Hürmüz Boğazı’ndaki kısıtlamalar ve arz daralması nedeniyle Brent petrol 107 dolara yaklaştı. Trump ile Xi Jinping’in Pekin görüşmesinde enerji güvenliği gündeme gelirken, piyasada arz açığının süreceği belirtiliyor.
HABER MERKEZİ – Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin kısıtlanması ve diplomatik girişimlerden sonuç alınamaması petrol fiyatlarını yükseltmeye devam ediyor. Uluslararası piyasalarda Brent petrolün varil fiyatı 107 dolara yaklaşırken, Batı Teksas tipi ham petrol 102 doların üzerine çıktı.
Enerji fiyatları haftalık bazda yaklaşık yüzde 6 değer kazanırken, piyasalarda İran savaşı ve bölgedeki deniz trafiğindeki aksamaların etkisi hissediliyor.
Piyasalardaki arz daralmasının merkezinde yer alan Hürmüz Boğazı’nda tanker geçişleri sınırlı düzeyde sürüyor. İran Devrim Muhafızları, çarşamba akşamından bu yana boğazdan 30 geminin geçtiğini açıkladı. Ancak bu sayı, çatışma öncesindeki günlük yaklaşık 140 gemilik ortalamanın oldukça altında kaldı. Perşembe günü bir ticari geminin İran sularına çekildiği yönündeki haberler ise bölgedeki risk algısını artırdı. Gelişmenin ardından sigorta maliyetlerinin yükseldiği belirtildi.
TRUMP VE XI GÖRÜŞMESİNDE ENERJİ GÜVENLİĞİ
ABD Başkanı Donald Trump ile Çin lideri Xi Jinping’in Pekin’de gerçekleştirdiği görüşmede Orta Doğu’daki kriz ve enerji güvenliği başlıkları öne çıktı. Trump, Xi Jinping’in savaşın sona ermesini istediğini ve ABD’den daha fazla petrol alma fikrine olumlu yaklaştığını söyledi. Beyaz Saray açıklamasında iki liderin Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması konusunda ortak görüşte olduğu belirtildi. Çin tarafı ise resmi açıklamalarında enerji başlığına yer vermedi.
ARZ AÇIĞI UYARISI
Uluslararası Enerji Ajansı’nın yayımladığı son raporda, petrol piyasasının ekim ayına kadar ciddi bir arz açığıyla karşı karşıya kalabileceği belirtildi.
Raporda, çatışmaların gelecek ay sona ermesi halinde bile küresel petrol stoklarındaki düşüşün süreceği ifade edildi. Petrol fiyatlarındaki yükselişin küresel enflasyon baskısını artırdığı, özellikle ABD’de kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde ekonomik belirsizlikleri derinleştirdiği değerlendiriliyor.







