İsviçre’de yapılan bir araştırma, Mart ayında sıkça dile getirilen “bahar yorgunluğu”nun bilimsel bir temeli olmadığını ortaya koydu. Basel Üniversitesi’nin çalışmasına göre, insanların bu dönemde kendilerini daha yorgun hissetmesi büyük ölçüde “alışkanlık” ve “beklentiyle” ilgili olabileceğini dile getirildi.
HABER MERKEZİ – İsviçre’deki Basel Üniversitesi bünyesinde yürütülen araştırmada, insanların ilkbaharda gerçekten daha yorgun olup olmadığı incelendi. Araştırmacılar, yıl boyunca 400’den fazla katılımcıyla düzenli çevrim içi anketler yaparak uyku süresi, uyku kalitesi ve hissedilen yorgunluk düzeyi gibi verileri değerlendirdi. Analiz sonuçları, ilkbaharda yorgunluğun sistematik olarak arttığını gösteren bir bulguya ulaşılmadığını ortaya koydu.
YORGUNLUK YIL BOYUNCA DALGALANIYOR
Araştırmanın başında katılımcıların yaklaşık yarısının bahar aylarında daha yorgun olduklarını düşündüklerini ifade etti. Ancak verilerin ayrıntılı incelenmesi, yorgunluk hissinin belirli bir mevsime özgü olmadığı kaydedildi. Araştırmacılara göre, yorgunluğun bireysel bir deneyim olduğunu ve yıl boyunca farklı dönemlerde de ortaya çıkabildiğine dikkat çekildi.
KÜLTÜREL BİR ‘ALGI’ OLABİLİR
Araştırmacılar, “bahar yorgunluğu” kavramının özellikle Almanca konuşulan ülkelerde yaygın bir kültürel algı olabileceğini belirtiyor. Bu nedenle insanlar ilkbaharda kendilerini daha dikkatli gözlemleyerek, yorgunluk hissini bu kavramla ilişkilendirdiği kaydedildi. Çalışmanın sonuçları, bahar yorgunluğunun biyolojik bir sendromdan çok kültürel bir beklenti olabileceğine işaret edildi.







