2 Kasım 2026 Nûmedya24
Köşe Yazısı

Kırılamayan vesayet değil, teslim alınamayan söz

Şebnem Korur Fincancı Sabah yazarı, meslek örgütlerini “kırılamayan tek vesayet” ilan etmiş. Yazıda yine bildik bir tablo çiziliyor: Zorunlu üyelikler, devasa bütçeler, kontrolsüz güç alanları ve hep aynı kişilerin yönettiği yapılar… Kendi meslek örgütümden pay biçip, Türk Tabipleri Birliğinin bu iddiaların asılsızlığına nasıl örnek teşkil ettiğinden söz etmesem olmayacak!

Şebnem Korur FİNCANCI

Sabah yazarı, meslek örgütlerini “kırılamayan tek vesayet” ilan etmiş. Yazıda yine bildik bir tablo çiziliyor: Zorunlu üyelikler, devasa bütçeler, kontrolsüz güç alanları ve hep aynı kişilerin yönettiği yapılar…

Kendi meslek örgütümden pay biçip, Türk Tabipleri Birliğinin bu iddiaların asılsızlığına nasıl örnek teşkil ettiğinden söz etmesem olmayacak! TTB’nin kapısından bir kez olsun içeri giren herkes bilir: Burada ne makam vardır ne maaş ne de iktidarın dağıttığı ayrıcalıklar.

Biz seçimlere girip görev üstlendiğimizde herhangi bir ücret, maaş ya da huzur hakkı falan almayız. Mesleğimizi sürdürür, hastalarımızla ilgilenir, derslerimize girer; kalan zamanımızı hekimlerin ve toplumun sağlık hakkını savunmaya ayırırız. Toplantılara başka kentlerden kendi zamanımızdan vazgeçerek gelir, çoğu zaman geceleri ve hafta sonları çalışırız. Bunun adı vesayet değil, gönüllü mesleki sorumluluktur.

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

İlgili Haberler

Faik Bulut yazdı

Çakal Carlos: Dünyanın en ünlü militanının paralı askere dönüşünün hikâyesi (1)

Çakal Carlos’un “devrim adına” yapıp ettiklerinden çıkarılacak en büyük ders bence şudur: İster bireysel isterse grup halinde olsun; öncü vuruşlara dayalı kitlesiz şiddet, halktan kopuk silahlı eylemler ve bilhassa dogmatizme dayalı radikalizm en masum militanları bile asıl amacından saptırıp devletlerarası büyük güçlerin oyuncağı, kiralık katili, paralı askeri, vurucu gücü haline getirmektedir. Varılan sonuç çoğu zaman hüsrandır ve halkın menfaatlerine aykırıdır.

Akın Olgun yazdı

Baro seçimlerinden taşan şey

DEM Parti’nin, demokratik siyasetteki boşluğu dolduracak şekilde bir hat kurma ve bu hattı muhalefetin merkezi haline getirme politikasından ve bunu son dönemde görünür kılmasından, en çok ana muhalefet içindeki İYİ Partili hücrelerin ve İmamoğlu çevresinin rahatsızlık duyduğu malum. Çerçeve yasa için “hayır” kampanyası örgütleyen aklın nereye ait olduğunu ve bu tavrın nasıl karşıtlık havuzuna akıtıldığını bilenler için bu bir tartışma konusu da değil ayrıca. O havuzdan Kocasakal çıktı işte…

Ercan Jan Aktaş yazdı

Sırbistan’da gençlerin zaferi

Fransa, Almanya ve Sırbistan başta olmak üzere farklı ülkelerde ortaya çıkan bu hareketler, karar alma süreçlerini belirli bir liderliğin ya da merkezi yapının tekelinde toplamak yerine, yerel inisiyatifler, özerk örgütlenmeler, yatay koordinasyon ağları ve öğrenci meclisleri aracılığıyla ilerlemektedir. Bu pratiklerde doğrudan demokrasi, yalnızca siyasal taleplerden biri değil, mücadelenin örgütlenme biçimini belirleyen temel bir ilke olarak öne çıkmaktadır.

Faik Bulut yazdı

Çakal Carlos: Dünyanın en ünlü militanının paralı askere dönüşünün hikâyesi (1)

Çakal Carlos’un “devrim adına” yapıp ettiklerinden çıkarılacak en büyük ders bence şudur: İster bireysel isterse grup halinde olsun; öncü vuruşlara dayalı kitlesiz şiddet, halktan kopuk silahlı eylemler ve bilhassa dogmatizme dayalı radikalizm en masum militanları bile asıl amacından saptırıp devletlerarası büyük güçlerin oyuncağı, kiralık katili, paralı askeri, vurucu gücü haline getirmektedir. Varılan sonuç çoğu zaman hüsrandır ve halkın menfaatlerine aykırıdır.

Anasayfa