Nikaragua’da yıllardır iktidarda olan ve eşini de eşbaşkan ilan eden Daniel Ortega, artık seçimlerin yapılmayacağını duyurdu. Ortega, binlerce kişinin ölümüne yol açan Somoza diktatörlüğünü sona erdiren Sandinista Devrimi’nden geliyor ve şimdi de kendisi insan hakları ihlalleri nedeniyle eleştiriliyor.
HABER MERKEZİ – Nikaragua’da 2007’den beri aralıksız iktidarda olan Daniel Ortega, ülkesinde artık seçim yapılmayacağını söyledi.
Ortega, Orta Amerika ülkesinin artık seçim yapmayacağını, böylece görev süresi gelecek yıl sona erdiğinde olası bir seçim meydan okumasını ortadan kaldıracağını ve eşiyle birlikte yürüttüğü iktidarı daha da sağlamlaştıracağını söyledi.
2007’den beri aralıksız iktidarda bulunan Ortega, bu adımın muhalefetin önünü tamamen kapatacağını belirtti, ancak önlemin nasıl uygulanacağına dair ayrıntı vermedi.
Ortega, dün akşam 1979 Sandinista Devrimini anmak için yaptığı konuşmada, “Burada artık hükümeti ele geçirmeye ve iktidarı ele geçirmeye çalışacakları başka seçim olmayacak” dedi.
Ortega, bu devrimde Anastasio Somoza diktatörlüğünün devrilmesinde rol oynayan isimlerden biriydi. Devrimden 2 ay sonra yaptığı ilk kamuoyu açıklamasında, “Yankeeler ve Somocistlerin desteklediği partilerin iktidara geri döneceği günler sona erdi – bir daha asla” demişti.
Nikaragua’nın 2021’deki son seçimleri, Ortega’nın muhalifleri ve iş liderlerini gözaltına alması ve muhalefeti suç haline getirmesi nedeniyle geniş çapta tartışmalara yol açmıştı.
Geçtiğimiz yıl Ortega, eşi Rosario Murillo’yu “eş başkan” olarak atamak ve başkanlık süresini altı yıla uzatmak da dahil olmak üzere bir dizi anayasal reformla gücünü daha da pekiştirdi. Kendisi ve eşi, silahlı kuvvetler ve yargı da dahil olmak üzere hükümetin neredeyse her alanını kontrol ediyor.
Ortega hükümeti, BM İnsan Hakları Konseyi tarafından ülkeyi „otoriter bir devlete dönüştürmekle“ ve insan haklarını sistematik olarak ihlal etmekle suçladı.
Nikaragua, Nisan 2018’den bu yana ciddi bir siyasi kriz içinde bulunuyor. O dönemde Ortega, hükümet karşıtı protestolara sert bir baskıyla karşılık vermiş ve bu baskında 300’den fazla kişi öldürülmüştü.
×
SOMOZA DİKTATÖRLÜĞÜ, SANDİNİSTA DEVRİMİ: BİTMEYEN HAYAL KIRIKLIĞI
Somoza Ailesi, Nikaragua’yı 1930’lardan 1979’a kadar diktatörlükle yönetti. Anastasio Somoza García, 1930’lu yıllarda ABD destekli Ulusal Muhafızlar’ın desteğiyle darbeyle yönetimi ele geçirdi. Oğlu Anastasio Somoza Debayle ise 1967-1979 yılları arasında devlet başkanlığı yaptı. Somoza dönemi, Nikaragua’da ABD’nin hakimiyeti, halka yönelik acımasız şiddet, yolsuzluk ve ağır insan hakları şiddetiyle biliniyor. Somoza diktatörlüğü döneminde 30 bin ile 50 bin arasında insanın yaşamını yitirdiği tahmin ediliyor. İşkence, gözaltında kayıp, siyasi infazlar Somoza diktatörlüğünün tipik uygulamaları arasında yer aldı.
Somoza García’nın “Nikaragua’yı ABD için yönetiyorum ama unutmayın: Nikaragua benim çiftliğimdir” sözleri ise hafızalarda yer edindi.
1978-79’da ise diktatörlüğe karşı ayaklanmalar başladı ve nihayetinde Anastasio Somoza Debayle Paraguay’a kaçmak zorunda kaldı, orada bir suikast sonucunda öldürüldü. Somoza diktatörlüğünü sona erdiren gelişmeler Sandinista Devrim olarak tarihe geçti.
Sandinistalar kamu kaynaklarının halka dağıtılacağını, eşitliğin sağlanacağını, adil bir düzenin kurulacağını vaat ettiler. Ancak aradan geçen yıllardan sonra devrimden hayal kırıklığına uğrayanların sayısı artıyor. BBC’nin aktardığına göre, bazı eski yoldaşları Devlet Başkanı Daniel Ortega’nın eski sağcı hasımlarıyla ittifaklar kurarak, Katolik kilisesinin doktrinini benimseyerek, Sandinista davasına ihanet ettiğini düşünüyor. Sandinistaların vaadettiği eşitlik hala bir gerçeklikten ziyade bir düş bir çok Nikaragualı için. Nüfusun yarısı yoksulluk sınırının altında yaşıyor.







