Adalet Bakanı Akın Gürlek Rojin Kabaiş’in ölümünün aydınlatılması için yeni bir ekip kurulduğunu duyurdu. Dosya avukatı Sinan Özaraz ise, bu gelişmenin henüz dosyaya yansımadığını ve soruşturmanın şefaf yürütülmesi gerektiğini söyledi.
HABER MERKEZİ – Dersim’de 5 Ocak 2020’de kaybolduktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Gülistan Doku soruşturmasındaki yeni gelişmeler sonrasında Adalet Bakanlığı bünyesinde Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı kuruldu.
Binlerce faili meçhul cinayet aydınlatılmadı | Adalet Bakanlığı faili meçhul dairesi kurdu
Adalet Bakanı Akın Gürlek, ülke genelinde taramalar yaptıklarını ve 75 ilde 638 dosya ve 693 cinayete ilişkin inceleme başlattıklarını duyurdu. İnceleneceği duyurulan dosyalardan biri de Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümü.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 29 Nisan’da yaptığı açıklamada, “Rojin Kabaiş dosyasında cep telefonunu çözebilirsek soruşturma açısından önemli bir evreye geçebiliriz. Bu kapsamda yerli bir ekip kurduk, teknik olarak çalışıyoruz” dedi ve olumlu gelişmeler beklediklerini dile getirdi.
Ancak Kabaiş Ailesi’nin avukatı Sinan Özaraz, Gürlek’in duyurduğu gelişmenin henüz dosyaya yansımadığını belirtti.
Mezopotamya Ajansı’ndan (MA) Özlem Yacan’a konuşan Van Barosu Başkanı ve dosya avukatı Sinan Özaraz, soruşturma sürecinde telefonun açılmasının dosya için kritik bir aşama olacağını kaydederek, Rojin’in telefonunun çözülmesi için üretici firma nezdinde Çin ile temas kurulmasına yönelik İçişleri Bakanlığı üzerinden yapılan yazışmaların sonuçlarının hala beklendiğini söyledi.
‘SOMUT BİR ADIM YOK’
“Dosyanın sağlıklı ilerleyebilmesi açısından bu teknik veriye erişim büyük önem taşıyor” diyen Özaraz, Gürlek’in gündeme getirdiği ekibe dair, “Dosyaya ilişkin olarak Akın Gürlek tarafından dile getirilen ‘bir çalışma grubu oluşturulduğu’ yönündeki açıklamanın, dosya içeriğine yansımış somut bir karşılığı bulunmuyor. Tarafımıza da bu yönde resmi bir bildirim yapılmış değil. Bu nedenle, böyle bir grubun fiilen kurulup kurulmadığı ya da ne tür bir faaliyet yürüttüğü şu aşamada belirsizliğini koruyor” diye konuştu.
‘SORUŞTURMA ŞEFFAF YÜRÜTÜLMELİDİR’
Gülistan Doku dosyasında birçok hususun yıllar öncesinden bilinmesine rağmen etkin soruşturma yürütülmemesine dikkat çeken Özaraz, şunları dile getirdi:
“Gülistan Doku dosyasında bazı kişi ya da unsurların korunduğu yönünde güçlü kanaatler oluşmuştu. O dosyada dahi süreci ilerletenin esasen soruşturmayı yürüten savcının iradesi olduğu görülmüştür. Eğer kamu gücü arkasına alınarak bir koruma mekanizması işletilmeseydi, olayın aydınlatılması çok daha erken mümkün olabilirdi. Dolayısıyla Rojin Kabaiş dosyasından beklentimiz; tüm delillerin eksiksiz toplanması, teknik verilere tam erişim sağlanması ve soruşturmanın bağımsız, etkin ve şeffaf bir şekilde yürütülmesidir. Öte yandan bu dosya vesilesiyle Türkiye’de ATK yapısal eksiklikleri, hatalı ya da yetersiz raporlamaları da bir kez daha tartışma konusu olmuştur. Bu nedenle, adli bilimler alanında daha bağımsız ve alternatif kurumsal yapıların oluşturulmasının gerekliliği açıkça ortaya çıkmaktadır.”
NE OLMUŞTU?
Rojîn’in son görüldüğü nokta ile cansız bedeninin bulunduğu yer arasında yaklaşık 24 kilometre mesafe var.
Rojin Kabaiş’in 27 Eylül 2024’te Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi yurdundan ayrıldıktan sonra kaybolduğu bildirilmiş, 15 Ekim 2024’te ise Van Gölü kıyısında cansız bedenine ulaşılmıştı.
Dönemin Van Cumhuriyet Başsavcılığı ve Valiliği, 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Kabaiş’in intihar ettiğini ileri sürmüştü. Ancak ailenin cinayet olabileceğine ilişkin ısrarlı adalet arayışı sürdürmüştü.
Bir yıl boyunca sessizliğini koruyan Adli Tıp Kurumu (ATK) ise, Ekim ayı başında raporunu açıklamış ve Kabaiş’in bedeninde iki erkeğe ait DNA’ların bulunduğu ortaya çıkmıştı.
Van Barosu ve kentteki kadın örgütleri dönemin savcısı ve ATK yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Van Valiliği, yurt yetkilileri hakkında soruşturma başlatılmasına izin vermemişti.
Rojin Kabaiş’in telefonu incelenmek üzere İspanya’ya gönderilmiş ancak şifre çözülememişti.
Soruşturmanın ucu kim(ler)e dokunuyor? | Ciğerleri yanan baba 400 gündür soruyor: Çi bi Rojînê hat?







