BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Kara listede ve sicili oldukça kabarık bir gemi:

Altura'yı kim vurdu?

Kara listede ve sicili oldukça kabarık bir gemi:

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

Ukrayna da vurmuş olabilirdi Altura’yı. ABD tarafından verilmiş silahlı insansız deniz araçlarını kullanıyordu bir süredir. Ancak Altura hem ABD hem de Avrupa Birliği tarafından kara listede olan bir gemiydi. Mürettebatı ve adı Türk, bayrağı Sierra Leone, patronu Panamalıydı. Patron İran’la bağlantılıydı: Öldürülen Ali Şeyhani’nin oğlu üzerinden İran Devrim Muhafızlarıyla da. Peki sicili bir hayli kabarık olan Altura’yı kim vurdu?

Güler YILDIZ

22 Mart’ta, Rusya’nın Novorossiysk limanından ayrılan ve ham petrol taşıyan Altura adlı tanker Karadeniz’e açıldı. Yaklaşık 140 bin ton Ural petrolü yüklü gemi, İstanbul Boğazı yönüne doğru ilerliyordu. Gemi, Türk bir şirket tarafından işletiliyor ve Sierra Leone bayrağı taşıyordu. Varacağı yer ise Liverpool’dü.

25 Mart günü geminin seyri sırasında olağan dışı hareketler tespit edildi. AIS verilerine göre tanker sürüklenmeye başladı ve kısa süre sonra kontrol dışı durum sinyali verdi. Aynı gece ilerleyen saatlerde gemide bir patlama meydana geldi. İlk raporlara göre saldırı, İstanbul Boğazı’nın yaklaşık 25–30 kilometre açığında, Karadeniz’de gerçekleşti.

Patlamanın özellikle geminin makine dairesi bölümünde yoğunlaştığı, köprü üstü ve güvertede de hasar oluştuğu bildirildi. Su girişinin başladığı ve geminin kısmen işlevsiz hale geldiği açıklandı. Olay sonrası bölgeye acil müdahale ve kurtarma ekipleri gönderdi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Özellikle makine dairesinin hedef alındığını düşünüyoruz. Bunun dron saldırısı değil insansız deniz aracı ile yapıldığını düşünüyoruz. Teknik ekiplerimiz olay yerine yönlendirildi. Dış kaynaklı bir patlama, özellikle makine dairesine gemiyi devre dışı bırakma amaçlı bilerek yapılan bir saldırı. Türk işletenli, sahibini bilmiyoruz. Mürettebatın tamamı Türk 27 personelin sağlık problemi yok, yaralanma yok” dedi.

×KAMİKAZE TİPİ İNSANSIZ DENİZ ARACI MI VURDU?
MKE’nin Pirana adlı deniz aracı

Bu olay, Karadeniz’de Ukrayna savaşının yol açtığı deniz güvenliği sorunlarının devam ettiği bir dönemde gerçekleşti. Son iki yıl içinde hem ticari gemiler hem de enerji taşımacılığı yapan tankerler bölgede farklı saldırılara veya riskli olaylara maruz kalmıştı. Ukrayna’nın Rusya’nın petrol ihracat kapasitesine ciddi zarar verdiği, Karadeniz’in ise giderek aktif bir çatışma alanına dönüştüğü uluslararası analizlerde yer alıyor.

Aynı dönemde başka bir gelişme de gündeme geldi: Ukrayna’nın daha önce ABD menşeli AEGIR tipi insansız deniz araçlarını Rusya’ya karşı kullandığı ve bu araçlardan bazılarının sürüklenerek Türkiye kıyılarına ulaştığı raporlandı.  21 Mart’ta Ordu’nun Ünye ilçesi sahilinde yaklaşık 2 ton mühimmat taşıdığı belirlenen insansız deniz aracı karaya vurmuştu.

Benzer nitelikteki kamikaze üretimi Makine Kimya Endüstrisi’nin de envanterlerinde var. Pirana adlı insansız deniz aracının 100 kiloya yakın patlayıcı taşıyabileceği belirtiliyor. 

Öte yandan Avrupa ve Yunanistan kaynaklı haberlerde de Karadeniz’de benzer saldırıların yaşandığı, özellikle Rus petrol taşımacılığıyla bağlantılı gemilerin hedef alındığı bildirildi. Bazı olaylarda gemilerin hasar aldığı ancak yolculuğa devam edebildiği ifade edildi.

23 Mart’ta ise Yunan basını Türkiye savunma envanterlerine giren bu yeni nesil insansız deniz araçlarına dair haberlere yer verdi. Pirana’ların test aşamasından geçtiği, denizdeki asimetrik savaş kabiliyetlerini güçlendireceğine dikkat çekilen haberlerde, Pirana’nın sahip olduğu özellikler şöyle sıralanıyor:

Harp Başlığı: 100 kilogram ağırlığında patlayıcı kapasitesi, uydu üzerinden sınırsız menzilde operasyon kabiliyeti, su jeti itki sistemli dizel motoruyla 50+ knots (yaklaşık 92 km/s) seyir hızına ulaşabiliyor. 65 kg’lık (yaklaşık 143 lb) harp başlığı; 50 kg yüksek patlayıcılı yük ve 15 kg ön delici yapıdan oluşuyor. Karıştırmaya karşı dayanıklı CRPA destekli GNSS seyir sistemleri, gelişmiş elektro-optik kameralar ve görev bilgisayarı ile donatıldı.

BEŞİKTAŞ DARDANELLES, KAYSERİ VE ALTURA: ADI DEĞİŞSE DE SİCİLİ DEĞİŞMEDİ

Opensansanctions aslı siteye göre Altura adlı gemiye Avrupa Birliği 24 Ekim 2025’ten itibaren yaptırım uygulamaya başladı. AB yaptırımlarının ardından Altura’nın isim, bayrak ve yönetim yapısını değiştirildi.

Haberdenizde’nin haberine göre, saldırıya uğrayan tankerin geçmişteki isim ve mülkiyet değişiklikleri dikkat çekiyor. Daha önce Beşiktaş Denizcilik bünyesinde “Beşiktaş Dardanelles” adıyla hizmet veren tanker, Mayıs 2024’te Panama merkezli Kayseri Shipping tarafından satın alınarak “Kayseri” adını aldı. Gemi son olarak Kasım 2025’te İstanbul merkezli Pergamon Denizcilik’e geçerek “Altura” ismini aldı.

G7 ülkeleri ve Avrupa Birliği’nin Rus petrolü ve petrol ürünlerine yönelik ambargo ile fiyat tavanı uyguladığı dönemde Altura adlı tankerin Rusya çıkışlı petrol ihracatında aktif rol oynadığı belirtiliyor. Söz konusu gemi Ocak 2024 – Temmuz 2025 arasında yaklaşık 6 milyon varil Rus petrolü taşıdığı kaydedildi.

Verilere göre tanker, 19 Ağustos 2025’te Novorossiysk Limanı’ndaki Sheskharis terminalinden yaklaşık 140 bin metrik ton ham petrol yükleyerek ayrıldı ve bu yükü Hindistan’a teslim etti. Sevkiyatta gönderici taraf yaptırım listesinde bulunan PJSC Rosneft Oil Company, kiracı ise Rus petrolünün en büyük alıcılarından biri olan Hindistan merkezli Reliance.

×ABD, İran’ın enerji ticareti ve nakliye ağına karşı son eylemin bir parçası olarak 8 Hint şirketi, 5 Hint vatandaşına da yaptırım uygulanması kararı aldı.

1 Ekim 2025’te ise gemi yine Novorossiysk’ten bu kez yaklaşık 100 bin metrik ton ham petrol ile ayrılarak Gürcistan’ın Kulevi limanındaki yeni bir rafineriye teslimat gerçekleştirdi. Bu sevkiyatın göndericisi de PJSC Russneft Oil Company’di.

Mayıs 2024 ile Kasım 2025 arasında geminin, Panama merkezli Kayseri Shipping S.A. mülkiyetinde olduğu, şirketin kurucusunun ise Hector Varela De Leon olduğu aktarıldı. De Leon’un 30 Temmuz 2025’te ABD tarafından, İran ekonomisinin petrol sektöründeki faaliyetleri nedeniyle yaptırım listesine alındığı bildirildi.

Ali Şamhani ve oğlu Muhammed Hüseyin Şamhani

Ayrıca De Leon’un, İran Yüksek Lideri’nin baş siyasi danışmanı Ali Şamhani’nin oğlu Muhammed Hüseyin Şamhani ile bağlantılı olduğu öne sürülen geniş bir denizcilik ağıyla ilişkilendirildiği; bu ağın İran ve Rus petrol satışlarından elde edilen milyarlarca doları yöneten paravan şirketlerden oluştuğu iddia edildi. Petrolün büyük bölümünün Çin’e satıldığı belirtildi.

19 Kasım 2025’te tanker, 25 Haziran 2025’te kurulan Türkiye merkezli Pergamon Denizcilik İşletmeleri A.Ş. yönetimine devredildi. Aynı dönemde, IMO 9292199 numaralı gemi ile birlikte, yaptırım kapsamındaki IMO 9290373 numaralı ve Hector Varela De Leon bağlantılı başka bir tanker de aynı şirkete geçti.

Altura’ya 13 Aralık 2025’te İsviçre ve Ukrayna tarafından, 24 Şubat 2026’da ise Birleşik Krallık tarafından yaptırım uygulandığı bildirildi.

İRAN-PANAMA: OĞUL ŞAMHANİ VE DE LEON BAĞLANTISI

Centro America adlı bir haber sitesi, yaptırımların, Muhammed Hüseyin Şamhani liderliğindeki bir deniz taşımacılığı ağına odaklandığını paylaşıyor. Bu ağın, Panama’da kurulan şirketler aracılığıyla İran ve Rus petrolünün uluslararası taşımacılığını gizlediği ve büyük ölçekli kara para aklama faaliyetleri yürüttüğü belirtiliyor.

Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), bu kapsamda 50’den fazla kişi ve kurumu yaptırım listesine aldı ve 50’den fazla gemiyi bu yapı ile bağlantılı olarak tespit etti. ABD Hazine Bakanlığı’na göre söz konusu ağ, İran yönetimine on milyarlarca dolar kazanç sağladı.

Bu yapı, sahte şirketler, yabancı pasaportlar ve vergi cennetlerinde kurulan paravan firmalar üzerinden faaliyet yürütüyor. Panama da bu ağın önemli merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Amaç, uluslararası ekonomik yaptırımları aşmak.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, “Şamhani ailesinin denizcilik imparatorluğu, İran rejimi elitlerinin siyasi güçlerini tehlikeli faaliyetleri finanse etmek için nasıl kullandığını gösteriyor” dedi.

Şebeke içinde Panama vatandaşı Héctor Varela de León’un rolü dikkat çekiyor. Varela, İran Devrim Muhafızları ile bağlantılı petrol taşımacılığını kolaylaştıran Panama merkezli GMCG Holding Corp adlı şirketin yöneticisi.

De León’un gemisi Feng Tai

Ayrıca Varela’nın, 2024 yılında İran petrolü taşıdığı için yaptırıma uğrayan FENG TAI gemisini yöneten bir paravan şirketle de bağlantılı olduğu ifade ediliyor. Bu geminin, İran Devrim Muhafızları’nın Kudüs Gücü (IRGC-QF) adına faaliyet yürüttüğü aktarılıyor.

Panama’da kayıtlı GMCG Holding Corp, Şamhani’nin yasa dışı petrol operasyonlarına maddi destek sağladığı gerekçesiyle yaptırım listesine alındı. Bu durum, Panama’nın Marshall Adaları, Birleşik Arap Emirlikleri ve Türkiye gibi diğer bölgelerle birlikte finansal kaçınma ağında önemli bir rol oynadığını ortaya koyuyor.

OFAC’a göre bu ağ; takma isimler, paravan şirketler ve gemilerin bayrak ile yönetim bilgilerinin sürekli değiştirilmesi gibi yöntemlerle gerçek sahiplik yapısını ve yüklerin kaynağını gizliyor. Yaptırım kapsamına alınan gemiler arasında Panama bayraklı OMNI ve yine Panama’da kayıtlı AETHER de bulunuyor.

Ağın yalnızca petrol taşımacılığıyla sınırlı olmadığı, aynı zamanda İran’dan Rusya’ya füze ve insansız hava aracı parçalarının sevkiyatında da rol oynadığı öne sürülüyor. Bu faaliyetlerden elde edilen gelirlerin ise Milavous Group Ltd, Nest Wise Petroleum ve Ocean Leonid Investments gibi şirketler üzerinden dolaşıma sokulduğu belirtiliyor.

HÜSEYİN MUHAMMED ŞAMHANİ VE MÜSTEAR ADLARI: HECTOR, HUGO, SAMİ

Yaptırımların odağındaki isimlerden Hector Varela de Leon Panama vatandaşı. Ancak ismi aradığınızda ne bir hayat hikayesi ne de fotoğrafı karşınıza çıkıyor. Ancak Organize Suç ve Yolsuzluk Raporlama Projesi’nin (OCCRP) 2024 yılındaki bir raporunda Hossein Shamkhani ve kardeşi Abolfazl’ın Dominik pasaportlarındaki takma isimlerle (Hugo ve Sami Hayek) Dubai’de 29 milyon dolarlık bir gayrimenkule sahip olduklarını ortaya koydu.

OFAC da Şamhani kardeşlerin çok sayıda yabancı pasaport ve isimleri olduğunu raporladı: “Bu pasaportlar, yurtdışında iş yürütürken İran ile bağlantılarını gizleyerek fark edilmeden seyahat etmelerine ve planlarını ilerletmelerine olanak tanıyor.”

Bloomberg, Şamhani’nin Milavous’taki rolü sayesinde İran ve Rus petrolü ile petrol ürünlerinin satışından milyarlarca dolar elde edildiğini aktarıyor. Dubai’de ve uluslararası ticaret çevrelerinde Şamhani’nin gerçek kimliği çok bilinmezken, çoğu kişi onu “Hector” adıyla tanıyor. Daha az sayıda kişi ise onun geniş etkisinin farkında.

Şamhani kardeşlerin “Hayek” takma adlarını kullanımı yalnızca kişisel gayrimenkullerle sınırlı kalmadı.

Ebulfazl’ın kullandığı “Sami Hayek” ismi, Avrupa’daki şirket kayıtlarında da yer alıyor. Kasım 2024 tarihli Kıbrıs şirket belgelerine göre, Dominik pasaportu ve Dubai’deki Golf Place villasını ikamet adresi olarak göstererek, Kıbrıs merkezli “alternatif yatırım fonu” Saleya Fund RAIF LP’de sınırlı ortak olarak kaydoldu. Fonun faaliyetlerine dair kamuya açık bir bilgi bulunmuyor ve henüz Kıbrıs’ta mali tablo sunmuş değil.

Kardeşlerin Dominik kimlikleri, ABD yaptırımlarını ihlal ederek Rusya ve İran petrolünün taşınmasına yardımcı olduğu gerekçesiyle yaptırıma uğrayan bir şirketin kayıtlarında da yer alıyor.

Şirket belgelerine göre “Hugo” ve “Sami Hayek”, 2021 yılında kurulan Türk şirketi Green Energy Chemicals Enerji Kimyasalları Sanayi Ticaret A.Ş.’nin kurucu ortakları arasında bulunuyordu. Kayıtlar, kardeşlerin Kasım 2023’te hisselerini Dubai merkezli Milavous Group Ltd’ye devrettiğini gösteriyor.

Solda: 2015 yılında Hindistan’ın ticari yayını Daily Shipping Times’tan çıkan bir makale, Abolfazl Şamhani (sağdan ikinci) – “Hassan Şamhani” adıyla – kardeşi Hüseyin Şamhani (en solda) ile birlikte gösteriliyor. Sağda: Abolfazl Şamhani’nin 2006-07 yıllığında Beyrut’taki Lübnan Amerikan Üniversitesi için çekilen fotoğrafı, kardeşler burada diploma aldılar.

Temmuz 2025’te ABD Hazine Bakanlığı’na bağlı OFAC, söz konusu Türk şirketi ile Milavous Group’u yaptırım listesine aldı. OFAC, ana şirketin Hüseyin Şamhani’nin “İran petrol ve gaz satışlarını organize etmesine, gelirleri aklamasına” ve “satılan petrolün İran ve Rusya kökenini gizlemesine” yardımcı olduğunu öne sürdü.

AB de benzer gerekçelerle Milavous Group’a yaptırım uygularken, Birleşik Krallık şirketi İranlı petrol zenginiyle bağlantıları nedeniyle yaptırım listesine aldı.

Mart ayında ABD’li savcılar, sivil müsadere davalarında daha doğrudan bir suçlama yönelterek Milavous Group’u “Şamhani bağlantılı birçok şirket için fiili holding veya yönetim şirketi” olarak tanımladı.

İnTitir’in, Arshe Online’a dayandırdığı habere göre Ali Şamhani’nin büyük oğlu olan Hüseyin Şamhani, Dubai merkezli Milavous şirketinin yöneticisi ve bu konumu sayesinde şirketin İran ve Rus petrol ticaretinden büyük kazançlar sağladığı belirtiliyor. İki yıl önce Milavous Group Ltd. adlı şirket, Dubai’nin en lüks kulelerinden birinde ofis kiraladığında pek tanınmıyordu; ancak kısa sürede küresel enerji piyasasında güçlü bir konuma ulaştı.

Sonuç olarak Altura olayı, sadece tek bir gemi saldırısı değil; Karadeniz’de süregelen savaşın, enerji hatları üzerindeki küresel rekabetin ve deniz ticaretinde artan güvenlik risklerinin birleştiği daha geniş bir tablo içinde değerlendiriliyor.

Benzer Haberler

Onlarca kişi yaralandı

Kütahya'da yolcu otobüsü devrildi

AKP önergesi kabul edildi

Meclis'in çalışma süresi uzatıldı

Hewlêr’e bir kez daha saldırı

4'ten fazla İHA düşürüldü

Gerekçe: Sosyal medya paylaşımları

DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ gözaltına alındı

Yeni partide kimler yer alacak?

84 milletvekilinin ismi konuşuluyor

Kurtulmuş’un ‘çerçeve yasa’ mesaisi sürüyor

Bahçeli, Hatimoğulları, Bakırhan ve Ekmen'e ziyaret

‘Vakti gelmiş bir veda’ dedi

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz