BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Soha Ezzi yazdı

'Yeni Suriye': Esad döneminin iş insanları ve güvenlikçileri geri dönüyor

Soha Ezzi yazdı

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

Suriye geçici hükümetinin uluslararası yaptırımlara tabi Esad dönemi iş insanlarıyla anlaşmalar yaptığı ve Esad döneminin güvenlik birimlerindeki kişileri de kritik görevlere atadığı ileri sürülüyor. Bunun tepkilere yol açtığına dikkat çeken Soha Ezzi, detayları yazdı…

Soha Ezzi

Suriye geçici hükümeti, Esad rejimi döneminde işlenen savaş suçları nedeniyle adalet talepleriyle ekonomik toparlanmayı dengelemeye çalışırken öbür yandan artan bir incelemeyle karşı karşıya. Geçici hükümet, yaptırım uygulanan iş insanlarının mali katkılar karşılığında ekonomiye geri dönmelerine izin vermekle ve resmi yargı süreçlerini atlayarak, eski rejim yetkililerini yeniden atamakla suçlanıyor. Bu durum hesap verebilirlik konusunda kamuoyunda tepkilere yol açıyor.

ESKİ REJİMİN İŞ İNSANLARIYLA YAPILAN GİZLİ ANLAŞMALAR

Esad sonrası geçiş döneminin başlarında, 2025 yılında, 13 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yolsuzlukla mücadele ve zimmete geçirilen varlıkların geri alınması için bir komite kuruldu. Ancak kapalı kapılar ardında, komite eski rejimle bağlantılı iş insanlarının yasal statülerini temizlemelerine ve devlete ödeme yapılması karşılığında ticarete devam etmelerine izin verdi.

ABD’nin Caesar Yasası yaptırımları kapsamında Esad rejimine mali katkı sağlamak ve silahlı milisleri doğrudan finanse etmekle suçlanan iş adamı Muhammed Hamsho, Suriye’deki ticari faaliyetlerine yeniden başladı. Erem News’in aktardığına göre, Arap medyası, Hamsho’nun Katar’ın arabuluculuğuyla geçici hükümetle geri dönüş konusunda anlaşmaya vardığını bildirdi. Ekonomi ve Dış Ticaret Bakanı Bassel Abd al-Hanan ise CNBC’ye verdiği röportajda bu tür bir anlaşmayı yalanlayarak haberleri “asılsız” olarak nitelendirdi.

Temmuz 2025’te Reuters’ın yaptığı bir araştırma, Hamsho’nun 640 milyon doların üzerinde değer biçilen varlıklarının yaklaşık yüzde 80’ini devlete devrettiğini ortaya çıkardı. Buna karşılık hükümet, güvenlik garantileri sağlayarak Beyrut’tan Şam’a dönüşünü kolaylaştırdı. İş faaliyetleri, eski Cumhurbaşkanının kardeşi Maher el-Esad ile yakından bağlantılıydı.

Hükümet ayrıca, yaptırım uygulanan iş adamları Halid Kaddur, Haldun el-Zoubi ve Samer el-Foz’un yanı sıra, geniş çaplı petrol ve buğday işletmelerine sahip kardeşler Muhammed ve Hüssem Katarji ile de anlaşmalara vardı. 2019’da ABD ve Avrupa Birliği tarafından yaptırım uygulanan bu kişiler, Suriye’nin savaş sonrası yeniden yapılanmasından kâr elde etmek ve üst düzey ticari anlaşmalar yoluyla askeri ağları desteklemekle suçlanıyor. Benzer anlaşmalar, rejimin uluslararası ekonomik ağlarını denetleyen Muhammed el-Sawah’ı da kapsıyor.

Bu kişiler, Esad rejiminin ekonomik omurgasını oluşturarak askeri operasyonları sürdürmek için gerekli mali kaynakları sağladılar. Yatırımlarının bir kısmı, savaş yıllarında el konulan mülkler üzerine inşa edilmişti.

Bu gelişmeler Suriye genelinde büyük bir tepkiye yol açtı. Tepki gösterenler, kamuya açık yargılamalar talep ederek, geçiş hükümetinin Esad dönemi sırasında işlenen suçlardan hesap sormaktan kaçındığını savunuyor ve bu zenginlerin servetlerini nasıl elde ettiklerine dair şeffaf soruşturmalar yapılmasını istiyor.

Esad rejimine bağlı isimlerin, hesap vermekten kaçınmak için bu anlaşmaları kullandıkları muhtemeldir.

Avukat ve Genişletilmiş Anayasa Komitesi üyesi Mohammad al-Saadi, The Amargi’ye verdiği demeçte, Esad rejiminden isimlerin bu anlaşmaları hesap vermekten kaçınmak için kullandığını söyledi. Al-Saadi, bu tür anlaşmaların “uluslararası yaptırım listelerinden çıkarılmalarını kolaylaştırabileceğinden” ve böylece “Suriye halkının can ve kaynakları pahasına” yurt dışında edindikleri servet ve işletmeleri meşrulaştırabileceğinden endişe duyduğunu dile getirdi.

ESKİ GÜVENLİK FİGÜRLERİ YENİDEN SİSTEME ENTEGRE EDİLDİ

Suriye geçici hükümeti, bu anlaşmaları savaş vurguncusu iş insanlarının ötesine, eski güvenlik görevlilerini de kapsayacak şekilde genişletti. Rejim hapishanelerinde tutuklulara uygulanan sistematik işkence ve infazları gizlice belgeleyen Suriyeli ordu firarisi ve adli fotoğrafçı Fareed al-Madhan (Sezar olarak da bilinir), Esad’ın güvenlik güçlerine bağlı üç kişinin geçiş hükümetine geri dönmesini kınadı ve onları “suçlu ve haydut” olarak nitelendirdi.

El-Madhan, Esad’ın Bilgi Suçları Şubesi’ndeki Dijital Kanıtlar Dairesi’nin eski başkanı ve yakın zamanda Siber Suçlar Şubesi’nde Teknik Daire Başkanı olarak yeniden atanan Diab el-Hamad’ı, El-Madhan tarafından Suriye’den gizlice çıkarılan ve savaş suçlarını belgeleyen ve 2019 ABD Caesar Yasası yaptırımlarını tetiklemeye yardımcı olan 55.000 görüntüden oluşan Caesar dosyalarını itibarsızlaştırma çabalarına öncülük etmekle suçladı.

Yakın zamanda Adalet Bakanlığı’nda Adli İşlerden Sorumlu Bakan Yardımcısı olarak atanan Nizar Sedqni, El-Madhan ve insan hakları grupları tarafından Esad rejiminin savaş suçlularını korumak ve uluslararası gözlemcilerin tanık ifadelerine erişimini engellemek için hukuk sistemini kullanmakla suçlandı. Eski Suriye Adalet Bakanlığı’ndan sızdırılan belgeler ayrıca Sedqni’nin, işkence altında ölen tutuklular için sistematik olarak ölüm belgelerini tahrif eden özel bir komitenin parçası olduğunu da gösteriyor.

Al-Madhan ayrıca, Esad rejimine karşı barışçıl protestoculara terörizm suçlamaları yöneltmek için makamını kötüye kullanmakla suçlanan tartışmalı Suriyeli yargıç Catherine Daghlawi’nin durumuna da dikkat çekti. 2026 yılının başlarında Homs’taki Birinci Ceza Mahkemesi’ne danışman olarak yeniden atanması kamuoyunda büyük tepkiye yol açmıştı. Bunun üzerine bakanlık, görevine son verme kararı almıştı.

SURİYE’DE SEÇİCİ ADALETİN ELEŞTİRİSİ

Suriye’de Hakikat ve Adalet İçin (STJ) örgütünün kurucu ortağı ve genel müdürü Bassam al-Ahmed, The Amargi’ye verdiği demeçte , eski rejimin ekonomik ağlarının ve güvenlik aygıtının yeniden kurulmasının, özellikle savaş suçlarına karıştığına dair açık kanıtlar bulunan kişiler söz konusu olduğunda, adaletin kasıtlı olarak baltalanması anlamına geldiğini söyledi.

Al-Ahmed ayrıca, bu özel atamalarla ilgili kamuoyundaki tepkinin, uluslararası yaptırımlara rağmen iktidarda kalan yeni Suriye ordusu içindeki Türk destekli gruplar da dahil olmak üzere, geçiş hükümeti tarafından yapılan diğer tartışmalı bakanlık ve askeri atamalardan dikkati istemeden uzaklaştırdığını belirtti. Al-Ahmed, bunun, Esad sonrası adaleti seçici, şeffaf olmayan bir sürece dönüştürdüğünü ve hesap verebilirliğin kapsamını daralttığını savundu.

Suriye Komünist İşçi Partisi Siyasi Ofisi üyesi ve Ulusal Koordinasyon Kurulu Genel Koordinatör Yardımcısı Abdul-Qahar Saud da bu iddiaları destekledi. The Amargi’ye verdiği demeçte, “Heyet-ul Tahriri Şam (HTŞ) Suriye’de iktidara geldiğinden beri, siyasi kapsayıcılık, şeffaflık ve savaş suçlularına karşı kamuya açık yargılamalar görmedik” dedi .

Hükümetin kontrolü arttıkça ve şeffaflık azaldıkça, geçmişteki suistimalleri ele alma çabaları giderek seçici, şeffaf olmayan hesaplaşmalara indirgeniyor. Geçici hükümetin eski rejimin ekonomik ve güvenlik ağlarından isimleri yeniden ataması ve iddia edilen yeni failleri koruması, Suriye krizinde yeni bir aşamaya işaret edebilir.

Bu haber The Amargi internet sitesinden alınmıştır.

Soha Ezzi: Şam, Suriye’de yaşayan bir film yapımcısı, sivil aktivist ve bağımsız gazeteci.

Benzer Haberler

Hewlêr’e bir kez daha saldırı

4'ten fazla İHA düşürüldü

Gerekçe: Sosyal medya paylaşımları

DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ gözaltına alındı

Maraş’taki okul saldırısı soruşturması

Baba 'olası kastla öldürme’den yargılanacak

‘Savcılar hangi eylemi terör sayacak?’

175 yerde ‘terör bürosu’ kurulacak

Yeni partide kimler yer alacak?

84 milletvekilinin ismi konuşuluyor

Kurtulmuş’un ‘çerçeve yasa’ mesaisi sürüyor

Bahçeli, Hatimoğulları, Bakırhan ve Ekmen'e ziyaret

‘Vakti gelmiş bir veda’ dedi

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz