BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Hizbullah, İsrail ve arada kalan hükümet

Lübnan yeniden 'iç savaş' tehdidi altında mı?

Hizbullah, İsrail ve arada kalan hükümet

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

Lübnan devleti, ilk kez Hizbullah’tan daha güçlü bir siyasi meşruiyet ve uluslararası destekle hareket ederken, bu fırsatı ülkenin egemenliğini yeniden tesis etmek için kullanabilecek mi? Olası bir “iç savaş” tehlikesini besleyen unsurlar ne?

HABER MERKEZİ-  Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun,  21 Temmuz’da Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmede, Lübnan ordusuna mali destek sağlanmasını ve İsrail’in Güney Lübnan’dan tamamen çekilmesi için Washington’ın daha fazla baskı uygulamasını istedi.

‘Rutinleşen savaş cephesi’: Lübnan | Lübnan’da savaşın bir ayı geride kaldı

Aoun’un Washington ziyareti, ABD’nin arabuluculuğunda İsrail ile Lübnan arasında imzalanan çerçeve anlaşmasının uygulanmaya çalışıldığı kritik bir döneme denk geldi. Lübnan yönetimi, anlaşmanın hayata geçirilebilmesi için İsrail’in işgal ettiği bölgelerden çekilmesini ve buna paralel olarak Hizbullah’ın silahsızlandırılması sürecinin ilerlemesini hedefliyordu.

26 Haziran’da Washington’da ABD arabuluculuğunda imzalanan İsrail-Lübnan çerçeve anlaşmasının en kritik maddesi, Lübnan devletinin ülke üzerindeki tek silahlı otorite haline gelmesini öngörüyor. Bunun pratik anlamı ise oldukça açık: Hizbullah’ın silahlı yapısının tasfiyesi.

Tam da bu nedenle Hizbullah yöneticileri, anlaşmanın ardından “iç savaş” uyarısını peş peşe dile getirmeye başladı. Bu söylem ilk bakışta yeni bir çatışma tehdidi gibi görünse de, aslında örgütün değişen güç dengeleri karşısında yürüttüğü siyasi pazarlığın önemli bir parçası.

İsrail-Lübnan çerçeve anlaşmasına yönelik kuşkular var

İSRAİL ÇEKİLİRSE HİZBULLAH SİLAHSIZLANDIRILABİLİNİR

Kaynak: understandingwar.org

Lübnan yönetimi, ABD’nin garantörlüğünde imzalanan anlaşmanın tam olarak uygulanabilmesi için İsrail’in Güney Lübnan’daki kontrol ettiği bölgelerden tamamen çekilmesini istiyor.

Washington ise İsrail’in çekilmesini Hizbullah’ın silahsızlandırılması ve Lübnan ordusunun sahaya tam olarak yerleşmesiyle eş zamanlı yürütülecek bir süreç olarak görüyor. Bu nedenle taraflar arasında takvim konusunda görüş ayrılıkları var.

2026’nın başlarında başlayan kara harekatında İsrail birlikleri; Bint Cbeyl, Hıyam (Khiam),  Marjayun çevresi,  Litani Nehri’nin güneyindeki bazı stratejik tepeler gibi noktalara kadar ilerledi.

Daha sonra ABD’nin arabuluculuğuyla yapılan ateşkes görüşmeleri sonrasında bu alanların önemli bölümünden çekilmeyi kabul etti. Buna rağmen İsrail ordusu, sınır boyunca bazı stratejik askeri noktaları ve “tampon bölge” olarak gördüğü mevzileri elinde tutmaya devam ediyor. İsrail yönetimi bu bölgelerin, kuzey İsrail’deki yerleşimlerin güvenliği için gerekli olduğunu savunuyor.

Lübnan topraklarının yaklaşık yüzde 1’inden bile az bir bölümünü oluşturuyor.  Ancak bu bölgeler askerî açıdan son derece kritik çünkü sınır hattını ve Hizbullah’ın geleneksel operasyon sahasını kapsıyor.

HİZBULLAH ANLAŞMAYA KARŞI ÇIKIYOR

Hizbullah ise hem İsrail ile dolaylı müzakerelere hem de silahsızlanma planına kesin biçimde karşı çıkıyor.

Örgüt, İsrail’in Lübnan topraklarında asker bulundurduğu sürece silah bırakmayacağını açıklarken, hükümetin yürüttüğü sürecin ülkeyi İsrail lehine taviz vermeye zorladığını savunuyor.

Bu nedenle Beyrut yönetimi açısından en büyük zorluklardan biri, uluslararası toplumun desteklediği planı ilerletirken Hizbullah’la doğrudan bir iç çatışmaya sürüklenmemek olarak görülüyor.

İÇ SAVAŞ TEHDİDİ NEDEN ŞİMDİ GÜNDEMDE ?

Hizbullah’ın kuruluşundan bu yana varlığını meşrulaştıran temel argüman “İsrail’e karşı direniş” oldu.

1982’de İsrail işgaline karşı kurulan örgüt, 2000’de İsrail’in Güney Lübnan’dan çekilmesine rağmen silah bırakmadı. 2006 savaşından sonra ise İran’ın bölgedeki en güçlü vekil gücüne dönüştü.

Bugün ise ilk kez farklı bir tablo ortaya çıktı.

Washington anlaşması yalnızca İsrail’in çekilmesini değil, aynı zamanda Güney Lübnan’ın Lübnan ordusuna bırakılmasını ve Hizbullah’ın silahsızlandırılmasını öngörüyor. Bu durum örgütün kırk yıldır sahip olduğu askeri ayrıcalığı doğrudan hedef alıyor.

Zorluklar daha fazla: İç savaş ihtimali var | Lübnan ateşkesin uzatılmasını isteyecek

HİZBULLAH GERÇEKTEN SAVAŞABİLİR Mİ ?

Uzmanlara göre bu sorunun cevabı 2024’e göre çok daha karmaşık. Batılı güvenlik raporları, Hizbullah’ın hala Lübnan’ın en güçlü silahlı örgütü olmaya devam ediyor.

2026 savaşıyla birlikte hem askeri hem de siyasi ağırlığı, kuruluşundan bu yana belki de ilk kez ciddi biçimde sorgulanmaya başlandı.

Savaş öncesinde;

  • 40-50 bin arasında savaşçıya sahip olduğu,
  • yaklaşık 150 bin roket ve füze bulundurduğu,
  • İran Devrim Muhafızları tarafından eğitildiği,
  • kendi istihbarat, haberleşme, İHA ve özel kuvvet ağını kurduğu değerlendiriliyordu.

İsrail’in 2026 operasyonları sonrasında bu kapasitenin önemli ölçüde zarar gördüğü belirtiliyor. Çok sayıda komutan öldürüldü, silah depoları vuruldu ve lojistik ağ büyük darbe aldı. Ancak Batılı güvenlik kurumları, Hizbullah’ın hala Lübnan devletinden bağımsız ciddi bir askeri kapasiteye sahip olduğu görüşünde.

SİYASİ TASFİYE DE MASADA

Hizbullah, sadece silahlı bir örgüt değil, parlamentoda milletvekilleri olan da bir siyasi parti.  Amal Hareketi başta olmak üzere Şii blokla ittifak yapan örgüt onlarca  belediyeyi yönetiyor, hastane, okul, yrdım kuruluşları, medyası ve finans kurumları var.

Özellikle Güney Lübnan, Bekaa Vadisi ve Beyrut’un güney banliyölerinde devlet kadar etkili bir idari yapı kurmuş durumda.

LÜBNAN’I YARIN NE BEKLİYOR ?

Ortadoğu uzmanlarına göre kısa vadede tam ölçekli bir iç savaş olasılığı düşük görünüyor.

Çünkü böyle bir savaşın kazananı olmayacağını hem Hizbullah hem de Lübnan devleti biliyor. Ancak ülkenin önümüzdeki aylarda daha karmaşık bir sürece girebileceği gerçeği de göz ardı edilmiyor :

  • Hizbullah silahsızlanmayı geciktirmeye çalışacaktır.
  • Lübnan ordusu güneyde devlet otoritesini kademeli olarak genişletecektir.
  • İsrail, Hizbullah’ın yeniden silahlandığını düşündüğü her noktaya müdahale etmeyi sürdürebilir.
  • ABD ise ekonomik yardımları ve yeniden inşa fonlarını, devletin silahlı gruplar üzerindeki kontrolünü artırmasına bağlayacaktır. İsrail ile Lübnan arasında 4 Ağustos’ta İtalya’da yapılacak yeni görüşmeler de bu sürecin uygulanmasına odaklanacak.

Benzer Haberler

‘Kadın sünneti’ paylaşımı yapan hekime tepki

‘Kadın beden bütünlüğü pazarlık konusu değildir’

‘Yaşam hakkının usul boyutu ihlal edildi’

AYM’den 12 yıl sonra Madımak Katliamı kararı

Kurtulmuş grup koordinatörleriyle toplanacak

Çerçeve yasa: 'Kanun teklifi'nin yazımı görüşülecek

75 cinayetten sorumlu tutuluyorlardı

Hizbullahçıların kararını temyize hazırlanan savcı görevden alındı

Devlet Bahçeli’den ‘yeni parti’ çıkışı:

Ayrılan vekil oranında pay aktarılması etik olandır

Adalet Bakanlığının ‘terör bürosu’ kararı

DEM Partili Eren sordu: Hangi ihtiyaçla kuruluyor?

Son kapalı grup toplantısı

Özel CHP'li vekillerle görüştü: Toplu istifa gündemdeydi

DEM Parti Grup Başkanvekili Temelli açıkladı

Öcalan: Yasanın bir an önce çıkması ve kapsayıcı olması gerek