BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

İran, Tayvan, ticaret

Çin’den beklenen sonuç yok: Trump İran’ı tehdit etti

İran, Tayvan, ticaret

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

Trump’ın İran’daki savaşın gölgesinde kalan Çin ziyaretinden İran ve ticaret konularında umduğu sonuçları alamadığı kaydediliyor. İran’ın son teklifini reddeden Trump, tehditlerine devam etti. Ancak İran ABD’den “yeni mesaj” aldığını duyurdu; bu, kırılgan ateşkesin ve dolaylı görüşmelerin süreceğini gösteriyor.

HABER MERKEZİ – ABD-İsrail ve İran arasında 28 Şubat’ta başlayan savaşın sonlandırılması amacıyla 11 Nisan’dan beri yürütülen diplomatik çabalar henüz sonuç vermiş değil. 8 Nisan’da ateşkes ilan edildi ve ardından 11 Nisan’da Pakistan’ın başkenti İslamabad’da ABD ile İran heyetleri 1979’dan beri ilk kez yüz yüze görüştü, ancak hem bu görüşmeden hem de bugüne kadar devam eden dolaylı görüşmelerden sonuç çıkmadı.

Hürmüz Boğazı’nda ‘kontrollü gerilim’ sürüyor | ABD İran’ın yanıtını bekliyor

Son olarak İran’ın ABD’ye sunduğu 14 maddelik teklifi reddetti. ABD Başkanı Donald Trump, dün teklifin ilk cümlesine baktıktan sonra beğenmediğini ve çöpe attığını söyledi. İran ise, Washington’un özellikle nükleer konuda “baskıcı tutumunu” sürdürdüğünü savunarak görüşmelerin tıkandığında ısrar ediyor.

ABD ile İran arasındaki görüşmelerde tıkanmaya neden olan iki önemli başlık, Hürmüz Boğazı ve İran’ın nükleer programı. ABD boğazın savaştan önce olduğu gibi gemi geçişlerine serbest bırakılmasını istiyor. İran ise, küresel petrol ihracatının yaklaşık yüzde 25’inin gerçekleştiği ve savaş ve ateşkes döneminde gemi geçişlerine kapattığı boğazı ABD’ye taleplerini kabul ettirebilmek için bir kaldıraç olarak kullanmak istiyor ve aynı zamanda boğazda yeni bir statüko oluşturmayı hedefliyor. İran, yeni dönemde tam kontrol sağladığı boğazdan geçecek gemilerden ücret almayı amaçlıyor.

İhtilaf konusu olmaya devam eden diğer başlık İran’ın nükleer programı. ABD İran’ın nükleer silaha sahip olamayacağını, elindeki zenginleştirilmiş uranyumu teslim etmesi gerektiğini ve nükleer  programını en az 20 yıl süreyle durdurmasını istiyor. İran ise bu şartları kabule yanaşmıyor.

Trump: Ateşkes yaşam desteğinde

ÇİN’DE ARANAN DESTEK

Bir aydan fazla süredir Pakistan arabuluculuğunda devam eden görüşmelerde sonuç çıkmazken, ABD Başkanı Donald Trump Çin’e gitti. Trump, Çin ziyaretinden bir gün önce, 13 Mayıs’ta yaptığı açıklamada İran ile 8 Nisan’da ilan edilen ateşkesin yaşam desteğinde olduğuna işaret etti.

‘Thucydides Tuzağı’ aşılır mı?| Beyaz Saray Çin ile ‘İran anlaşmasını’ duyurdu

Trump’ın Çin ziyaretinde kritik gündemlerden biri de İran’daki kırılgan ateşkesti. Ziyareti öncesinde askini iddia ettiyse de Trump’ın İran ile olası bir anlaşma için Çin’den destek aradığı kaydedildi. Trump, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve krizin çözümü için arabuluculuk teklif ettiğini de ziyareti sırasında duyurdu. Bu durum, Trump’tan birkaç gün önce Çin’i ziyaret eden İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi tarafından memnuniyetle karşılandı.

Bu arada Beyaz Saray da, 14 Mayıs’ta, Trump’ın Xi ile Hürmüz Boğazı’nın gemi geçişlerine açılması ve İran’ın nükleer silahlara sahip olamayacağı konusunda anlaştıklarını duyurdu.

Yeni arabulucu ülke Çin mi? | Erakçi: ABD’den yeni bir mesaj aldık

TRUMP: HER ŞEYİ İKİ GÜNDE YOK EDEBİLİRİZ

İran’daki savaşın gölgesinde kalan Çin ziyaretinin ardından ABD Başkanı Trump, Fox News kanalına verdiği röportajda İran gündemini değerlendirdi. İran’ın direncinin farkında olduğunu ve hiçbir şeyi hafife almadığını belirten Trump, yine de istemesi halinde İran’a kısa süre içinde büyük zarar verebileceklerini savundu. İran’ın tüm altyapısına zarar vermediğini ifade eden Trump, “Her şeyi iki günde yok edebiliriz” dedi.

Trump, İran ile diplomaside tekrarlanan aksaklıklara atıfta bulunarak, “Tahran’ın müzakerelerde güvenilmez ve öngörülemez” olduğunu da kaydetti. Trump, “Bize istediğimiz her şeyi vereceklerdi, ama her anlaşma yaptıklarında, ertesi gün sanki o konuşmayı hiç yapmamışız gibi davranıyorlar. Bu herhalde beş kez oldu. Onlarda bir sorun var” dedi.

Trump ayrıca olası bir çözümün askeri veya diplomatik olabileceğini ve bunun İran’ın tutumuna bağlı olacağını kaydederek, “Ya şiddetli olacak ya da şiddet içermeyecek, ben şiddet içermeyenini tercih ederim” diye konuştu.

ÇİN İRAN KONUSUNDA NELER YAPABİLİR?

Çin dönüşü İran’ı bir kez daha tehdit eden Trump’ın İran konusunda Çin’den umduğu desteği bulamadığına işaret ediliyor. Reuters haber ajansına konuşan Brookings Enstitüsü’nde dış politika uzmanı Patricia Kim, “Dikkat çekici olan, Çin’in İran’la ilgili olarak somut bir şey yapmaya dair herhangi bir taahhüdünün olmamasıdır” dedi.

Ziyaretten önce Reuters’a konuşan analistler de, Çin lideri Xi’nin İran liderlerini müzakere masasına geri döndürmek için bir adım atabileceğini ancak Çin liderinin Ortadoğu’daki en önemli ortağı olan İran’a ekonomik desteği kesmek veya askeri ihtiyaç duyduğu çift kullanımlı malların tedarikini durdurmak konusunda isteksiz olacağını söylemişti.

Reuters’ın kaynaklarına göre, Trump’ın yardımcıları, İran petrolünün en büyük alıcısı olan Pekin’i, Tahran’daki karar vericileri Washington ile bir anlaşmayı sonuçlandırmaya ikna edebilecek az sayıdaki aktörden biri olarak görüyordu. Çin’i zorlayacak araçlardan yoksun olan Washington, ülkenin liderlerini savaşın şimdi sona ermesinin kendi çıkarlarına olduğuna ikna etmeyi amaçlıyordu.

Ancak Çin’in de çelişen çıkarları var. Bir yandan, İran ordusunun trafiği kestiği Hürmüz Boğazı’nı açmak istiyor. Dünyanın petrol arzının beşte biri -ve Çin’e giden petrolün büyük bir kısmı- bu su yolundan geçiyor.

Öte yandan, İran önemli bir bölgede stratejik bir müttefik ve Amerika Birleşik Devletleri’ne karşı bir denge unsuru olmaya devam ediyor. Ve savaş, Çin için ekonomik olarak acı verici olsa da, Amerika’nın diplomatik ve askeri dikkatini Hint-Pasifik bölgesinden uzaklaştırdı.

Bu durum, Xi’nin İran üzerindeki önemli nüfuzunu kullanarak İran’ı büyük tavizler vermeye zorlama girişimine karşı bir engel teşkil ediyor.

TAYVAN ÖNEMLİ BİR BAŞLIKTI: GERİLİMLER ŞİMDİLİK ERTELENMİŞ GİBİ

İran konusunda ABD’nin umduğu işbirliğine karşılık Çin’in masaya getirdiği başlık ise Tayvan oldu.

Xi’nin Trump’a Tayvan’ın yanlış yönetilmesinin çatışmaya yol açabileceği yönündeki sözleri, aksi takdirde dostane ve rahat geçen zirvede sert bir uyarı niteliği taşıdı.

Çin kıyılarından 80 km uzaklıkta bulunan Tayvan, uzun zamandır ilişkilerde bir gerilim noktası; Pekin adanın kontrolünü ele geçirmek için askeri güç kullanma olasılığını dışlamıyor, ABD de yasa gereği Tayvan’a kendini savunma araçları sağlamakla yükümlü.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 14 Mayıs’ta NBC News’e verdiği demeçte, “ABD’nin Tayvan meselesine ilişkin politikası bugün itibariyle değişmedi” dedi.

Trump ise, ABD’ye dönüş yolunda gazetecilerle yaptığı açıklamada, Xi’nin kendisine Tayvan’ın bağımsızlığına karşı olduğunu söylediğini belirtti. Trump, “Onu dinledim. Yorum yapmadım… Herhangi bir taahhütte bulunmadım” dedi. Trump, Tayvan’a yapılacak silah satışıyla ilgili kararını, “şu anda Tayvan’ı yöneten kişiyle” görüştükten sonra vereceğini de sözlerine ekledi. Sözü edilen silah yardımı miktarının 14 milyar dolar civarında olduğu kaydediliyor.

Trump’ın Tayvan Devlet Başkanı Lai Ching-te’yi mi kastettiği ise belirsizdi. Görevdeki bir ABD başkanı ile Tayvan lideri arasında doğrudan bir görüşme, Washington’ın 1979’da diplomatik tanımayı Taipei’den Pekin’e kaydırmasından bu yana dikkat çekici olurdu ve adayı kendi toprağı olarak gören Çin’in öfkesini çekmesi büyük bir olasılık.

TİCARİ ANLAŞMALAR DA BEKLENTİLERİ KARŞILAMADI

ABD’nin Tayvan konusunda atacağı adımlar Çin ile ticaret ve İran konularında elde edilecek ilerlemeye bağlı olacağına işaret edilmişti. Bu da iki ülke arasında bu son ziyaretle birlikte bir kez daha teyit edilen gerilimi erteleme tutumunun geleceği konusunda soru işaretlerini yeniden gündeme getirdi. Zira ticaret anlaşmalarında da beklenen sonuçların elde edilemediği kaydediliyor. Nitekim görüşmelerin en büyük kazanımı olarak lanse edilen anlaşma bile beklentileri karşılamadı. Trump’ın Perşembe günü Çin’in 200 Boeing (BA.N) uçağı satın alacağını duyurdu; ancak bu rakam Reuters’e konuşan kaynaklara göre görüşülen yaklaşık 500 uçaktan önemli ölçüde daha azdı. Bu sonuç nedeniyle Boeing hisselerinde sert düşüşler de yaşandı.

ERTELENEN SORUNLAR XI’NİN ABD ZİYARETİNDE YENİDEN ELE ALINACAK

Ticari ve ekonomik konulardaki sorunlar şimdilik kalıcı çözümlerle sonuçlanmadan ertelenmiş görünüyor. Bu nedenle ABD Başkanı Trump’ın, Çin lideri Xi’yi 24 Eylül 2026’ta Beyaz Saray’a davet etmesi görüşmelerin devam edeceğini gösteriyor. Bu ziyarette de ertelenen gerilimlerin yeniden gündeme gelmesi bekleniyor.

Benzer Haberler

Hewlêr’e bir kez daha saldırı

4'ten fazla İHA düşürüldü

Gerekçe: Sosyal medya paylaşımları

DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ gözaltına alındı

Maraş’taki okul saldırısı soruşturması

Baba 'olası kastla öldürme’den yargılanacak

‘Savcılar hangi eylemi terör sayacak?’

175 yerde ‘terör bürosu’ kurulacak

Yeni partide kimler yer alacak?

84 milletvekilinin ismi konuşuluyor

Kurtulmuş’un ‘çerçeve yasa’ mesaisi sürüyor

Bahçeli, Hatimoğulları, Bakırhan ve Ekmen'e ziyaret

‘Vakti gelmiş bir veda’ dedi

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz