Muğla’nın Deştin köyünde 20 yıldır tartışma konusu olan çimento fabrikası projesi için bilirkişi keşfi 17 Haziran’da yapılacak. Köylüler ve çevre örgütleri, zeytinlikler ile Tekağaç Ormanları’nın tehdit altında olduğunu savunuyor.
HABER MERKEZİ- Muğla’nın Menteşe ilçesine bağlı Deştin köyünde planlanan entegre çimento fabrikası projesine karşı yıllardır süren hukuk mücadelesi yeni bir aşamaya giriyor. Proje için verilen üçüncü “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu” kararına karşı açılan davada bilirkişi heyeti, 17 Haziran’da bölgede inceleme yapacak.
Köylüler ve çevre örgütleri, daha önce mahkemeler tarafından iptal edilen projenin farklı idari düzenlemelerle yeniden gündeme getirildiğini belirterek karara tepki gösteriyor.
Bilirkişi keşfi öncesinde çağrı yapan Deştin Çevre Platformu, fabrikanın bölgedeki zeytinlikler, tarım alanları ve Tekağaç Ormanları üzerinde ciddi tahribat yaratacağını savundu.
20 YILLIK HUKUK MÜCADELESİ
Çimento fabrikası projesi yaklaşık yirmi yıldır bölge halkı ile yatırımcı şirketler arasında süren bir ihtilafın merkezinde yer alıyor.
Daha önce açılan davalarda hazırlanan bilirkişi raporları ve mahkeme kararlarında, projenin bölgenin ekolojik dengesi üzerindeki olası etkilerine dikkat çekilmiş ve çeşitli aşamalarda ÇED kararları iptal edilmişti.
Deştin Çevre Platformu Sözcüsü Haluk Özsoy, projenin yargı kararlarına rağmen yeniden gündeme taşındığını belirterek mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi.
Özsoy, bölge halkının doğa ve yaşam alanlarını korumakta kararlı olduğunu ifade etti.
TARTIŞMANIN ODAĞINDA SU KAYNAKLARI VE ORMAN VAR
Yaşam savunucuları, fabrikanın özellikle Tekağaç Ormanları’nda habitat kaybına yol açacağını, bölgedeki tarımsal üretimi olumsuz etkileyeceğini ve Deştin Çayı üzerindeki baskıyı artıracağını savunuyor. Çevre örgütleri ayrıca çimento üretiminin yaratacağı toz ve emisyonların yaşam kalitesi üzerinde uzun vadeli etkiler doğurabileceği görüşünde.
Şirket ve projeyi destekleyen çevreler ise yatırımın istihdam ve ekonomik katkı sağlayacağını dile getiriyor. Ancak köylüler, ekonomik getirilerin çevresel maliyetleri karşılamayacağını belirterek projeye karşı çıkmayı sürdürüyor.
17 Haziran’da yapılacak bilirkişi keşfinin ardından hazırlanacak raporun, davanın seyrini belirlemesi bekleniyor.
Bölge halkı ve çevre örgütleri ise keşif günü geniş katılımlı bir buluşma düzenleyerek itirazlarını bir kez daha kamuoyuna duyurmaya hazırlanıyor.







