BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

İsveç, Afgan sığınmacıları çıkmaza sürüklüyor:

Avrupa'da yeniden göç yollarına düştüler

İsveç, Afgan sığınmacıları çıkmaza sürüklüyor:

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

Yıllarca İsveç’te yaşayan binlerce Afgan sığınmacı hala kalıcı oturum alamadı. Bazıları on yılın ardından Fransa ve Almanya’da yeniden şans ararken, AB’nin Taliban’la geri gönderme görüşmeleri yapma ihtimali endişeleri artırıyor.

HABER MERKEZİ – İsveç’e 2015 yılında, çoğu çocuk yaşta gelen binlerce Afgan sığınmacı için beklenen gelecek bir türlü gelmedi. Aradan geçen yıllara rağmen ne kalıcı oturum hakkı elde edebildiler ne de belirsizlikten kurtulabildiler. Birçoğu şimdi Fransa ve Almanya gibi ülkelere giderek hayatlarına yeniden başlamaya çalışıyor.

Afgan mülteci hakları savunucuları, İsveç’in son yıllarda giderek sertleşen göç politikalarının özellikle Afganları çıkmaza sürüklediğini söylüyor. Daha önce mülteciler için Avrupa’nın en açık ülkelerinden biri olarak görülen İsveç’te, kalıcı oturum uygulamasının kaldırılması ve sıkılaşan iltica kuralları nedeniyle çok sayıda kişi yıllardır geçici izinlerle yaşamaya çalışıyor.

2015’te ülkeye gelen Afganlardan Erfan da bu isimlerden biri. Mediapart‘ta Nejma Brahim imzasıyla yayımlanan özel haberde, uzun süre oturum izni alamadan yaşayan Erfan, birçok arkadaşının eğitimini, işini ve evini kaybettiğini anlatıyor. Bazılarının ise çareyi ülkeyi terk etmekte bulduğunu söylüyor.

İsveç’teki sivil toplum kuruluşları, son bir yılda özellikle Fransa’ya yönelen Afganların sayısında artış yaşandığını belirtiyor. Bazıları Dublin kuralları nedeniyle yeniden İsveç’e gönderilse de, birçok kişi başka Avrupa ülkelerinde iltica hakkı elde etme umudunu sürdürüyor.

AVRUPA’NIN  DÜŞÜNDÜREN TALİBAN HASSASİYETİ 

Tepkilerin odağında yalnızca İsveç’in iç politikaları yok.

Avrupa Birliği’nin düzensiz göçle mücadele kapsamında Taliban temsilcileriyle geri dönüşleri görüşebileceği yönündeki tartışmalar da genç Afganlar için yeni bir darbe demek.

Şu an için İsveç, Afganları Afganistan’a geri göndermiyor. Ancak ülkeden ayrılmak zorunda bırakan kararlarda (OQTF benzeri uygulamalar) onları Afganistan’a geri dönmeye fiilen teşvik etmeyi benimsiyor. Bu kararlardan birinde şöyle yazıyor: “Afganistan’a gittiğinizde sınır dışı etme gerçekleşecektir.”

İsveç ayrıca, Avrupa Komisyonu’nun, artık ülkede görmek istemediği Afgan sürgünlerin geri dönüşünü görüşmek için Talibanları davet etmeyi amaçlayan bir girişimine de katıldı.

Tanınmayan devletlerin temsilcileriyle (Afganistan dahil) iş birliği yapma olasılığı, düzensiz durumda bulunan kişilerin sınır dışı edilmesini öngören ve Avrupa genelinde oylanan “Geri dönüş” metnine ilişkin müzakerelerin merkezinde yer aldı.

Mediapart’tan Nejma Brahim’e konuşan İsveç Parlamentosu’nda Sol Parti milletvekili Tony Haddou, hükümeti “göç politikalarını sınır dışı etme politikalarıyla değiştirmekle” ve “ne insan haklarına ne de sığınma hakkına saygı göstermekle” eleştiriyor. Somali ile insanları oraya geri göndermek için bir anlaşma yaptığını, aynı şekilde Suriye ile de benzer bir anlaşma bulunduğunu hatırlatıyor ve Talibanlarla ilgili açıklamadan dolayı “dünyanın en büyük terör örgütlerinden biri” olarak nitelendirdiği bu yapıya yönelik yaklaşımı iğrenç bulduğunu söylüyor.

Haddou’ya göre kamuoyunun önemli bir bölümü de özellikle yıllardır ülkede yaşayan genç Afganların durumundan rahatsız.

Buna karşın bazı hukukçular, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin mart ayında verdiği ve bir Afgan sığınmacının sınır dışı edilmemesi gerektiğine hükmeden kararın yeni bir emsal oluşturabileceğini düşünüyor.

Ancak Stockholm yakınlarındaki geçici barınma merkezlerinde yaşayan birçok Afgan için umut giderek azalıyor.

Yıllardır İsveç’te olduklarını hatırlatan Erfan’ın sözleri, yaşadıkları hayal kırıklığını özetliyor:

“On yıldan fazla zamandır buradayız. Hala evraklarımız eksik. Oysa artık bu ülkenin bir parçası olmamız gerekirdi.”

×

NE OLMUŞTU?

2015 yılında, özellikle Suriye’deki savaşın etkisiyle Avrupa’ya yönelik büyük göç dalgasının bir parçası olarak İsveç’e 163.000’den fazla kişi sığınma başvurusunda bulundu. Bu sayı, 2014 yılına kıyasla başvuruların iki katına çıkmasına yol açtı.

Aynı yıl İsveç Göç Ajansı, reşit olmayan ve Afganistan vatandaşı 23.480 sığınmacı kaydetti. Bunun temel nedeni Afganistan’daki güvenlik durumunun kötüleşmesi ve Taliban’ın yeniden güç kazanmasıyla birlikte artan şiddet ve istikrarsızlıktı. Savaş, saldırılar ve siyasi belirsizlik özellikle gençler ve aileler için ülkeyi yaşanamaz hale getirdi.

Başvuranların büyük çoğunluğunu ergen erkekler oluştururken, yalnızca 674’ü kız çocuklarından oluşuyordu. Bu yüksek sayı, İsveç’in göçmenler arasında sahip olduğu görece “güvenli ve hukuki açıdan öngörülebilir” sığınma sistemi algısıyla ilişkilendirildi.

Ayrıca Afganistan dışında, özellikle İran ve Pakistan’da yaşayan birçok Afgan mülteci de artan baskılar ve kötü yaşam koşulları nedeniyle Avrupa’ya yöneldi.

İsveç’in göçmenlere yönelik görece güvenli ve istikrarlı sığınma sistemi, eğitim ve yaşam koşullarına dair olumlu algısı da ülkenin tercih edilmesinde etkili oldu. 2015’te Avrupa’daki göç rotalarının açılması ve kaçakçılık ağlarının güçlenmesi de bu hareketi kolaylaştırdı.

AVRUPA TALİBAN İLE ANLAŞMA MASASINDA

Ekim 2016’da Avrupa Birliği ile Afganistan arasında “Ortak İleriye Dönüş Yolu” adlı bir anlaşmaya varıldı. Anlaşma, Afganistan’ın sınır dışı edilen vatandaşlarını kabul etmeyi taahhüt etmesini öngörüyordu. Görüşmeler sırasında AB’nin, Afganistan’dan on binlerce geri kabul talebinde bulunduğu belirtildi.

Aynı dönemde İsveç ile Afganistan arasında da ikili bir geri kabul anlaşması imzalandı. İsveçli yetkililer anlaşmayı “önemli bir başarı” olarak değerlendirirken, düzenleme sonucunda binlerce Afgan’ın ülkesine geri gönderildiği ifade edildi.

Ancak anlaşma insan hakları örgütleri tarafından eleştirildi. Çeşitli sivil toplum kuruluşları, Afganistan’daki güvenlik durumunun kırılgan olduğunu ve kitlesel geri dönüşlerin ülkedeki istikrarsızlığı daha da artırabileceğini savundu.

Ekim 2023’te Avrupa Konseyi, Afganistan’daki insani krize ilişkin bir karar kabul ederek, zorunlu sınır dışı işlemlerinin yapılmaması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, uluslararası koruma verilmeyen Afganların, bulundukları ülkede başka yasal kalış imkanlarına sahip olmaları gerektiği ifade edildi.

Benzer Haberler

Hewlêr’e bir kez daha saldırı

4'ten fazla İHA düşürüldü

Gerekçe: Sosyal medya paylaşımları

DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ gözaltına alındı

Maraş’taki okul saldırısı soruşturması

Baba 'olası kastla öldürme’den yargılanacak

‘Savcılar hangi eylemi terör sayacak?’

175 yerde ‘terör bürosu’ kurulacak

Yeni partide kimler yer alacak?

84 milletvekilinin ismi konuşuluyor

Kurtulmuş’un ‘çerçeve yasa’ mesaisi sürüyor

Bahçeli, Hatimoğulları, Bakırhan ve Ekmen'e ziyaret

‘Vakti gelmiş bir veda’ dedi

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz