BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Silivri’de ‘Ekrem İmamoğlu mesaisi’

'Bilirkişi davasında' savunma yaptı, yeni soruşturma açıldı

Silivri’de ‘Ekrem İmamoğlu mesaisi’

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

İBB Davası devam ederken ‘Bilirkişi Davası’nda savunma yapan Ekrem İmamoğlu, hakkında açılan mahkemeleri takip edemediğini ifade etti. İmamoğlu, bilirkişi ile ilgili açıklama yaptığı dönem, bahsi geçen bilirkişinin raporunu çoktan tamamlamış olduğuna ve etkileme ihtimali olmadığına dikkat çekti. İmamoğlu Erdoğan ile bir anısını da anlatarak Erdoğan’ın kendisine, “Sen daha neler göreceksin” dediğini söyledi. Duruşmanın hemen ardından, İmamoğlu hakkında savunması sırasında kullandığı ifadeler gerekçe gösterilerek yeni soruşturma başlatıldı.

HABER MERKEZİ – İBB Davasında yargılaması devam eden İBB Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun 2. yargılaması olan bilirkişi davasında savunma yaptı. Dava 13 Temmuz 2026’ya ertelendi.

İmamoğlu’nun duruşmadaki savunmasının ardından “kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret ve tehdit” suçlamasıyla yeni soruşturma başlatıldı.

SAVUNMA YAPTI

İmamoğlu Silivri’de görülen bu davada yaptığı savunmada “Silivri’de şu an bu salonda duruşmam devam ederken, yine bu binada bir başka salonda da şahsıma ve yol arkadaşlarıma yönelik bir başka kumpasın yargılaması yapılıyor. Buradan o salonda haysiyet mücadelesi veren tüm arkadaşlarıma en içten selamlarımı gönderiyorum” ifadelerini kullandı.

Gazete Pencere’nin aktardığına göre; İmamoğlu’nun savunmasından öne çıkan başlıklar şöyle oldu:

‘HER SALONDA BİR PUSU KURULMUŞ DURUMDA’

“Hukuksuz olduğu kadar yalanla, uydurma beyanlarla, sahte belgelerle, kes kopyala sayfalarla ve gizli tanıklarla kurgulanan bu kumpasın altına imza atan bir avuç muhteris, bu senaryoyu yazan herkesle birlikte kendi iftiralarında boğulacaklarına inancım tamdır. Bu konuda hiç şüphe duymuyorum ve her zaman inancım tamdır ki hak yerini bulacaktır.

4 bin sayfalık bir ‘iftiraname’ var diğer salonda ve benim için bir çöp. Tabiri caizse burada bugün bir ‘Ekrem İmamoğlu mesaisi’ yaşanıyor. Her köşe başında bir kumpas, her salonda bir pusu kurulmuş durumda. Böyle bir gündemle karşı karşıyayım.

Bu duygularla kıymetli milletimize haykırıyorum: Bu kumpaslara karşı verilen mücadele sadece bireysel bir hak ve özgürlük mücadelesi değildir; tarihimizin en büyük demokrasi ve adalet mücadelelerinden birisidir.

‘SAYISINI BİLE HATIRLAYAMADIĞIM MAHKEME FIRTINASIYLA KARŞI KARŞIYAYIM’

Sayın Yargıç, açıkçası sayısını bile artık kestiremediğim, hatırlayamadığım, her saydığımda birkaç tanesini ıskaladığım bir mahkeme fırtınasıyla karşı karşıyayım. Ve bu fırtına öyle enteresan ki artık istatistiklere sığmıyor; hesaplamalarla bile anlayamayacağınız bir durumla karşı karşıyayım. Bazen bazı mahkemeler niye açıldı diye düşünmeden edemiyorum. Tabii yeni devreye giren birtakım kanunlarla da açıldığı gibi kapananlar da oldu. ‘Çirkin davası’ vesaire gibi çok komik duruşmalar tezgahlanmaya çalışıldı.

‘BİLİRKİŞİ ZATEN RAPORLARINI HAZIRLAMIŞTI, BİZ SONUÇLARINI KAMUOYUNA ANLATTIK

Bu mahkeme de başladığından beri yaşanan yargıç değişim süreçlerinden birine siz de muhatap oldunuz. Dolayısıyla bir ara yargıçla karşı karşıya gelinmişti, siz aslında 3. hâkim olarak burada bulunuyorsunuz. Ben de sizin huzurunuzdayım. Bu davanın konusu da bilirkişiyi ve adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs etmişim. Ancak ortada izaha gerek bırakmayacak kadar açık bir gerçek var; Biz bir bilirkişiyi etkilemedik. Çünkü ortada etkilenecek bir süreç yoktu. Karşımıza çok ilginç bir şahsiyet çıktı. Söz konusu bilirkişi raporlarını zaten tamamlayıp mahkemeye sunmuştu. Bizim yaptığımız, bu raporların içeriğini, sonuçlarını ve yarattığı etkileri kamuoyuna anlatmaktan ibarettir.

İsmi geçen bilirkişi Satılmış Bey, benimle veya Cumhuriyet Halk Partili belediyelerle ilgili dava dosyalarındaki görüşünü zaten çoktan sunmuştu. Biz de açıkçası o davaları ve duruşmalardaki dosyaları inceleyince ve farklı farklı dosyalara hep aynı arkadaşların baktığını görünce böyle bir ‘kişilikle’ karşı karşıya geldik.

Suçlamaların temeli olan 27 Ocak 2025 tarihinde yaptığım konuşmada, bu şahsın şahsımla ilgili sunacağı yeni bir raporu yoktu; zaten bütün raporları aylar öncesinde sunmuştu. Tabii aynı kişi üzerinden yeni bir planlama var mıydı bilmiyorum ama bildiğim kadarıyla yoktu.

Konuşmamda onu etkilemeye yönelik tek bir kelimem, talimatım yok. O günkü açıklamalarım, tamamen ifade özgürlüğü kapsamında eleştiriden ibarettir.

‘BUNA MATEMATİK YETMİYOR’

İstanbul’da 8.000’in üzerinde bilirkişi var, bu kadar kişi arasından 4 ayrı dosyada da aynı ismin atanma ihtimali matematiksel hesaplara sığmıyor. Ekrem İmamoğlu ile ilgili 4 dosyaya bu insanın girmesi 100 katrilyonda 1 ihtimal iken, diğer CHP’li belediyelere de aynı kişinin nokta atışı atandığını eklediğiniz zaman artık matematik buna yetmiyor. Ben bu imkansızlığı tespit etmişim, kamuoyuna duyurmuşum ve hakkında işlem yapılmasını istemişim. Ancak yargıya çöreklenmiş bir avuç kötü niyetli muhteris ne yapıyor? Dönüp bana dava açıyor.

‘AHMET ÖZER’İN DE HAYATINI ETKİLEDİ’

Ayrıca bu bilirkişi sadece rapor yazmıyor. Onlarca siyasetçinin ve bürokratın hayatını altüst ediyor. Bu yalan ve iftira raporlar, kıymetli dostum, değerli hocam, Esenyurt Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Özer’in de hayatını etkiledi. O sistemin içinde onun yaptığı, 3 bilirkişiden 2’sinin ortak beyanına karşı, sadece bu Satılmış Bey’in beyanının kabulüyle kendisi 1 yıl 10 gün tutuklu kaldı. Onunla birlikte masum ve gerçekten mağdur olan, içinde birebir tanıdığım hasta kardeşlerimin de olduğu bürokratlar burada, Silivri’de yattılar.

Bu haince raporlarla insanlar tutuklandı, itibarları zedelendi. Yargı, bilirkişi ve medya iş birliğiyle ailelere haysiyet cellatlığı, itibar suikastları yapıldı. Meseleye sadece ‘bilirkişi’ diye bakmak ne kadar basit kalıyor. Bakın vardığı noktaya ve ona dayanarak verilen kararlara. Bu ülkenin saygın bürokratları, siyasetçileri ve emekçileri kelepçelerle sıraya dizildi. Dronlarla havadan çekildi, fotoğrafları ve videoları medyaya servis edildi.

ERDOĞAN İLE GÖRÜŞMESİNİ ANLATTI: ‘SEN DAHA NELER GÖRECEKSİN’

Ben aday adayıyken kendisini ziyarete gittiğimde, bana 2-3 kez, ‘Makarios’un anıtını yapan kişi’ diye hakarette bulundu. Makarios’un anıtını yapmışım. Kıbrıs’ta 2 yıl yaşamış biri olarak. Halbuki ben, Beylikdüzü’nde Yaşam Vadisi’nin içinde, şanlı Türk askerini ve mücahitleri bir arada gösteren, tam 600 metrekarelik alanda Kıbrıs Barış Harekatı’nın meydanını ve anıtını yaptım. Yarışmayla yaptım; seçilen anıtın da hangisinin yapılmasına rahmetli Rauf Denktaş’ın ailesi karar verdi. Orada da koca bir anıt var. Bir köşede de 1960 Londra Antlaşması’nı betimleme yapıyor sanatçı. Orada Fazıl Küçük ve Makarios yan yana imza atarken, masaya yumruk vuran bir genç Rauf Denktaş anıtı var. Anıtı anlattım kendisine, ‘Bunu demeyin’ dedim. Odada ikimiziz, yan tarafta sandalyede Hasan Doğan diye bir özel kalemi oturuyor. (Benim özel kalemim de tutuklu, yukarıda hesap veriyor.) Kalktı yerinden, telefonunu getirdi. ‘Sayın Cumhurbaşkanım, Sayın Başkan’ın bahsettiği anıt bu’ dedi.

Bana ne dedi biliyor musunuz? ‘Ohoo, sayın Başkan, sen daha neler göreceksin’ dedi bana. Ben de kendisine şunu söyledim: ‘Siz benim Cumhurbaşkanımsınız, millet sizi seçti. Siz bunu yapamazsınız. Siz yalanı, iftirayı böyle kullanamazsınız.’ Ben bunu adayken yüzüne söyledim.”

Savunmanın ardından dava 13 Temmuz 2026’ya ertelendi.

×

YENİ SORUŞTURMA BAŞLATILDI

Ekrem İmamoğlu hakkında, duruşmadaki savunması sırasında İBB yargılamasında yer alan mahkeme üyelerine yönelik kullandığı ifadeler gerekçe gösterilerek yeni soruşturma başlatıldı.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, İmamoğlu’na savunmasındaki sözlerini gerekçe göstererek “kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret ve tehdit” suçlamasını yöneltti.

Başsavcılıktan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2025/125 esas sayılı dosyasının 30.03.2026 tarihli duruşmasında ifade veren sanık Ekrem İmamoğlu hakkında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı‘nın yürütmüş olduğu ve kamuoyunda İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü olarak bilinen soruşturmada görevli yargı mensuplarına yönelik sarf ettiği sözler nedeniyle, ‘kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret ve tehdit’ suçlarından, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca resen soruşturma başlatılmıştır.”

Benzer Haberler

Hewlêr’e bir kez daha saldırı

4'ten fazla İHA düşürüldü

Gerekçe: Sosyal medya paylaşımları

DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ gözaltına alındı

Maraş’taki okul saldırısı soruşturması

Baba 'olası kastla öldürme’den yargılanacak

‘Savcılar hangi eylemi terör sayacak?’

175 yerde ‘terör bürosu’ kurulacak

Yeni partide kimler yer alacak?

84 milletvekilinin ismi konuşuluyor

Kurtulmuş’un ‘çerçeve yasa’ mesaisi sürüyor

Bahçeli, Hatimoğulları, Bakırhan ve Ekmen'e ziyaret

‘Vakti gelmiş bir veda’ dedi

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz