BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

SAMER’den tematik analiz raporu:

Yeni Parti'nin "yeni"liği nerden geliyor?

SAMER’den tematik analiz raporu:

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

SAMER, Özgür Özel liderliğinde kurulan Yeni Parti’ye dair X platformunda yaptığı tematik analiz raporunu yayımladı. Rapora göre sosyal medya tartışmaları Yeni Parti’yi “kesin başarı” ya da “kesin başarısızlık” olarak değil; umut ile güvensizlik, yenilenme ile süreklilik ve direnç ile bölünme arasında “anlamı hala müzakere edilen yeni bir siyasal ihtimal” olarak değerlendiriyor.

HABER MERKEZİ – Saha Araştırmaları Merkezi (SAMER), 23-27 Temmuz tarihleri arasında X platformunda “Özgür Özel” ve “Yeni Parti” anahtar sözcükleriyle paylaşılan yaklaşık 4 bin 487 paylaşımı nitel tematik analiz yöntemiyle inceledi. Araştırma, kamuoyundaki tartışmanın yalnızca yeni kurulacak partiye ilişkin olmadığını; CHP’deki meşruiyet krizi, muhalefetin yeniden nasıl şekilleneceği ve Özgür Özel’in liderliği etrafında yoğunlaştığını ortaya koydu.

Araştırmaya göre tek bir “Yeni Parti algısı” bulunmuyor; umut, kaygı, öfke, güvensizlik ve siyasal beklentiler iç içe geçiyor.

DESTEKÇİLERİNE GÖRE YENİ PARTİ ‘ZORUNLU ÇIKIŞ YOLU’

Rapora göre Yeni Parti’ye destek veren paylaşımlarda oluşum, isteğe bağlı bir tercih değil, CHP’de yaşanan kriz karşısında “zorunlu bir çıkış yolu” olarak görülüyor. Bu yaklaşımda Yeni Parti, CHP’den kopuş değil, seçilmiş yönetimin iradesini farklı bir örgütsel yapı altında sürdürme girişimi olarak değerlendiriliyor.

Paylaşımlarda “yeniden başlama”, “yola devam etme”, “halkın iradesini koruma” ve “iktidara yürüme” söylemleri öne çıkıyor. Bununla birlikte desteğin yalnızca umutla değil, mevcut siyasal kazanımların kaybedileceği kaygısıyla da beslendiği belirtiliyor.

EN BÜYÜK GERİLİM: CHP’DEN KOPUŞ MU, DEVAM MI?

SAMER’e göre araştırmanın önemli bulgularından biri, Yeni Parti’nin CHP ile kuracağı ilişkinin tartışmanın merkezine yerleşmesi. Bir kesim yeni oluşumu CHP’nin tarihsel mirasının devamı olarak değerlendirirken, diğer kesim CHP’den ayrılmayı doğrudan partiyi bölmek olarak görüyor.

Böylece tartışma yalnızca yeni bir parti kurulması değil, “gerçek CHP kimdir?” sorusuna dönüşüyor. Rapor, parti adı ile siyasal meşruiyetin sosyal medyada birbirinden ayrıştığını vurguluyor.

OYLAR BÖLÜNÜR MÜ?

Araştırmaya göre eleştirel paylaşımlarda en sık dile getirilen kaygı muhalefetin oylarının bölüneceği yönünde. Destek veren kullanıcılar ise asıl bölünmenin CHP’deki meşruiyet krizinden kaynaklandığını, Yeni Parti’nin ise seçilmiş iradeyi yeniden bir araya getirmeyi amaçladığını savunuyor.

Böylece “birlik” kavramı da iki farklı biçimde tanımlanıyor: Bir kesim için birlik CHP çatısı altında kalmak anlamına gelirken, diğer kesim için birlik seçilmiş yönetimin etrafında toplanmak anlamını taşıyor.

BELİRLEYİCİ UNSUR: ÖZGÜR ÖZEL’E GÜVEN

Rapor, sosyal medyada Yeni Parti’ye ilişkin yaklaşımın büyük ölçüde Özgür Özel’e duyulan güven ya da güvensizlik üzerinden şekillendiğini belirtiyor. Destekleyici paylaşımlarda Özel, “baskılara rağmen geri adım atmayan ve yeni bir siyasal yol açan lider” olarak tanımlanırken; eleştirel paylaşımlarda aynı karar, mevcut yönetim başarısızlığının yeni bir isim altında sürdürülmesi olarak yorumlanıyor.

Araştırmada, partinin programı henüz netleşmediği için tartışmaların büyük ölçüde lider odaklı yürüdüğüne vurgu yapıldı.

TARTIŞMALARIN MERKEZİNDEKİ İSİM: KILAÇDAROĞLU

SAMER analizine göre Kemal Kılıçdaroğlu da sosyal medya tartışmalarında sembolik bir aktör olarak öne çıkıyor. Destekleyenler yeni partiyi eski yönetim anlayışından kopuş olarak görürken, eleştirenler oluşumu kişisel iktidar mücadelesinin sonucu olarak değerlendiriyor. Rapor, bu nedenle Yeni Parti’nin kendi programından çok CHP içindeki geçmiş çatışmalar üzerinden konuşulduğunu belirtiyor.

UMUT KADAR GÜVENSİZLİK DE ÖNE ÇIKIYOR

Raporda destekleyici paylaşımlarda “yeniden başlangıç” duygusunun baskın olduğu, kullanıcıların Yeni Parti’yi muhalefetin yeniden toparlanması ve iktidar değişiminin mümkün hale gelmesi açısından “umut verici” gördüğü ifade ediliyor.

Buna karşılık eleştirel paylaşımlarda ise “aynı kadrolarla değişim olmaz”, “yeni tabela eski siyaset” ve “neden güvenelim?” sorularının öne çıktığı aktarılıyor. Araştırma, itirazların büyük bölümünün ideolojik değil güven sorunu etrafında şekillendiğini vurguluyor.

İMAMOĞLU VE YAVAŞ’IN KONUMU

Analize göre Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın yeni oluşumdaki konumu da en çok tartışılan başlıklardan biri oldu. Kullanıcılar, iki ismin partiye katılıp katılmayacağını ve cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinin nasıl şekilleneceğini merak ediyor.

Bu durum, Yeni Parti’nin yalnızca Özgür Özel üzerinden değerlendirilmediğini; güçlü yerel yönetim figürlerinin de partinin geleceğinde belirleyici görüldüğünü ortaya koyuyor.

LOZAN TARİHİ FARKLI HAFIZALARI HAREKETE GEÇİRDİ

SAMER, raporunda Yeni Parti’nin 24 Temmuz’da, Lozan Antlaşması’nın yıl dönümünde kuruluşunu ilan etmesinin sosyal medyada ayrı bir tartışma başlığı oluşturduğunu belirtiyor.

Destekleyenler bunu Cumhuriyet’in kurucu değerlerine yapılan bilinçli bir gönderme olarak değerlendirirken, karşıt paylaşımlarda aynı tarih CHP’nin tarihsel mirasıyla çelişen sembolik bir tercih olarak yorumlandı. Bazı paylaşımlarda ise Lozan’ın yalnızca siyasal iletişim amacıyla kullanıldığı ileri sürüldü.

KÜRT SİYASAL HAFIZASINDA LOZAN ELEŞTİRİSİ

SAMER’in analizinde, Kürt kimliği vurgusuyla yapılan paylaşımların Lozan Antlaşması’nı “ortak bir ulusal zaferden ziyade Kürtlerin siyasal statüsünün tanınmadığı ve tarihsel varlığının görünmezleştirildiği bir dönüm noktası” olarak ele aldığı belirtildi. Rapora göre bu nedenle Yeni Parti’nin kuruluşunu Lozan’ın yıl dönümü olan 24 Temmuz’da ilan etmesi, Cumhuriyetçi seçmene olumlu bir mesaj veren ancak “Kürtlerin tarihsel hafızasını dikkate almayan tek taraflı bir sembolik tercih” olarak değerlendirildi. Analizde, bazı paylaşımların Kürt siyasal hafızasında Lozan’ı tarihsel dışlanma ve kimlik inkarı üzerinden anlamlandırdığı ifade edildi.

Rapora göre söz konusu paylaşımlardaki itiraz yalnızca kuruluş tarihine değil, Yeni Parti’nin nasıl bir “Türkiye” tahayyülü kurduğuna da yöneliyor. Analizde, Lozan’ın yıl dönümünün yanı sıra Hacı Bayram Camii ziyareti, cuma namazı, Anadolu Kulübü’nde yapılan toplantı ve “yola çıkma” söyleminin birlikte değerlendirilerek güçlü bir kuruluş ritüeli oluşturduğu belirtilirken, bu sembolik kurgu içinde Kürtlerin ve Alevilerin nerede durduğunun sorgulandığı aktarıldı.

PARTİ PROGRAMINDA KÜRTLER NEREDE?

SAMER, parti programına ilişkin paylaşımlarda da benzer bir temkinli yaklaşımın öne çıktığını belirtti. Rapora göre, Kürt meselesinin programda yeterince görünür olmadığı, sorunun güvenlik ya da “terör” çerçevesine sıkıştırılabileceği ve tekil bir üst kimlik anlayışının korunacağı yönünde kaygılar dile getirildi. Analizde, Yeni Parti’nin ekonomik eşitsizlikler üzerinden sol-popülist ve kapsayıcı bir ittifak dili kurmaya çalıştığının kabul edildiği, ancak kültürel kimlik ve siyasal tanınma meselelerinde muğlak kaldığının düşünüldüğü ifade edildi.

Rapora göre bu gruptaki paylaşımlar yalnızca kesin bir reddiyeden ibaret değil. Partinin programı, kurucu kadroları ve özellikle Kürt meselesine ilişkin somut politikalarının belirleyici olacağını savunan, bu nedenle “bekleyip görme” yaklaşımını benimseyen paylaşımlar da dikkat çekiyor. Analizde bunun, kuruluş tarihinin incelenen paylaşımlarda güçlü bir olumsuz ilk izlenim yarattığına; ancak gelecekteki siyasal tutumun partinin uygulamaları ve temsil kapasitesine bağlı olarak şekillenebileceğine işaret ettiği değerlendirmesi yapıldı.

SAMER, bu bölümde ulaştığı değerlendirmeler için yöntemsel bir uyarı da yaptı: “’Kürt tabanı’ adıyla ayrılan sınırlı sayıdaki paylaşım, bütün Kürt seçmenlerin tutumu olarak genellenemez. Bu içerikler, daha çok Lozan’ın Kürt siyasal hafızası içinden nasıl eleştirilebildiğini gösteren belirli söylem örnekleri olarak değerlendirilmelidir.”

SONUÇ: KESİN BİR BAŞARI YA DA BAŞARISIZLIK HİKAYESİ DEĞİL

SAMER, araştırmasının sonunda Yeni Parti’nin kamuoyu nezdinde henüz sınırları belirlenmiş bir siyasal aktör olarak görülmediği değerlendirmesini yapıyor.

Rapora göre sosyal medya tartışmaları Yeni Parti’yi “kesin başarı” ya da “kesin başarısızlık” olarak değil; umut ile güvensizlik, yenilenme ile süreklilik ve direnç ile bölünme arasında anlamı hala müzakere edilen yeni bir siyasal ihtimal olarak değerlendiriyor.

Raporun tamamına ulaşmak için buraya tıklayınız.

Benzer Haberler

Cem Küçük soruşturması

Beyaz TV programcısı Tahir Sarıkaya gözaltına alındı

Barzani ile görüşen Şara’dan Kürtçe paylaşım

Mazlum Abdi ve İlham Ahmed, Şam'a gidiyor

Deniz Göktaş’tan ‘kuyu tipi’ cezaevi uyarısı:

Sosyal izolasyonun kalıcı zararlar vermesi kaçınılmaz

Murat Çalık, 500 gündür tutuklu

AYM'ye 'kişi özgürlüğü ve güvenliği ihlali' başvurusu

Yeni Parti Grup Başkanvekili Emir:

Görmediğimiz taslağı destekleyeceğimizi söylememiz akla aykırı

AKP siyasi partileri ziyaret edecek

‘Çerçeve yasa’ Meclis'te AKP'li vekillerin imzasına açıldı

Tarih ve saat açıklandı

Yeni Parti ilk grup toplantısını yapacak