2 Kasım 2026 Nûmedya24
Köşe Yazısı

İklim finansmanı mı borçlandırma rejimi mi?

Ecehan Balta İklim krizi artık geleceğe ilişkin bir ihtimal değil. Kuraklık, sel, yangın, sıcak hava dalgaları, tarımsal üretim kayıpları, su kıtlığı ve zorunlu göç biçiminde bugünün toplumsal gerçekliğine dönüşmüş durumda. Ancak bu krizin nedenleriyle sonuçları arasında büyük bir adaletsizlik var.

Ecehan BALTA

İklim krizi artık geleceğe ilişkin bir ihtimal değil. Kuraklık, sel, yangın, sıcak hava dalgaları, tarımsal üretim kayıpları, su kıtlığı ve zorunlu göç biçiminde bugünün toplumsal gerçekliğine dönüşmüş durumda. Ancak bu krizin nedenleriyle sonuçları arasında büyük bir adaletsizlik var. Tarihsel olarak en az sera gazı salan ülkeler ve topluluklar, krizin sonuçlarını en ağır biçimde yaşarken; fosil yakıtlara dayalı büyümeden en fazla yararlanan ülkeler ve şirketler, dönüşümün maliyetini başkalarının üzerine yıkıyor.

İklim adaleti hareketi bu nedenle yalnızca atmosferdeki karbon miktarıyla ilgilenmez. Kimin kirlettiğini, kimin bedel ödediğini, kimin karar verdiğini ve dönüşümün nasıl finanse edildiğini sorar.

Bugün uluslararası iklim politikasının başlıca çözüm araçlarından biri “iklim finansmanı” olarak sunuluyor. Gelişmiş ülkelerin, gelişmekte olan ülkelerin emisyon azaltımı ve iklim değişikliğine uyum çalışmalarını finanse etmesi gerektiği kabul ediliyor. Fakat bu finansmanın yapısına bakıldığında başka bir tablo ortaya çıkıyor: İklim finansmanı giderek bir dayanışma ve tazmin mekanizmasından çok, yeni bir borçlandırma rejimine dönüşüyor.

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

İlgili Haberler

Faik Bulut yazdı

Çakal Carlos: Dünyanın en ünlü militanının paralı askere dönüşünün hikâyesi (1)

Çakal Carlos’un “devrim adına” yapıp ettiklerinden çıkarılacak en büyük ders bence şudur: İster bireysel isterse grup halinde olsun; öncü vuruşlara dayalı kitlesiz şiddet, halktan kopuk silahlı eylemler ve bilhassa dogmatizme dayalı radikalizm en masum militanları bile asıl amacından saptırıp devletlerarası büyük güçlerin oyuncağı, kiralık katili, paralı askeri, vurucu gücü haline getirmektedir. Varılan sonuç çoğu zaman hüsrandır ve halkın menfaatlerine aykırıdır.

Akın Olgun yazdı

Baro seçimlerinden taşan şey

DEM Parti’nin, demokratik siyasetteki boşluğu dolduracak şekilde bir hat kurma ve bu hattı muhalefetin merkezi haline getirme politikasından ve bunu son dönemde görünür kılmasından, en çok ana muhalefet içindeki İYİ Partili hücrelerin ve İmamoğlu çevresinin rahatsızlık duyduğu malum. Çerçeve yasa için “hayır” kampanyası örgütleyen aklın nereye ait olduğunu ve bu tavrın nasıl karşıtlık havuzuna akıtıldığını bilenler için bu bir tartışma konusu da değil ayrıca. O havuzdan Kocasakal çıktı işte…

Ercan Jan Aktaş yazdı

Sırbistan’da gençlerin zaferi

Fransa, Almanya ve Sırbistan başta olmak üzere farklı ülkelerde ortaya çıkan bu hareketler, karar alma süreçlerini belirli bir liderliğin ya da merkezi yapının tekelinde toplamak yerine, yerel inisiyatifler, özerk örgütlenmeler, yatay koordinasyon ağları ve öğrenci meclisleri aracılığıyla ilerlemektedir. Bu pratiklerde doğrudan demokrasi, yalnızca siyasal taleplerden biri değil, mücadelenin örgütlenme biçimini belirleyen temel bir ilke olarak öne çıkmaktadır.

Faik Bulut yazdı

Çakal Carlos: Dünyanın en ünlü militanının paralı askere dönüşünün hikâyesi (1)

Çakal Carlos’un “devrim adına” yapıp ettiklerinden çıkarılacak en büyük ders bence şudur: İster bireysel isterse grup halinde olsun; öncü vuruşlara dayalı kitlesiz şiddet, halktan kopuk silahlı eylemler ve bilhassa dogmatizme dayalı radikalizm en masum militanları bile asıl amacından saptırıp devletlerarası büyük güçlerin oyuncağı, kiralık katili, paralı askeri, vurucu gücü haline getirmektedir. Varılan sonuç çoğu zaman hüsrandır ve halkın menfaatlerine aykırıdır.

Anasayfa