Varto’ta en az 16 köyü etkileyecek jeotermal enerji santrali projesine karşı başlatılan nöbet 20 günü geride bıraktı. DEM Parti Ekoloji Komisyonu Sözcüsü Melis Tantan, “Bugün bunları durdurmazsak ne üzerinde yaşayabileceğimiz bir toprak ne içebileceğimiz bir su kalacak” dedi.
HABER MERKEZİ – Türkiye’de Temmuz 2025’te Meclis’ten geçen “İklim Kanunu”nun ardından en az 40 ilde 104 maden arama ruhsatı verildi. Maden arama izni verilen yerlerden biri de Muş’un Varto ilçesi. Varto’da en az 16 köyü etkileyecek jeotermal enerji santrali için Xwarik köyünde (Çalıdere) sondaj yapılmak isteniyor.
Amerika merkezli IGNIS H2 Anonim Şirketi tarafından planlanan jeotermal enerji santrali (JES) projesi, bölgenin temel geçim kaynağı olan hayvancılık ve tarıma yönelik büyük tehdit oluşturuyor. Projenin etkileyeceği en az 16 köyde ise Alevi yurttaşların çok sayıda ziyaretgahı bulunuyor.
Bölgede yaşayanlar projenin yürütmesinin durdurulması talebiyle 9 Nisan’da Bingöl İdare Mahkemesi’ne başvurdu. Projenin hukuki süreci devam ederken, Xwarik köyünde başlatılan çadır nöbeti ise 20’nci gününü geride bıraktı.
İNSANSIZLAŞTIRMA POLİTİKASI
Nöbet eylemine dayanışma ziyaretinde bulunan DEM Parti Ekoloji Komisyonu Eşsözcüsü Melis Tantan Mezopotamya Ajansı’na konuştu.
Projelerin, “güvenlikçi politikaların” devamı olarak ele alınabileceğine dikkat çeken Melis Tantan, “90’lardan sonra köylerine geri dönen insanların, ekokırım projeleriyle birlikte köylerini terk etmek zorunda kalmasıyla yüz yüzeyiz” dedi. Varto’da yeni bir insansızlaştırma politikasının hayata geçirildiğini belirten Melis Tantan, 90’lardaki baraj, orman ve köy yakma siyasetinin devasa maden ve enerji projelerine dönüştüğünü dile getirdi.
Tantan, “Burada bir yaşam savunusu veriliyor. Varto’nun gençleri, yurttaşları çok uzun zamandır burada yaşamıyorlar. Diasporada yaşıyorlar. Türkiye’nin farklı şehirlerinde yaşıyorlar. Burada kalanlara da ‘Siz de artık buradan çıkın’ deniyor. Burada ‘istihdam yaratacağız’ diye sunuyorlar ama GAP ve DAP projelerinden bildiğimiz gibi bu projelerin hiçbiri ne istihdam yaratıyor ne de kalkınma. Anca yıkım getiriyor. Buradaki JES, buranın köylerini yok edecek özellikte. Çünkü yeraltı sularını, havayı zehirleyecek. Buradaki insanların meralarına el koyacak. Daha önce Ege bölgelerine yaşadık. Oradaki insanlar JES’lere direndiler. Bu uğurda hayatlarını kaybettiler. Şuan orada çoğu insan kanserle boğuşuyor. Hava kalitesi halk sağlığı açısından korkunç durumda. Varto’da bunu yapmak istiyorlar” diye konuştu.
‘PROJELERİN BİR AN ÖNCE DURDURULMASI GEREKİYOR’
Vartoluların projeye karşı ses çıkardığını söyleyen Melis Tantan, “Bu projeler bu dönemde daha da artma riski taşıyor. Kömür, termik projeleri gibi Kürdistan’ın havasını, doğasını bozan işleyişte olan projelerin bir an önce durdurulması gerekiyor. Kürdistan’ın yarını açısından da bu projelerin durdurulması çok önemli. Bugün bunları durdurmazsak ne üzerinde yaşayabileceğimiz bir toprak ne içebileceğimiz bir su kalacak” dedi.







