BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Hamaney’in en güvendiği isimlerdendi

İsrail: Laricani öldürüldü - Laricani neden önemli?

Hamaney’in en güvendiği isimlerdendi

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

İsrail, İran Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Laricani’yi öldürdüğünü duyurdu. Bu, 28 Şubat’ta başlayan savaşta dini lider Hamaney’den sonra İran’ın en büyük kaybı olarak değerlendiriliyor. Peki, kimdir Laricani?

HABER MERKEZİ – İsrail Genelkurmay Başkanı Israel Katz, İran Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’nin dün akşamki saldırılarda yaşamını yitirdiğini resmen duyurdu. İran kaynaklarından henüz konuya dair bir açıklama bulunmuyor.

Laricani’nin öldürülmesi, 28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail ve İran savaşında İran’ın ikinci büyük kaybı olarak değerlendiriliyor. Laricani’nin 28 Şubat’ta öldürülen dini lider Ali Hamaney’den sonraki en etkili isim olduğu belirtiliyor. Laricani’nin kim olduğuna ilişkin Deutsche Welle’nin (DW) yaptığı derleme şöyle:

“İRAN’IN KENNEDY’LERİ” OLARAK ANILAN AİLEDEN GELEN LARİCANİ KİM?

Geçmişte meclis başkanlığı ve bakanlık gibi üst düzey görevlerde yer almış Laricani’nin Hamaney’in “rejimin hayatta kalması için güvendiği birkaç kişiden biri“ olduğu söyleniyor.

Irak’ta 1958 yılında doğan Laricani bir din adamı değil ama rejim içinde derin dini ve siyasi bağları olan bir aileye mensup. Öyle ki söz konusu aileyi ABD merkezli Time dergisi, eski ABD Başkanı John F. Kennedy’nin ailesine atıfla “İran’ın Kennedy’leri” olarak nitelendirmişti.

Larijani’nin babası Mirza Haşim Amuli üst düzey dini bir makam olan “Ayetullah” unvanına sahipti. Kardeşi Sadık Erdeşir Laricani de siyasi kariyerini inşa ederken “Ayetullah” unavanına ulaştı ve 2009-2019 yılları arasında İran yargısını yönetti. Bir diğer kardeşi Muhammed Cevad Laricani ise Hamaney’e danışmanlık yapmış kıdemli bir dış politika figürü.

Kayınpederi, Murtaza Mutahhari de 1979 İslam Devrimi’nde Humeyni’nin yakın çevresinde bulunan bir din adamıydı.

Ali Laricani, bu bağlantılarıyla birlikte pozisyonunu İran’ın siyasi sistemini kullanarak sağlamlaştırdı.

DEVRİM MUHAFIZLARI’NDAN BAKANLIĞA: KANT ÜZERİNE TEZ YAZDI, AYDINLARI HAİN İLAN ETTİ

Larijani 1981’de “rejimin bekçisi” olarak bilinen Devrim Muhafızları’na katıldı ve 1980’lerdeki İran-Irak savaşının ilk yıllarında kumandan olarak görev aldı.

Sonra bir dini okula kayıt oldu ancak daha sonra ilgisi bilgisayar bilimi ve matematik alanına kaydı. Bu alanlarda dereceler aldıktan sonra Tahran Üniversitesi’nde Batı felsefesi alanında yüksek lisans ve doktora yaptı. Akademik çalışmaları, doktora tezini de hakkında yazdığı Alman filozof Immanuel Kant üzerinde yoğunlaşmıştı.

Felsefe eğitimini sürdürürken savaş tecrübesi ve aile bağlarını kullanarak siyasi bir kariyer inşa etmeye başladı ve 1992’de Kültür Bakanı oldu. 1994’te de Hamaney tarafından Radyo Televizyon Kurumu başkanı olarak atandı ve bu görevi 10 yıl boyunca sürdürdü.

Laricani, yayın kuruluşunu hükümet yanlısı bir propaganda aracı olarak kullandı, İran’ın rejim karşıtı aydınlarını “Batı tarafından finanse edilen hainler” olarak damgalayan Hüviyet gibi programları yönetti.

CUMHURBAŞKANLIĞI ADAYLIĞI VE NÜKLEER GÖRÜŞMELER

2005’te cumhurbaşkanı adayı oldu ancak yalnızca yüzde 6 oy aldı. Seçimi ikinci turda muhazakar siyasetçi Mahmud Ahmedinejad kazandı.

Bunun yerine Laricani, Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri ve İran’ın baş nükleer müzakerecisi oldu. Ahmedinejad’la görüş ayrılıkları nedeniyle 2007’de bu görevinden ayrıldı.

İran’ın aşırı muhafazakar kanadıyla ihtilaflar Laricani’nin siyasi kariyerini etkilemeye devam etti. Buna rağmen 2008’de meclis başkanlığı görevini elde etmeyi başardı ve bu görevi 12 yıl boyunca sürdürdü.

Mecliste geçirdiği süre boyunca İran ile ABD, Çin, Rusya, Almanya, İngiltere ve Fransa dahil olmak üzere altı dünya gücü arasında imzalanan, İran’ın nükleer programını kısıtlamayı ve karşılığında yaptırımların kaldırılmasını amaçlayan 2015 tarihli JCPOA (Ortak Kapsamlı Eylem Planı) nükleer anlaşmasına yasama desteği sağlanmasında kilit rol oynadı. Bu anlaşma Obama döneminde yapılmış, ABD Başkanı Donald Trump ise ilk başkanlık döneminde anlaşmayı 2018’de feshetmişti.

TEKRAR ADAY OLMASI ENGELLENDİ

Laricani, 2020’de Çin’le 25 yıllık stratejik işbirliği anlaşmasını yönetmekle görevlendirildi. Anlaşma bir yıl içinde imzalandı. İran’ın enerji sektörüne 400 milyar dolar Çin yatırımı öngören anlaşmanın getirdiği ivmeyle 2021’de yeniden cumhurbaşkanı adayı olmaya çalıştı.

Beklenmedik bir şekilde İran Anayasa Koruma Konseyi tarafından adaylığı engellendi. Hamaney tarafından atanan altı din adamı ve meclis tarafından onaylanan altı hukukçudan oluşan bu kurul, kararın gerekçesini açıklamadı.

Bazıları Laricani’nin kızının ABD’de yaşadığı ve İngiltere pasaportuna sahip olduğu için adaylığının engellendiğini öne sürerken diğerleri bunun rejimin tercih ettiği aday İbrahim Reisi’nin önünü açmak için yapıldığını düşünüyor.

Ayetullah Sadık Laricani de kardeşinin “gizli servisten gelen yanlış bilgilere dayanarak” adaylığının engellendiğini ve Anayasa Koruma Konseyi içinde kasıtlı olarak “yalanlar yayıldığını” söyledi.

O dönem DW’ye konuşan İran analisti Ali Eşfer, Laricani’nin elenmesinin temel nedenini “Reisi ve Devrim Muhafızları üyelerini açıktan eleştirmesi ve 2010’da ev hapsine alınan muhalif figürler Mehdi Kerrubi ve Mir Hüseyin Musevi’yi hiç eleştirmemiş olması” diye değerlendirmişti.

Seçimi kazanan Reisi, 2024’te bir helikopter kazasında hayatını kaybetti. Laricani tekrar cumhurbaşkanlığına aday olmaya çalışsa da yartıştan yine men edildi ve ılımlı siyasetçi Mesud Pezeşkiyan seçimi kazandı.

MESUD PEZEŞKİYAN’I “GÖLGEDE BIRAKTI”

Geçtiğimiz yaz Pezeşkiyan, Laricani’yi eski görevi olan Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi başkanlığına yeniden atayarak İran’ın en üst düzey güvenlik yetkilisi haline getirdi. O zamandan beri Laricani’nin yetkisi ve Hamaney’e erişimi Pezeşkiyan’ınkini gölgede bırakmış gibi görünüyor.

Laricani, ABD ve İran arasında yeniden başlayan nükleer görüşmeleri yönlendiren “perde arkasındaki güç” olarak görülüyordu.

Ayrıca Hamaney’in elçisi gibi hareket ederek defalarca Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmek için Moskova’ya seyahat ettiği biliniyor.

ABD-İsrail saldırısından sadece birkaç gün önce Al Jazeera’ya konuşan Laricani, İran’ın “son aylarda savaşa hazırlandığını” söylemişti: “Zayıf noktalarımızı bulduk ve düzelttik. Savaş arayışında değiliz ve savaşı başlatmayacağız. Ama eğer bize savaş dayatırlarsa, karşılık vereceğiz.”

Benzer Haberler

Hewlêr’e bir kez daha saldırı

4'ten fazla İHA düşürüldü

Gerekçe: Sosyal medya paylaşımları

DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ gözaltına alındı

Maraş’taki okul saldırısı soruşturması

Baba 'olası kastla öldürme’den yargılanacak

‘Savcılar hangi eylemi terör sayacak?’

175 yerde ‘terör bürosu’ kurulacak

Yeni partide kimler yer alacak?

84 milletvekilinin ismi konuşuluyor

Kurtulmuş’un ‘çerçeve yasa’ mesaisi sürüyor

Bahçeli, Hatimoğulları, Bakırhan ve Ekmen'e ziyaret

‘Vakti gelmiş bir veda’ dedi

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz