Gülistan Doku soruşturmasında ortaya çıkan ifadelerde, Zeinal Abarakov’un Doku’nun telefonuna Rusça bir uygulamayla erişim sağladığı, dijital verilerin takip edildiği, ayrıca Doku’nun telefonuna takip ve veri silme uygulaması yüklendiği ortaya çıktı.
HABER MERKEZİ – Dersim’de 5 Ocak 2020’de kaybolduktan sonra bir daha kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişmeler yaşandı.
DOKU’NUN TELEFONUNA TAKİP UYGULAMASI
JINNEWS‘ten Şehriban Aslan, tutuklu sanık Zeinal Abarakov’un 17 Nisan’da Jandarma Suç Araştırma Timlerinde (JASAT) verdiği ifadeye ulaştı.
Zeinal Abarakov’un Doku’nun telefonuna takip uygulaması ve Doku’nun telefonunun mailine kendi mailini koyduğu ifadelerde yer alıyor.
ABARAKOV’A ÇARPICI SORULAR
Zeinal Abarakov’a, “Ulusal Kriminal Büro tarafından cep telefonunuzun incelenmesi neticesinde Gülistan kaybolmadan bir gece önce, 4 Ocak 2020 tarihi akşamı saat 22.21’de ve hatta Gülistan sizin ikametinizde iken veya henüz ayrılmamışken Huwaei marka Y7 2018 model bir cep telefonuna ilişkin etkinlik takibi yaptığınız görülmüştür. Yapılan etkinlik takibi Rusça olduğundan bunu sizin yaptığınız anlaşılmıştır. Etkinlik takibi yaptığınız cihazda SMS/mesajlar uygulamasının kullanıldığı Google Etkinlik kaydından tespit edilmiştir. Yapılan incelemede etkinlik takibi yapılan 17 bulgu tespit edilmiştir. Gülistan’ın kaybına en yakın tarihler olan olay gününden 1 gün önceki tarih 4 Ocak 2020 saat 10.50 ve 22.21, olay günü olan 5 Ocak 2020 saat 07.13 ve 10.00 saatlerine ilişkin etkinlik takibi yaptığınız tespit edilmiştir. Bu cihaza ilişkin yapılan veri tabanı incelemelerinde başında, ‘GÜ’ ibaresi görülen cihaza ilişkin etkinliklerin özetlendiği görülmüştür. Takip ettiğiniz bu telefonun Gülistan’ın telefonu olduğu anlaşılmıştır. Gülistan’ı neden takip etme gereği duydunuz? Mesajlar uygulamasına erişim mi sağladınız? Gülistan’ın telefonuna takip uygulaması mı yüklediniz? Bunu yapmanızdaki amaç ne idi? Bu takipler sonucunda hangi bilgi ve verilere ulaştınız, Gülistan’ın kaybının bu bilgi ve verilerle ilgisi var mı?” soruları soruldu.
Zeinal Abarakov ise kendisine yöneltilen sorulara, “Bilmiyorum, hatırlamıyorum” cevabını verdi.
Zeinal Abarakov’a yöneltilen sorular, Gülistan Doku’nun telefonuna bir takip uygulaması yüklediğini ve verilerine erişim sağladığını ortaya koyuyor. Bu durum, Gülistan’ın telefonundaki verilerin nasıl silindiği sorusunu da gündeme getirdi.
SORUŞTURMA NE AŞAMADA?
Kayıp dosyasından ‘cinayet’ soruşturmasına dönen dosyada, cinayet şüphesiyle 14, 17 ve 24 Nisan’da 17 şüpheli gözaltına alınmıştı. Dosyada şüpheli olan ve ABD’de bulunan Umut Altaş içinse kırmızı bülten çıkarılmıştı.
DÖNEMİN VALİSİ VE OĞLU İLE BİRLİKTE 12 ŞÜPHELİ TUTUKLANMIŞTI
Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile daraltılmış baz çalışmasıyla Gülistan Doku’ya son teması bulunduğu tespit edilen ve o dönem İl Özel İdaresi çalışanı olan Erdoğan Elaldı, ‘Kasten öldürme’ suçundan tutuklandı. Gülistan Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov, Abarakov’un babası Engin Yücer ve annesi Cemile Yücer, firari şüpheli Umut Altaş’ın babası Celal Altaş ile annesi Nurşen Arıkan, ihraç polis memuru Gökhan Ertok ve o dönem Tuncay Sonel’in yakın koruması olan Şükrü Eroğlu, ‘Suç delillerini gizleme ve yok etme’ suçundan tutuklandı. Ferhat Güven ise Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku’ya yönelik eylemi nedeniyle ‘Yağma’ suçundan tutuklanıp cezaevine gönderildi. Gülistan Doku’nun hastane kayıtlarını sildiği iddiasıyla Bursa’da gözaltına alınan ve Tunceli Adliyesi’ne getirilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir de ‘Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek’ suçlarından tutuklandı. Tuncay Sonel ise ‘Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’, ‘Bilişim sistemindeki verileri engelleme, bozma, yok etme veya değiştirme, kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme’, ‘Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek’ suçlarından tutuklanmıştı.
Şüpheliler U.A. ile Munzur Üniversitesi’nden kameralardan sorumlu olan S.G. ve S.Ö. ise adli kontrolle serbest bırakılmıştı. Hastane kayıtlarının silindiği iddiasıyla ‘Delilleri yok etme ve gizleme’ suçlamasıyla gözaltına alınan Tunceli Devlet Hastanesi bilgi işlem görevlileri Burçin Y. ve Yücel E., adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.







