Aileler üzerinden kurulan baskıdan dijital ihbar ağlarına kadar uzanan sistem, İran diasporasını kuşatmış durumda. Şantaj, tehdit ve yıldırma pratikleri muhalefeti direk hedeflerken, Avrupa ülkeleri sadece seyretmekle yetiniyor. Olay şimdilik İran’ın bir iç meselesi olarak ele alınsa da sorun çoktan Avrupa’nın kapısına demirlemiş durumda.
GÜLER YILDIZ
Ağustos 2024. Fransa’da yaşayan bir kadın, İran’daki amcasından bir telefon alıyor. Amcası, Tahran’da istihbarat birimine çağrıldığını söylüyor. Sorular basit ama hedef net: Yeğeninin Fransa’daki arkadaşları kim? Kiminle görüşüyor? Hangi eylemlere katılıyor?
Ertesi gün bir mesaj geliyor. Yıllardır kullanılmayan kızlık soyadıyla hitap edilen kısa bir metin: “Merhaba, nasılsınız?”
Fransa’da yaşayan muhaliflerden biri, İran’daki akrabasının sorguya çağrıldığını ve kendisine “faaliyetlerini durdurması” mesajı iletildiğini anlatıyor.
Bir başkası ise çocuklarının okul yolunun dahi tehdit unsuru olarak kullanıldığını söylüyor.
Fransa’da, Almanya’da, Hollanda’da yaşayan binlerce İranlı muhalif benzer tehdit ve şantajlarla karşı karşıya.
Bana şöyle dediler: “Kendini akıllı sanıyorsun, seni bir moloz torbasına koyup İran’a geri götüreceğiz.”
DİJİTAL TAKİP PLATFORMU: HAFIZAMIZ
Yaklaşık bir aydır ABD ve İsrail’in saldırılarıyla “varlık-yokluk” savaşı veren İran rejimi, bir yandan da diasporadaki vatandaşlarını hedef almış durumda. Avrupa’ya füze atamıyor ama büyükelçilikler, konsolosluklar ve “ajanlaştırılmış” kimseler aracılığıyla, rejim karşıtı olarak etiketlediği herkesi “yakından” takip ediyor, tehdit ediyor, İran’da kalan yakınlarını baskılamaya çalışıyor.
Fransa’nın sağ tandanslı gazetesi Le Figaro’da yayımlanan bir haber, İran’ın bu konudaki ısrar ve faaliyetlerinin ürkütücü boyutlarda olduğunu gösteriyor.
Yarı resmi Fars Haber ajansı birkaç gün önce X platformundan “Hafızamız” adlı bir sitenin kurulduğunu, bu siteyle, diasporada yaşayan rejim karşıtlarının tüm özel yaşamlarının ifşa edileceğini duyurdu.
🔴 خیانت از حافظه ایرانیها پاک نمیشود
در روزهایی که کشور با تهدیدهای خارجی و خیانتهای داخلی روبهروست، سایت «حافظه ما» بهعنوان یک جنبش مردمی پیشتاز، با ارائه مدارک مستند، کسانی را که به وطن پشت کرده و امنیت ملی را تهدید میکنند، معرفی میکند.
۱/۵ pic.twitter.com/bBJpe7vBHm— خبرگزاری فارس (@FarsNews_Agency) March 26, 2026
26 Mart’ta duyurulan Hafızamız adlı platformun amacı ise şöyle açıklanıyor:
×İhanet, İranlıların hafızasından silinmeyecektir. Ülkenin dış tehditlerle ve iç ihanetlerle karşı karşıya olduğu günlerde, önde gelen bir halk hareketi olan “Hafızamız” web sitesi, vatana sırt çeviren ve ulusal güvenliği tehdit edenleri tespit etmek için belgesel kanıtlar sunuyor.
Söylentilerin ve yanlış bilgilerin aksine, “Hafızamız” web sitesi tüm verilerini ve bilgilerini gerçek belgeler ve kanıtlarla yayınlamaktadır. Sitede asılsız hiçbir suçlama yer almamaktadır ve bu durum, sitenin toplumda güvenilir bir referans kaynağı olarak faaliyetlerinin itibarını artırmaktadır.
“Hafızamız”, kolektif sorumluluğun açık bir örneğidir. Bu hareketin üyeleri, kanıtları dikkatlice inceleyerek ve belgelenmiş bilgiler sağlayarak, ulusal güvenliği ve toplumsal uyumu korumaya ve yabancı düşmanların etkisini ve kötüye kullanımını önlemeye çalışmaktadır.
“Hafızamız” projesinin çabaları, vatana ihanet etmeyi veya ülkenin düşmanlarıyla işbirliği yapmayı düşünenlere de açık bir mesaj gönderiyor: Toplum tetikte ve uyanık, ulusal güvenliğe tehdit oluşturan eylemler tespit edilecek ve ifşa edilecektir.
Çağrının sonunda da “siz de hainlerin kimliklerinin tespit edilmesine ve bu savaşın üstesinden gelinmesine katkıda bulunabilirsiniz” denilerek, hafezehma.ir adlı adrese yönlendiriliyor. Ancak Hazızamız adlı platforma erişim mümkün değil. En azından şimdilik.
“REJİMİ DESTEKLEMEYENLERİN MÜLKLERİNE EL KONULACAKTIR”
Reuters’ın 9 Mart tarihinde geçtiği bir haberde ise İran Başsavcılığı tarafından yapılan bir açıklama tehdidin ne denli büyük olduğunun da habercisiydi: Başsavcılık, yurtdışında yaşayan İranlıların Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’e destek verdiklerini ifade ederlerse mülklerine el konulabileceği ve diğer yasal cezalarla karşılaşabileceğini açıkladı.
Büyük çoğunluğu Humeyni döneminin başlamasıyla ülkeyi terkedenlerden oluşan “diaspora”da Reuters’ın rakamlarına göre yaklaşık 10 milyon İranlı var. Bazı kaynaklar ise 4 ila 7 milyon arasında bir rakamı işaret ediyor. İran hükümeti ise 5 milyonluk bir iranlı diasporadan söz ediyor.
AMAÇ VERİ TOPLAMAK DEĞİL, MESAJ: SENİ HER YERDE BULABİLİRİZ
Le Figaro’ya konuşan akademisyen Farid Vahid, rejimin “ulusal güvenliği tehdit eden kişileri tespit etmek” amacıyla kurduğu platformun amacını tek cümlede özetlemiş: Bu yalnızca bir veri toplama aracı değil. Bir mesaj. “Seni her yerde bulabiliriz.”
Hasan Habibi ise ““Korktuğunuzu hissederlerse, peşinizi bırakmazlar” diye yorumluyor bu durumu.
Vatandaşlık işlemleri- doğum-ölüm-miras vb- en sıradan idari bir işlem için konsolosluklara gitmek zorunda kalan İranlılar bir temas noktasına ilk adımı da atmış oluyorlar. İlk olarak İşlemleri yapılmıyor ya da yapmak istediği işlemin kaydı ülkesinde silinmiş görünüyor: Miras işlemleri için Konsolosluğa giden muhalif bir iranlı, mirasa konu evin artık kendisinin olmadığını öğreniyor. Rejim el koymuş.
Ardından sürekli telefonlar, İran’daki yakınlarının bilgisi talebi ve dolaylı baskı…
Avrupa’daki İran büyükelçilikleri ‘doğal olarak’ bu sistemin bir parçası olarak işlev görüyor.

EN YAKININDAKİNDEN DAHİ ŞÜPHELENMEK
Rejim “Hafızamız” adlı platform için herkese çağrı yaparak “bu sürek avı”na katılmaları, rejim karşıtı olduğunu bildikleri ya da düşündükleri herkesi ifşalayıp, ihbar etmeye açık çağrı yapıyor.
Ve amaç İranlı muhalifleri büyük şüphe, güvensizlikle başbaşa bırakmak. Tehdidin kimden geleceğini bilemiyor olmak: Kuzeniniz mi, kardeşiniz mi, babanız mı, çocuğunuz mu? Kim?
Muhalefeti susturma girişimi tam olarak değilse de kısmen başarıya ulaşmış gibi: Dijital platformlarda daha az paylaşımlar, daha az görünürlük. Ancak kimisi de ”sadece son iki ayda on binlerce insanı vahşice katleden rejim daha fazla ne yapabilir ki?” diyerek, muhalefetini sürdürmekte kararlı.
AVRUPA NE YAPABİLİR? SINIRLAR NEREYE KADAR?
İranlılara ev sahipliği yapan Avrupa ülkelerinin bu tür durumlarla ilgili net bir politikası yok. Zira akıllara İstanbul’da Suudi Arabistan Büyükelçiliği’nde parçalanarak öldürülen gazeteci Cemal Kaşıkçı geliyor. Kaşıkçı’nın nerede ve nasıl öldürüldüğü Avrupa politikasının sınırlarını bir yere kadar zorladı ancak sözkonusu ikili ekonomik ilişkiler olunca, bu olay da unutuldu.
Devletler açık bir gerilimden kaçınmak için sınırlı adımlar atmayı tercih ediyor. Avrupa çapında istihbarat koordinasyonu, diplomatik faaliyetlerin daha sıkı denetimi, dijital güvenlik desteği, risk altındaki kişilere sistematik koruma sağlanması gibi tedbirlerin sağlanması beklentisi var. Ancak genel tablo, tehditlerin açık bir saldırıya dönüşmeden müdahale edilmeyeceği yönünde.
İranlı muhaliflerin, rejim karşıtlarının Avrupa’nın sunduğu bu tablo karşısında pek umudu yok. Tekil polis koruması örnekleri olsa da genel güvensizlik, muhalefetin örgütlenmesinin önünde de büyük engel.







