BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

“Gerekçelerle sürecin geciktirilmesi doğru değil”

Koçyiğit: Esas sorumluluk hükümette

“Gerekçelerle sürecin geciktirilmesi doğru değil”

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

DEM Parti Grup Başkanvekili Koçyiğit, süreçte yasal adımların çeşitli gerekçelerle geciktirilmesini eleştirerek sorumluluğun hükümette olduğunu söyledi. Koçyiğit, Gülistan Doku ve İlayda Zorlu soruşturmalarına dikkat çekti ve “Gülistan Doku dosyasında ihlaller 6 yıl sonra ortaya çıkarılmaya başlandı. İlayda Zorlu’nun dosyasında böyle bir şeye tahammülümüz yok” dedi.

HABER MERKEZİ – Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında gündemdeki başlıklara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kürt sorunun çözümü için devam eden sürece ilişkin konuşan Gülistan Kılıç Koçyiğit, süreçle ilgili atılması gereken yasal adımlar noktasında iktidar cephesinden henüz bir somut adım gelmemesini eleştirdi. Koçyiğit, “Çeşitli gerekçelerle yasal sürecin geciktirilmesini doğru bulmuyoruz” dedi.

Koçyiğit’in bu konudaki değerlendirmeleri şöyle:

דİktidar kanadından da kulüslere yansıyan bilgiler, yaptıkları açıklamalar vardı. Nisan ayında yani Ramazan Bayramı’ndan sonra yasal düzenlemeleri yapacaklarına dönük bir bilgilendirme ve kanaat oluşmuştu. Ancak halihazırda hiçbir gelişme olmadığını görüyoruz. Sürecin ilerlemesi, sürecin derinleşmesi ve sonu kalıcı bir hale gelmesi için yasal adım atılması da gerekli değil. Yasa yapma ihtiyacının zorunluluğu açık ve net.  Çeşitli gerekçelerle yasal sürecin geciktirilmesini doğru bulmadığımızı, kabul etmediğimizi ve bunun sürece katkı sunmadığının da altını çizmek istiyorum. Bugünden yarına bütün siyasi partilerin sürecin ilerlemesi için sorumluluk alacakları bir noktada durması gerekiyor.

Şimdi biz arada iktidara ve devlete sorumluluklarını hatırlatıyoruz. Bunlar devlete ve iktidara görev biçmek, rol biçmek gibi bazı değerlendirmelerle karşılık buluyor. Oysa ki elbette iktidar sorumludur. Bu konuda icra makamındadır. Devletin tabii ki sorumluluğu vardır. Bu barış hepimizin barışıdır. Bu barış hepimize sorumluluk yüklüyor. Kürt sorun demokratik çözümünde atılması gereken adımlar konusunda her birimizin sorumluluğu var. Her birimizin yapması gerekenler var. Ancak bu konudaki esas sorumluluğun hükümette olduğunu, devlette olduğunun da altını çizelim. Halihazırda şu anda bize ulaşan paylaşılan bir yeni gelişme yok.”

Koçyiğit, basın toplantısında Gülistan Doku cinayeti soruşturmasındaki son gelişmelere ilişkin de konuştu.

GÜLİSTAN DOKU VE İLAYDA ZORLU CİNAYETİ

Bu cinayeti defalarca kez Meclis’te gündeme getirdiklerini ve faillerin açığa çıkartılması için çalıştıklarını hatırlatan Koçyiğit, bu konuda daha önce verdikleri araştırma önergelerinin iktidarın oylarıyla reddedildiğini söyledi.

Hatay’da aile evinde polis babasının beylik tabancasından çıkan kurşunla hayatını kaybeden üniversite öğrencisi İlayda Zorlu’nun ölümüne de değinen Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Şimdi İlayda Zorlu’nun yaşamını yitirmesinin tüm detaylarına ve buradaki sorumlulara da yakından bakılmalıdır. Gülistan Doku dosyası madem açıldı, madem oradaki ihlaller 6 yıl sonra, 7 yıl sonra ortaya çıkarılmaya başlandı. İlayda Zorlu’nun dosyasında böyle bir şeyin yaşanmasını istemediğimizi ve buna tahammülümüz olmadığını da ifade etmemiz gerekiyor” dedi.

OKULLARA SİLAHLI SALDIRILAR

Koçyiğit, Maraş ve Urfa’da okullara dönük silahlı saldırılar konusunda da değerlendirmelerde bulundu. Bu konuda devletin sorumluluklarının görmezden gelindiğini belirten Koçyiğit, şunları dile getirdi:

דÇocukların güldükleri, oynadıkları bir şey öğrendikleri, sosyalleştikleri yerler bugün ne yazık ki silahın ve şiddetin bir alanı haline gelmiş durumda. Ülke olarak çocukları korumakla sorumluyuz. Siyasetçi olarak olarak çocukları korumakla sorumluyuz. Yetişkinler olarak çocukları korumakla sorumluyuz. Ebeveynler olarak çocukları korumakla sorumluyuz. Ancak bu sorumluluğun hakkıyla yerine getirilmediği gerçeğiyle de karşı karşıyız

Meclis’te haftalardır konuştuğumuz sosyal hizmetler kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi var. Şimdi burada sosyal devletin ilkesinin bir gereği olarak çocukların, kadınların, yaşlıların, engellilerin korunmasına dair bir yasa teklifi getirdiğini ifade ediyor iktidar. Fakat teklifin bütününe baktığımızda bunun aslında tam tersine bir düzenleme olduğunu görüyoruz. Şimdi sağlık ve sosyal hizmetler, çalışma yaşamı, dijital alan gibi aslında birbiriyle çok doğrudan ilişkili olan alanlarda yapılan bu düzenlemenin hak temelli, eşitlikçi ve kamusal bir perspektiften çok uzak.

Şimdi açık ve net ifade edelim: Burada teknik bir düzenlemenin çok ötesinde aslında sosyal devletin tasfiye edildiğini görüyoruz. Devletin sorumluluklarını görmezden geldiğini ve bu konuda aslında kendisini sürecin dışına atmaya çalışan bir düzenleme yaptığını da ifade edelim.”

Benzer Haberler

Onlarca kişi yaralandı

Kütahya'da yolcu otobüsü devrildi

AKP önergesi kabul edildi

Meclis'in çalışma süresi uzatıldı

Hewlêr’e bir kez daha saldırı

4'ten fazla İHA düşürüldü

Gerekçe: Sosyal medya paylaşımları

DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ gözaltına alındı

Yeni partide kimler yer alacak?

84 milletvekilinin ismi konuşuluyor

Kurtulmuş’un ‘çerçeve yasa’ mesaisi sürüyor

Bahçeli, Hatimoğulları, Bakırhan ve Ekmen'e ziyaret

‘Vakti gelmiş bir veda’ dedi

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz