BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Akın Gürlek: Yasal düzenleme hazırlayacağız

AYM 'süresiz nafaka' düzenlemesini iptal etti

Akın Gürlek: Yasal düzenleme hazırlayacağız

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

Anayasa Mahkemesi, boşanılan eşe ödenen süresiz nafaka verilmesine ilişkin düzenlemeyi iptal etti. Karar oy çokluğu ile alındı. Adalet Bakanı Akın Gürlek ise, “bir tarafı ömür boyu adil olmayan bir yükümlülük altında mağdur etmeyen, hakkaniyete uygun” yeni bir yasal düzenleme hazırlayacaklarını söyledi. Karara tepki gösteren kadın örgütleri ise kadınların ‘ya şiddet ya yoksulluk’ kıskacına mahkum edildiğine vurgu yaptı. 

HABER MERKEZİ – Antalya 12. Aile Mahkemesi, 2025’te baktığı bir davada, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde hüküm altına alınan yoksulluk nafakasının “süresiz olması”na ilişkin düzenlemenin iptali için AYM’ye başvurmuştu. Başvuruyu değerlendiren Anayasa Mahkemesi, oy çokluğu ile düzenlemenin iptaline karar verdi.

Türk Medeni Kanunu’nun “yoksulluk nafakası” başlıklı 175. maddesi, “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz” hükmünü içeriyor.

×

AYM 2 KEZ REDDETMİŞTİ

Anayasa Mahkemesi (AYM), Türk Medeni Kanunu’nda yer alan yoksulluk nafakasının “süresiz” olarak bağlanmasını öngören düzenlemeyi daha önce iki kez incelemiş ve Anayasa’ya aykırı olmadığına karar vermişti.

Mahkeme, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesindeki “süresiz olarak” ifadesine yönelik iptal başvurularını 2012 ve 2015 yıllarında değerlendirdi ancak her iki başvuruyu da reddetti.

AYM’nin 2012 tarihli kararında, süresiz nafaka uygulamasının amacının boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eşin korunması olduğu vurgulandı. Kararda, kadınların ekonomik açıdan erkeklere kıyasla daha dezavantajlı konumda bulunduğuna dikkat çekilerek düzenlemenin kadın-erkek eşitliği ilkesine ve kamu yararına aykırı olmadığı belirtildi.

Mahkeme, 2015 yılında verdiği kararda ise “süresiz” ifadesinin nafakanın her koşulda ömür boyu devam edeceği anlamına gelmediğini kaydetti. Kararda, nafaka alan kişinin yeniden evlenmesi, yoksulluğunun ortadan kalkması veya taraflardan birinin hayatını kaybetmesi halinde nafakanın kendiliğinden sona erdiği hatırlatıldı. Ayrıca tarafların mali durumlarında değişiklik yaşanması durumunda mahkemeye başvurularak nafakanın azaltılmasının ya da kaldırılmasının mümkün olduğu belirtilerek mevcut düzenlemenin ölçülülük ilkesine uygun olduğu sonucuna varıldı.

İSTANBUL BAROSU: ANAYASA’NIN EŞİTLİK İLKESİNE AYKIRI

İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi X hesabından yazılı açıklama yaptı. iptal kararının Anayasa’nın 10’uncu maddesindeki “eşitlik ilkesi”ne aykırı olduğu belirtilerek, “Nafaka hakkımızdan vazgeçmiyoruz” denildi.

Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: “Kadınların yüz yıldan fazla süren mücadelelerle kazandığı hakların, iktidarın siyasi hamleleriyle geri alınmasını kabul etmiyoruz. Nafaka düzenlemesi; evlilik içinde uğradığı haksızlıklar ve ailenin bakım yükü nedeniyle istihdamdan dışlanan, yoksullaşan ve şiddete uğrayan kadınların bu döngüden çıkabilmesinin güvencesidir. Yapılmak istenen; kadınların şiddet dolu ailelere mahkum edilmesi, yoksullaştırılarak devlet tarafından karşılanmayan tüm bakım yükünü üstlenmeye razı edilmesidir. Bu plana razı olmayacağız! Mahkemelerce hükmedilen nafakanın tamamen kaldırılması, miktarının indirilmesi gibi bir hukuki yol zaten mevcutken, ‘süresiz nafakanın mağduriyet yarattığı’ iddiası iktidar tarafından kurgulanmış gerçek dışı bir söylemdir. AYM kararlarının iktidarın politikalarına göre bazen zorunlu, bazen zorunlu değilmiş gibi yorumlandığı bu hukuk dışı ortamda yerel mahkemeleri uyarıyoruz: Anayasa’nın 17. maddesinde yer alan, kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı kapsamında bulunan ve kadınların insanlık onurunu koruyan bu temel hükme aykırı bir düzenlemenin uygulanması, geri dönülmez sonuçlar doğuracaktır.”

AKIN GÜRLEK: YASAL DÜZENLEME HAZIRLAYACAĞIZ

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Anayasa Mahkemesi’nin süresiz nafaka düzenlemesini iptal etmesi üzerine yaptığı açıklamada, AYM’nin tanıdığı süre içinde “bir tarafı ömür boyu adil olmayan bir yükümlülük altında mağdur etmeyen, hakkaniyete uygun” yeni bir yasal düzenleme hazırlayacaklarını söyledi.

Karara ilişkin açıklama yapan Adalet Bakanı Gürlek, sosyal medya hesabından şunları yazdı:

“Boşanma sonrası süreçlerde hem tarafların haklarını koruyacak hem de toplumsal huzuru ve aile kurumunun saygınlığını zedelemeyecek, dengeli ve adil bir modelin inşası öncelikli gündem maddelerimizden biriydi.

Vatandaşlarımızdan gelen yoğun talepler ve sahadaki uygulamalar doğrultusunda, bu konu zaten hazırlıklarına titizlikle katkı sunduğumuz Yargı Paketi’nin en temel konu başlıklarından birini oluşturmaktaydı.

Bu çerçevede Anayasa Mahkemesinin, Türk Medeni Kanunu’ndaki “süresiz nafaka” düzenlemesine ilişkin verdiği iptal kararını adalet ve hakkaniyet ilkeleri adına son derece kıymetli buluyoruz.

AYM’nin tanıdığı yasal süreci de dikkate alarak; bir tarafı ömür boyu adil olmayan bir yükümlülük altında mağdur etmeyen, hakkaniyete uygun yeni yasal düzenlemeyi yüce Meclisimizin takdirine sunacağız.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı’nı adaletin ve toplumsal huzurun yüzyılı kılmak adına reform adımlarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.”

DEM Parti: ‘Nafakayı hedef almak kadınları şiddete mahkum etmektir’

×

KADIN ÖRGÜTLERİNDEN TEPKİ: KADINLAR ŞİDDET VE YOKSULLUĞA MAHKUM EDİLİYOR

Kararın ardından kadın ve hukuk örgütlerinden peş peşe tepki açıklamaları geldi.

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu, kadınların önemli bölümünün çalışma yaşamından kendi tercihleriyle değil, toplumsal cinsiyet eşitsizliği nedeniyle uzaklaştırıldığını belirterek, yıllarca bakım emeği veren kadınların boşanma sonrasında ekonomik güvenceden mahrum bırakılmasının onları yoksulluğa sürükleyeceğini vurguladı.

Açıklamada, nafaka hakkının zayıflatılmasının kadınların şiddet ortamından çıkmasını da zorlaştıracağı belirtilerek, “Kadınlara fiilen ya şiddete katlanırsın ya da yoksulluğa razı olursun mesajı verilmektedir” denildi.

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, evlilikleri boyunca çalıştırılmayan, eğitim hakkından mahrum bırakılan ve bakım yükünü tek başına üstlenen kadınların boşanma sonrasında zaten çok düşük miktarlardaki nafakalara ulaşmak için uzun hukuki mücadeleler verdiğine dikkat çekti. Vakıf, kararı “sosyal adalet açısından utanç verici” olarak nitelendirdi.

İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi tarafından yapılan açıklamada, AYM’nin kararının Anayasa’nın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesine aykırı olduğu belirtildi. Açıklamada, nafakanın evlilik içinde bakım yükü nedeniyle istihdamdan dışlanan, yoksullaşan ve şiddete maruz bırakılan kadınlar için önemli bir güvence olduğu vurgulanarak, “Yapılmak istenen; kadınların şiddet dolu ailelere mahkûm edilmesi, yoksullaştırılarak devlet tarafından karşılanmayan bakım yükünü üstlenmeye razı edilmesidir” denildi.

EŞİK Platformu tarafından yapılan açıklamada Anayasa Mahkemesi’nin yoksulluk nafakasına ilişkin düzenlemeyi iptal etmesinin kabul edilemez olduğunu belirtilerek “Türkiye’de kadınlar hâlâ eşitsiz istihdam koşulları, ücretsiz bakım emeği ve derinleşen yoksullukla mücadele ederken; çözüm kadınların mevcut haklarını daraltmak değil, eşitsizlikleri ortadan kaldırmaktır” denildi.

‘KADINLAR ÖLÜM TEHLİKESİYLE KARŞI KARŞIYA KALIR’

Kadın örgütleri ve barolar nafakanın hedefe alınmasının, kadın yoksulluğunu artırmasının yanı sıra ekonomik güvencesi olmayan kadınların boşanmayı göze alamayarak şiddet ve ölüm tehlikesi altında yaşamaya mecbur bırakılması anlamına geleceğini vurguluyor.

Yoksulluk nafakasının bağlanması için geçerli koşullara dikkat çeken kadın örgütleri, boşanan tüm kadınlara sınırsız ve yüksek tutarda nafaka veriliyormuş algısının gerçeği yansıtmadığını vurguluyor. Türkiye’de kadına değil, boşanmada yoksulluğa düzen eşe yoksulluk nafakası bağlanırken nafaka hakkı kazanmak için eşin boşanmada kusurunun yüksek oranda olmaması da gerekiyor.

ASIL SORUN KADINLARIN NAFAKAYI ALAMAMASI

Öte yandan Türkiye’de asıl sorunun kadınların aldığı değil, alamadığı nafaka olduğuna dikkat çeken kadın örgütleri, erkeklerin nafaka ödememek için mal varlıklarını kaçırdıklarına, aile mahkemelerinde kadınları boşanmada kusurlu göstermeye çalıştıklarına, sigortasız işlerde çalışarak nafaka yükümlüğünü ortadan kaldırmaya çalıştıklarına dikkat çekiyor.

Kimi magazinsel örneklerin genel durummuş gibi yansıtılmasının da doğru olmadığını vurgulayan kadın örgütleri, Türkiye’de yoksulluk nafakası tutarlarının asgari ücretin çeyreği bile etmediğini belirtiyor.

Yapılan ortalama hesaplamalara göre; Türkiye’de 30.000 TL gelir karşılığında ortalama nafaka miktarı 4.500 TL, 50.000 TL gelir karşılığında ortalama nafaka tutarı 7.500 TL, 75.000 TL gelir karşılığında ise ortalama nafaka tutarı 11.000 TL.

Nafakanın ‘sınırsız’ süreli olduğu yönündeki algının da gerçeği yansıtmadığını vurgulayan kadın örgütleri, nafaka alan kadının evlenmesi ya da sigortalı bir işte çalışarak yaşamını idame ettirmeye yeterli hale gelmesi durumunda nafaka oranının düşürüldüğünü ya da nafakanın tamamen sona erdiğini belirtiyor.

Benzer Haberler

Onlarca kişi yaralandı

Kütahya'da yolcu otobüsü devrildi

AKP önergesi kabul edildi

Meclis'in çalışma süresi uzatıldı

Hewlêr’e bir kez daha saldırı

4'ten fazla İHA düşürüldü

Gerekçe: Sosyal medya paylaşımları

DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ gözaltına alındı

Yeni partide kimler yer alacak?

84 milletvekilinin ismi konuşuluyor

Kurtulmuş’un ‘çerçeve yasa’ mesaisi sürüyor

Bahçeli, Hatimoğulları, Bakırhan ve Ekmen'e ziyaret

‘Vakti gelmiş bir veda’ dedi

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz