Fransa’daki G-7 zirvesinde ABD-İran mutabakatı ve Ukrayna’daki savaş temel gündemleri oldu. Zirvede Ukrayna savaşını sona erdirmek için Rusya üzerindeki baskıyı artırma mutabakatı sağlandı. G7 liderleri daha sert yaptırımlar yoluyla, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i müzakere masasına oturmaya ikna etmeyi hedefliyor.
HABER MERKEZİ – Fransa’nın Evian-les-Bains kentinde bugün G-7 görüşmeleri başladı. Zirvenin gündeminde ABD ile İran arasında 28 Şubat’ta başlayan savaşı sonlandırmak için varılan mutabakat yer aldı. Bununla birlikte Rusya ile Ukrayna arasında beşinci yılında devam eden savaş da bir diğer önemli gündem başlığı oldu.
G7 ülkeleri Fransa, ABD, Kanada, Almanya, İtalya, Japonya ve İngiltere’den oluşuyor. Bunların yanı sıra zirveye katılan diğer konuk ülkeler arasında Brezilya, Hindistan, Kenya ve Güney Kore de bulunuyor. Ayrıca Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy de evsahibi Fransa’nın davetiyle zirvede temaslarda bulunacak.
Üç buçuk ayı bulan savaş ve müzakere süreci sonrasında İran ile mutabakata varıldığını duyuran ABD Başkanı Donald Trump. Fransa’ya geldi. Dün Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile görüşen Trump, İran ile Cuma günü mutabakat zaptının imzalanacağını ve sonrasında zaptın içeriğinin paylaşılacağını söyledi. Trump’ın bugün Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’nin de katılacağı bir çalışma toplantısının yanı sıra, Katar Emiri ve Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı ile de görüşmeler yapması bekleniyor, bu görüşmelerin ana gündem maddesi de İran’daki gelişmeler olacak.
Rusya ile Ukrayna arasında beşinci yılında devam eden savaş devam ediyor. ABD-İsrail ve İran arasında 28 Şubat’ta başlayan savaş, Ukrayna’daki savaşın gölgede kalmasını beraberinde getirdi. ABD, Rusya ve Ukranya arasında geçen yılın sonbaharında başlayan ve Şubat ayına kadar devam eden diplomatik görüşmeler, İran’daki gelişmelerin ardından büyük oranda kesintiye uğradı. G-7 zirvesinde savaşı sonlandırmaya yönelik diplomatik çabaların yeniden canlandırılması hedefleniyor.
ZİRVEDE “RUSYA’YA BASKIYI ARTIRMA” MUTABAKATI SAĞLANDI
Fransa ev sahipliğindeki G7 zirvesinde, Ukrayna savaşını sona erdirmek için Rusya üzerindeki baskıyı artırma mutabakatı sağlandı. G7 liderleri daha sert yaptırımlar yoluyla, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i müzakere masasına oturmaya ikna etmeyi hedefliyor.
Son aylarda tüm dikkatini, 28 Şubat’ta İsrail ile başlattığı İran savaşını sona erdirmeye odaklanan ABD Başkanı Donald Trump, sona erdirmek istediği Ukrayna savaşını yeniden gündemine almaya hazır olduğunu duyurdu.
Evian’daki zirve sırasında Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile görüşen Donald Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e savaşı sona erdirecek görüşmelere başlama çağrısı yaptı.
ABD’nin, Avrupa Birliği (AB) tarafından parası ödenen silah satışları dışında aslında Ukrayna savaşı ile “pek ilgisi olmadığını” savunan Trump, İran konusunun artık arka planda olacağını belirterek yeniden Ukrayna savaşına eğileceğini belirtti.
“Her ay 25 bin genç insanın ölmesini artık görmek istemediğini” ve bu nedenle bu konu ile ilgileneceğini aktaran Trump, Ukrayna savaşında yaşanan ölümleri “saçma” olarak nitelendirerek, savaşı bitirmek için elinden geleni yapacağını kaydetti.
Fransız diplomatik kaynaklara göre G7 ülkelerinin liderleri zirvede, “özellikle petrol ve doğal gaza yönelik yaptırımlar aracılığıyla Rusya üzerindeki baskıyı artırma” konusunda anlaştı.
Ayrıca Ukrayna’ya, hava savunmasını güçlendirmeye yönelik destekler dahil olmak üzere, ek askeri yardımlar yapılmasının da kararlaştırıldığı bildiriliyor.
Alman hükümet kaynakları da “Trump dahil tüm G7 liderlerinin Rusya üzerindeki baskının artırılması gerektiği konusunda hemfikir olduğu” bilgisini paylaştı.
Ayrıca Trump’ın söyleminde “bir ton değişikliği” olduğuna dikkat çeken Alman kaynaklar, savaşın dinamiklerinin değiştiğini, Ukrayna’nın güçlü bir konumda olduğunu ve Rusya’nın bu savaşı kazanamayacağının görüldüğünü kaydetti.
ZELENSKİY’YE GÖRE DESTEK “HARİKA”
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, zirvedeki görüşmelerin ardından “Herkesin Rusya’nın kazanmayacağını anlaması ve Putin’i bu savaşı bitirmeye zorlamamız harika” sözleriyle, Trump’ın desteğini almaktan ötürü memnuniyet duyduğuna işaret eden bir açıklama yaptı.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz de, Ukrayna savaşının diplomasi yoluyla sona erdirilmesi için bir “fırsat penceresinin aralandığını” duyurdu.
İngiltere Başbakanı Keir Starmer ise, “Rusya’nın savaş makinesinin durması ve kıtamıza barışın dönmesi hedefiyle yaptırımlar öngörüldüğünü” duyurdu.
Starmer’ın ofisine göre İngiltere 70 yeni yaptırım önlemi planlıyor. Bunların bir kısmı, Rusya’nın petrol ve doğal gaz ihracatında yaptırımları delmek için kullandığı “gölge filo” kapsamında yer alan 20 tankeri hedef alacak.
Kanada Başbakanı Mark Carney de ek yaptırımlar uygulanacağını açıkladı.
Carney, Kanada hükümeti olarak uygulayacakları yaptırımların, “Rus gölge filosu” ile bağlantılı 160’tan fazla aktör ile Rus savunma sanayisi ve dezenformasyonla ilişkilendirilen aktörleri hedef alacağını söyledi.
×
TRUMP’IN PLANI VE MÜZAKERELER: RUSYA’NIN TALEPLERİ – UKRAYNA’NIN İTİRAZLARI
Rusya-Ukrayna savaşının bitirilmesi için 2025 yılında diplomatik girişimler yoğunluk kazandı. ABD Başkanı Donald Trump, Ocak 2025’te göreve gelmeden önceki seçim kampanyası boyunca sık sık başkanlık koltuğuna oturduğunda savaşı bir günde bitireceğini iddia etti. Ancak başkanlık koltuğuna oturmasının üzerinden bir yıl geçmiş durumda ve bu hesabı tutmuş değil. Bununla birlikte Rusya-Ukrayna savaşının sonlandırılması için Trump’la birlikte diplomatik arayışlar hız kazandı.
Donald Trump, Kasım 2025’te savaşın bitirilmesi amacıyla ilk etapda 28 maddeden oluşan, ancak daha sonra 20 maddeye düşürülen sidr barış planı sundu.
Bu plan üzerine ABD, Ukrayna ve Rusya heyetlerinin ilk görüşmeleri, 22 – 23 Kasım 2025’te Cenevre’de yapıldı.
Şimdiye kadar yürütülen müzakerelerde bazı konularda önemli mesafeler alındığı kaydedilse de, Rusya’nın kontrol ettiği toprakların geleceği gibi önemli hususlarda herhangi bir gelişme yaşanmış değil. Bu da tarafların müzakere süreçlerinde ileri sürdükleri taleplerin mahiyetiyle ilgili bir sonuç olarak değerlendiriliyor.
Rusya’nın başlıca talepleri arasında Ukrayna’nın asla NATO’ya katılmayacağına dair söz verilmesi, Ukrayna ordusuna sınır getirilmesi, Donbas’ın tamamının Rusya tarafından kontrol edilmesi, Kırım, Donbas, Zaporizhia ve Herson bölgeleri üzerindeki Rus kontrolünün tanınması ve Ukrayna’da Rusça konuşanlara koruma sağlanması yer alıyor.
Ukrayna, bu taleplerin teslimiyet anlamına geleceğini ve ülkeyi sonunda Rusya’nın işgaline karşı savunmasız bırakacağını kaydediyor.
Buna karşın, ABD’nin sunduğu ve ilk etapta 28 maddeden oluşan, ancak daha sonra Cenevre’de yürütülen müzakereler sonrasında 20 maddeye indirilen barış planı, kamuoyuna yansıdığı kadarıyla, Rusya yanlısı görünüyor.
Planın ilk taslak haline göre, ABD, Ukrayna’dan Rusya’nın işgali altındaki bölgelerden vazgeçmesini, NATO’yu unutmasını ve asker sayısını sınırlamasını ve olası bir anlaşmanın ardından 100 gün içinde seçime gitmesini istedi.
Zelenskiy, “Ya ağır 28 madde ya da ağır kış” diyerek, karşı karşıya oldukları zorluğu dile getirdi. Avrupa Birliği ülkeleri de, planın ayrıntıları ortaya çıktığında tepki gösterdi ve Ukrayna’nın egemenliğinin korunmasını talep etti.
Bunun üzerine, planın yeniden gözden geçirilmesi için 22-23 Kasım tarihlerinde İsviçre’nin Cenevre kentinde görüşmeler yapıldı ve planın 20 maddeye düşürüldüğü duyuruldu. Zelenskiy, 30 Kasım’da yaptığı açıklamada, zorlu konuların hala çözülmediğini bildirdi.
Bununla birlikte Aralık ayında ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff aracılığıyla görüşme trafiğinin hızlandığı görüldü. Witkoff, 2 Aralık’ta Moskova’da Putin ile görüştü. Putin, görüşmeden sonra ABD’nin sunduğu planın bazı maddelerinin kabul edilebilir olduğunu, bazılarının ise kabul edilemez olduğunu duyurdu.
Önce Avrupa’ya mesaj: Savaşmak istiyorsa, hazırız | Putin, Witkoff ve Kushner ile görüştü
Witkoff ve Trump’ın damadı Jared Kushner, 14-15 Aralık günlerinde ise Almanya’nın başkenti Berlin’de Ukrayna heyeti ile Trump’ın planı üzerine müzakereler yürüttü. Müzakerelerin son gününde Almanya, Fransa ve İngiltere liderlerinin de aralarında bulunduğu bazı Avrupalı liderler ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy de bir araya geldi.
Zelenskiy görüşmede önemli mesafe kat ettiklerini belirtmekle birlikte, Trump’ın planında öngörülen toprak tavizleri ve ateşkes konusunda somut bir sonuç ortaya çıkmadı. Ancak Ukrayna’nın NATO’ya üye olmaktan vazgeçmesi, buna karşılık güvenlik garantilerinin sağlanması konularında mesafe alındığı belirtildi. Almanya Başbakanı Friedrich Merz, güvenlik garantilerinin detaylarını açıklamış ve olası barış anlaşması sonrasında Ukrayna’ya Batılı ülkelerin askerlerinin barış gücü olarak konuşlanacağını, olası Rus saldırısını püskürteceklerini belirtti.
Berlin görüşmeleri: ABD toprak tavizinde ısrarlı | Avrupa’nın zor haftası: Yeni Ukrayna zirvesi
Trump’ın sunduğu plana dair bir diğer görüşme de 20-21 Aralık’ta Miami’de gerçekleşti. ABD heyeti, önce Ukrayna heyeti ile, daha sonra da Rusya heyetiyle görüştü. ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff, görüşmelerin yapıcı ve verimli geçtiğini açıkladı. Zelenskiy de, 24 Aralık’ta, birçok kritik konuda uzlaşmaya varıldığını, ancak planda öngörülen toprak tavizi gibi hassas konuların çözümsüz kaldığını söyledi.
Miami görüşmelerinin ardından 28 Aralık’ta Zelenskiy, ABD Başkanı Donald Trump ile bir kez daha yüz yüze görüşme gerçekleştirdi. Bu arada görüşmenin öncesinde ve sonrasında Trump, Rusya Devlet Başkanı Putin ile telefon görüşmeleri yaptı.
Bu görüşmenin ardından Zelenskiy, 20 maddelik barış planı üzerinde yüzde 90 anlaştıklarını duyurdu. Trump da büyük oranda anlaştıklarını söyledi. Ancak kritik bir başlıkta ihtilaf giderilmedi. Bu, Trump’ın Ukrayna’dan istediği toprak taviziyle ilgiliydi. Rusya da Donbas şartını yineledi.
Trump – Zelenskiy görüşmesinin ardından Ocak ayında Putin ile yeni temas, heyetlerin müzakereleri ve Avrupalı liderlerle görüşme kararları alınmıştı.
Zelenskiy: Yüzde 90 anlaştık | Kritik başlık hala ihtilaflı: Donbas’ta toprak tavizi olacak mı?
Bu kapsamda 6 Ocak’ta Fransa’nın başkenti Paris’te heyetler arası müzakereler gerçekleştirildi. Ardından Witkoff ve Kushner, 22 Ocak’ta Moskova’da Rusya Devlet Başkanı Validimir Putin ile bir görüşme gerçekleştirdi. Bu görüşmenin ardından 23 ve 24 Ocak’ta ABD, Ukrayna ve Rusya heyetleri Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’de bir araya geldi.
Rusya-Ukrayna savaşı: “Toprak takası” hala ihtilaflı | Witkoff yine Moskova’da olacak
Witkoff, Paris görüşmelerinde “birçok kritik konuda önemli ilerlemeler kaydettiklerini” duyurdu.
İhtilaflı konular, toprak tavizi ve güvenlik garantileriydi. Paris’te konuşulan başlıklar da bunlardı. Ukrayna, Fransa ve İngiltere ise Ukrayna’ya konuşlandırılması düşünülen uluslararası güç için niyet beyanı imzaladı, Gönüllüler Koalisyonu ise ortak bildiri yayımlayarak Ukrayna’ya desteğini yineledi.
“Toprak tavizi” başlığı hala ihtilaflı | Ukrayna’ya güvenlik garantisi: Çok Uluslu Güç
Bütün bu görüşme turlarının sonuncusu 23 ve 24 Ocak tarihlerinde Abu Dabi’de yapıldı. Ukraynalı ve Rus müzakereciler, Trump’ın barış planını görüşmek üzere ABD’li arabulucuların da katılımıyla Abu Dabi’de ilk üçlü toplantılarını yaptılar, ancak herhangi bir anlaşmaya varılamadığı bildirildi, bununla birlikte görüşmelerin devam ettirilmesi konusunda fikri birliği oluştu.
‘Toprak tavizi’ ihtilafı sürüyor | Zelenskiy: ABD’nin güvenlik garantileri belgesi hazır
4-5 Şubat’ta bir kez daha BAE’nin başkenti Abu Dabi’de bir araya gelen ABD-Ukrayna-Rusya heyetleri, esir takası konusunda bir anlaşma duyururken, görüşmelerde sorun olan toprak tavizi konusunda herhangi bir gelişme yaşanmadı.
İhtilaflı başlık “toprak tavizi” | ABD – Rusya – Ukrayna heyetleri Abu Dabi’de
ABD, Ukrayna ve Rusya heyetleri arasında yürütülen müzakerelerin son turu 17-18 Şubat tarihlerinde Cenevre’de yapıldı. Ancak bu görüşmelerden de sonuç çıkmadı.
Dördüncü yıl: Ağır bilanço ve çözümsüzlük | Rusya – Ukrayna savaşı: Cenevre’den de sonuç çıkmadı
Son olarak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 10 Mayıs’ta, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile üçüncü bir ülkede görüşmeye açık olduğunu ancak bu görüşmenin müzakere amacıyla değil, uzun vadeli ve nihai bir barış anlaşmasının imzalanması için yapılabileceğini söyledi.
Zelenskiy ve Ukrayna kaynaklarına göre, Putin’in bu açıklamaları zaman kazanmaya yönelik ve gerçekleri ters yüz eden çabalardan biri.
Putin’den Zelenskiy mesajı | “Nihai barış anlaşması imzalanabilir”
Zelenskiy son olarak 4 Haziran’da Putin ile yüz yüze görüşme yapma niyetini ortaya koyan kamuoyuna açık bir mektup kaleme aldı, ancak Putin’in yanıtı olası bir görüşmenin anlamsız olacağı şeklinde oldu.
Zelenskiy’den Putin’e yüz yüze görüşme çağrısı | Putin yanıt verdi: Anlamı yok







