yoldaşımızı büyük bir özlem ve saygıyla anıyoruz” dedi.

“Katliamın karanlıkta bırakılmasına, gerçek sorumluların korunmasına ve adalet talebimizin engellenmesine asla izin vermeyeceğiz” denilen açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Bu topraklarda adalet ve barış sağlanana kadar mücadelemiz sürecek. Onların yarım kalan düşünü gerçeğe dönüştürmek, eşit ve özgür bir gelecek kurmak boynumuzun borcudur. Onurlu bir yaşam ve insanlığın ortak değerleri için kurulan hiçbir düş yarım kalmayacak!”

×

SURUÇ KATLİAMI VE DAVA SÜRECİ

20 Temmuz 2015’te Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde IŞİD’in düzenlediği canlı bomba saldırısında yaşamını yitiren 33 sosyalist genç, katliamın 11’inci yılında anılıyor. Aradan geçen 11 yıla rağmen kamu görevlilerinin sorumluluğu yargı önüne çıkarılmazken, firari sanıklar hakkındaki dava sürüyor ve ailelerin adalet talebi karşılanmış değil.

Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) öncülüğünde “Beraber savunduk, beraber inşa edeceğiz” kampanyası kapsamında yaz boyunca oyuncak toplayan gençler, IŞİD saldırılarının ardından yeniden inşa edilen Kuzey ve Doğu Suriye’nin Kobanê kentine giderek çalışmalara katılmak ve çocuklara oyuncak götürmek amacıyla 20 Temmuz 2015’te Suruç’a geldi.

Sınırın karşı tarafına geçmeleri çeşitli gerekçelerle engellenen gençler, konakladıkları Amara Kültür Merkezi önünde hem yaşanan engellemelere tepki göstermek hem de Kobani’nin yeniden inşasına dikkat çekmek amacıyla basın açıklaması yapmak istedi.

Açıklama sırasında IŞİD üyesi Abdurrahman Alagöz üzerindeki bombayı patlattı. Saldırıda 33 kişi yaşamını yitirdi, 100’ün üzerinde kişi yaralandı. Katliamın ardından olay yerine gelen polis ise Amara Kültür Merkezi önünde toplananlara müdahale etti.

SORUŞTURMA ANCAK İKİ YIL SONRA DAVAYA DÖNÜŞTÜ

Katliamdan üç gün sonra soruşturma dosyasına gizlilik kararı getirildi. Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yaklaşık 18 ay sonra hazırladığı iddianamede IŞİD üyeleri Yakup Şahin, İlhami Bali ve Deniz Büyükçelebi hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.

Katliama ilişkin dava ise 4 Mayıs 2017’de Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Tutuklu sanık Yakup Şahin, ailelerin taleplerine rağmen hiçbir duruşmaya getirilmedi.

22 Ekim 2021’de görülen duruşmada Yakup Şahin hakkında 34 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Firari sanıklar İlhami Bali ve Deniz Büyükçelebi hakkındaki dosya ise ayrılarak yargılama devam etti.

KAMU GÖREVLİLERİ YARGILANMADI

Yargılama boyunca yaşamını yitirenlerin yakınları ve avukatlarının soruşturmanın genişletilmesi, kamu görevlilerinin sorumluluğunun araştırılması ve yeni isimlerin dosyaya dahil edilmesine yönelik talepleri reddedildi.

Dönemin Suruç İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Yapalıal hakkında ise “görevi ihmal ve kötüye kullanma” suçundan yalnızca 7 bin 500 TL adli para cezası verildi.

DOSYADAKİ EKSİKLİKLER GİDERİLMEDİ

Mahkemenin 30 Kasım 2021’de açıkladığı gerekçeli kararda, sanık Yakup Şahin’in canlı bomba Abdurrahman Alagöz ile bağlantısına ilişkin değerlendirmelere yer verilmemesi dikkat çekti.

İçişleri Bakanlığı’nın 2021 yılında “Sultanahmet ve Suruç saldırılarının patlayıcılarını temin eden DEAŞ’lı terörist yakalandı” açıklamasında adı geçen Azzo Halaf Süleyman el Aggal ile saldırıyla bağlantısı bulunduğu belirtilen Mahir el Aggal’ın dosyaya dahil edilmesi yönündeki talepler de kabul edilmedi.

Katliam öncesi ve sonrasına ait kamera kayıtları dava dosyasına ancak 3,5 yıl sonra girdi. Görüntülerde saldırı sonrasına ilişkin yaklaşık 5 saatlik bölümün eksik olduğu ortaya çıkmasına rağmen bugüne kadar bu konuda herhangi bir işlem yapılmadı.

Dosyada, canlı bomba Abdurrahman Alagöz’ün Suruç’a nasıl geldiği, kentte nerede kaldığı, kimlerle irtibat kurduğu ve patlayıcıyı nasıl temin ettiğine ilişkin kayıtların yer almaması da eleştiriler arasında bulunuyor.

Katliamın ardından olay yerinde fotoğraf çekerken yakalanıp polise teslim edilen İmam Abdullah Ömer Aslan hakkında takipsizlik kararı verilirken, yargılama sürecinde ifadesine dahi başvurulmadı. Daha önce Aslan’ın bazı IŞİD üyeleriyle yaptığı telefon görüşmelerine ilişkin kayıtlar kamuoyuna yansımıştı.

Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun tanık olarak dinlenmesine yönelik avukatların talepleri de mahkeme tarafından reddedildi.

FİRARİ SANIKLARIN DAVASI SÜRÜYOR

Firari sanıklar İlhami Bali ve Deniz Büyükçelebi hakkında Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden davada, 29 Nisan 2025’te görülen duruşmada olay günü kamera görüntülerinin bilirkişi incelemesine gönderilmesine karar verildi.

Firari sanıklar hakkındaki davanın 11’inci duruşması 11 Aralık’ta görülecek.

Benzer Haberler

Hewlêr’e bir kez daha saldırı

4'ten fazla İHA düşürüldü

Gerekçe: Sosyal medya paylaşımları

DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ gözaltına alındı

Maraş’taki okul saldırısı soruşturması

Baba 'olası kastla öldürme’den yargılanacak

‘Savcılar hangi eylemi terör sayacak?’

175 yerde ‘terör bürosu’ kurulacak

Yeni partide kimler yer alacak?

84 milletvekilinin ismi konuşuluyor

Kurtulmuş’un ‘çerçeve yasa’ mesaisi sürüyor

Bahçeli, Hatimoğulları, Bakırhan ve Ekmen'e ziyaret

‘Vakti gelmiş bir veda’ dedi

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz