Zirvede, Hollanda’nın Belçika ve Birleşik Krallık ile 3 milyar euronun üzerinde değere sahip ortak savunma projelerini açıklaması bekleniyor.
HABER MERKEZİ- NATO liderleri, Ankara’da düzenlenen zirvede savunma sanayisine yönelik milyarlarca dolarlık yeni projeleri duyurmaya hazırlanıyor. Zirvede açıklanacak anlaşmaların, Avrupa’nın savunma kapasitesini güçlendirmeyi ve müttefikler arasındaki ortak üretim ile teknoloji iş birliklerini artırmayı hedeflediği belirtiliyor.
T24’ün Reuters’tan aktardığı bilgilere göre, NATO Savunma Sanayi Forumu kapsamında açıklanacak projelerin ayrıntıları zirve öncesinde paylaşılmadı. Ancak diplomatik kaynaklar, duyurulacak anlaşmaların toplam büyüklüğünün on milyarlarca dolara ulaşacağını ifade ediyor. Paketlerin, Avrupa’nın savunma üretimini hızlandırmaya yönelik uzun vadeli stratejisinin bir parçası olduğu değerlendiriliyor.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Avrupa ülkeleri ile Kanada’nın savunma harcamalarının 2025 yılında yüzde 20 artarak 570 milyar doların üzerine çıktığını söyledi. Rutte, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik işgalinin ardından Avrupa’nın güvenlik ortamının değiştiğini, bu nedenle müttefiklerin savunma yatırımlarını artırma yoluna gittiğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen zirve, ABD Başkanı Donald Trump’ın NATO üyelerinin savunmaya yeterli kaynak ayırmadığı yönündeki eleştirilerinin gölgesinde yapılıyor. Avrupalı müttefikler ise artan savunma harcamalarıyla hem Washington’a verdikleri taahhütleri yerine getirdiklerini göstermeyi hem de ittifak içindeki dayanışma mesajını güçlendirmeyi amaçlıyor.
Zirvede açıklanması beklenen projeler arasında Hollanda’nın Belçika ve Birleşik Krallık ile 3 milyar euronun üzerinde değere sahip ortak savunma yatırımları bulunuyor. Ayrıca NATO’nun uzun süredir kullandığı AWACS erken ihbar uçaklarının, İsveç merkezli Saab’ın geliştirdiği GlobalEye hava gözetleme platformlarıyla değiştirilmesine yönelik planların da duyurulması bekleniyor.
NATO yetkilileri, yeni yatırım ve ortaklıkların yalnızca mevcut güvenlik risklerine karşı caydırıcılığı artırmayı değil, aynı zamanda Avrupa savunma sanayisinin üretim kapasitesini geliştirmeyi ve müttefikler arasındaki teknolojik iş birliğini derinleştirmeyi amaçladığını belirtiyor.







