BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Dedeoğulları ailesi davası

Avukatlar idarenin sorumluluğunu detaylarıyla anlattı

Dedeoğulları ailesi davası

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

Konya’da 2021’de Dedeoğulları ailesinden 7 kişinin öldürülmesiyle ilgili idarenin ihmali ve sorumluluğu hakkındaki davanın duruşmasında avukatlar dikkat çekici bulgular paylaştı, ancak etkin soruşturma yapılmamasına ilişkin endişelerini de dile getirdi.  

HABER MERKEZİ – Konya’nın Meram İlçesinde 30 Temmuz 2021’de Dedeoğulları ailesine yönelik ırkçı saldırıda 7 kişinin katledilmesine ilişkin, idarenin ihmali ve sorumluluğunun tespit ve tazmini talebiyle açılan davanın duruşması Konya Adliyesi 2’nci İdare Mahkemesi’nde görüldü.

Duruşmaya Dedeoğulları ailesinin yakınları ve avukatlar ve DEM Parti temsilcileri katıldı.

Davalı taraf İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nün avukatları da duruşma salonunda hazır bulundu.

Dedeoğlu Ailesi avukatlarından Atilla Kurt, dava sürecinin 2023’te başlamasına rağmen, hala gerekliliklerinin yapılmadığını belirtti. Dedeoğulları ailesine yönelik 12 Mayıs 2021’de gerçekleşen ilk saldırı sonrası gerekli yasal tedbirlerin alınmadığını vurgulayan Kurt, sonrasında yaşanan katliamı şu şekilde ifade etti:

“Mehmet Altun, 14 dakika içinde 7 kişiyi hedef alarak katlediyor. Bu katliam kameralara yansıdı. Tetikçi katil, amacına ulaştı. Kendisine dikte edileni yaptı. Ailenin hayatta kalan tek üyesi, 12 Mayıs saldırısının ardından eve kamera kuruyor. O görüntüler de yakılmış olsaydı bu dava faili meçhul olarak kalacaktı. Bu katliamın sosyolojik, kültürel ve kamusal boyutu vardır.”

‘KATLİAMA AİT KAMERA KAYITLARI SİLİNDİ’

Fail Altun’un ilk saldırıdan sonra çeşitli kentlerde lüks otellerde konakladığını ve belli bir güzergahta gezdiğini ifade eden Kurt, “Profesyonel bir planlama ve kamunun desteğini gösteriyor. Evdeki kamera kayıtlarından alınan görüntü kayıtlarında 18.34-18.36 dakikaları arasındaki katliam görüntüleri yok ediliyor ve idari ve adli merciler ‘Bunu görmezden gelelim’ diyor” diye konuştu.

EGM, KOMUTANLIK VE EMNİYETTE HTS KAYDI

Avukat Atilla Kurt, adli soruşturmada görev ve sorumluluk üstlenen görevlilerin suiistimalinin bulunduğunu ve fail Altun’un cep telefonuna ait HTS kayıtlarında EGM, Ankara Emniyeti, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nda sinyal verdiği tespit edildiğini hatırlatarak, “Bu kurumlardan tetikçinin korunduğuna ve delillerin yok edildiğine dair araştırma talep ettik. Kara Kuvvetleri Komutanlığı, inceleme yaptıklarını ve bulguya ulaşılamadığı şeklinde yanıt verdi. Ancak İçişleri Bakanlığı herhangi bir yanıt vermedi. Cevap vermeyip bir an önce tazminat hesabına girdiler” ifadelerini kullandı.

‘FAİL ALTUN, KATLİAM ÖNCESİNDE EMNİYET TARAFINDAN ARANDI’

Kurt, fail Altun’un katliam öncesinde 29 Haziran 2021’de Ankara’ya gitmesinin ardından 30 Haziran’da HTS kayıtlarına göre EGM Destek Başkanlığı Hizmetleri Şube Müdürlüğü tarafından arandığını söyledi. Kurt, “İşsiz olarak bilinen, herhangi bir sigorta bulunmayan Mehmet Altun, 2017 yılında TMSF tarafından kayyum atanan Akdeniz Cam Alüminyum adlı şirketten düzenli ödemeler alıyor” dedi.

‘EN ÖNEMLİ TUTANAK EMNİYET TARAFINDAN TAHRİF EDİLDİ’

Fail Altun’un katliamın ardından 2 Ağustos’ta emniyeti arayarak gerçekleştirdiği 35 dakikalık telefon görüşmesine ait 2022’de hazırlanan tutanakta yaklaşık 15-20 dakikalık görüşme kaydının “anlaşılamadı” denilerek tahrif edildiğini hatırlatan Kurt, “Bu görüşmede tetikçi ‘Bunlar insan değil. 7 kişiyi öldürdüm 5 kişiyi daha öldüreceğim’ şeklinde pazarlık yapıyor. Olayın en önemli tutanağı emniyet tarafından tahrif ediliyor. Bu delil karartmadır” dedi.

‘KAMU ELİYLE ÖRGÜT SUÇU İŞLİYORSUNUZ’

Failin katliam öncesi telefonunun Bozkır ilçesinde bıraktığına dikkat çeken Avukat Kurt, “Kamera kayıtları olmasaydı telefonunu 100 km ötede bırakmıştı, ‘ben orada değildim’ diyecekti. Bu kurguyu kamusal destek olmadan gerçekleştirebilir mi? Emniyetin delil karartmaları, yasadışı müdahaleleri, yargının ve idarenin görevini hakkıyla yapamaması dolayısıyla adalete erişemiyoruz. Bu örgüt suçudur. Bir aileyi yok etmek pahasına, kamu eliyle örgüt suçu işliyorsunuz” diye konuştu.

Mahkemeye defalarca dilekçe vererek araştırma talebinde bulunduğunu ancak herhangi bir cevap alamadığını da belirten Kurt, devamında şunları söyledi:

“Yaşam hakkını korumakla görevli ve sorumlun olan kurumlar, bu sorulara neden cevap vermez, neden görevini kötüye kullanmaya devam eder. Biz tazminat ile zenginleşme arayışında değiliz. Buradan alınacak tazminatın çocuk esirgeme kurumlarına bağışlanacağını belirttik. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin anayasal kurumlarının ihmal, ihlal ve suiistimalini anlatmaktan keyif almıyoruz.”

‘İFADE DE YARDIMCI OLAN SUÇU İŞLERKEN DE OLMUŞTUR’

Ardından söz alan aile avukatlarında Abdurrahman Karabulut da, şunları söyledi:

“Emniyet ve kolluk görevlilerinin, delil karartma, suç ortaklarını koruma ve ortaya çıkarılmasına yönelik delil karartma bir şüpheden ibaret değil. Meslektaşım, delilleriyle birlikte ibraz ediyor. Emniyet müdürü, katliam gecesi yapacağımız açıklamada bizi yönlendirmeye çalıştı. Biz delillerin karartılmaya çalışılacağını anladık. Katliama dair iki dakikalık kamera kaydı silindi. O iki dakikanın silinmesi, katile yardımcı olanlar veya yönlendiren kişilerin korunmasına yönelik faaliyettir. Kolluk kamera kayıtlarını tahrif ederek delil karartmıştır. 35 dakikalık görüşme kaydı çözülmedi. Bu delil emniyet güçleri tarafından tahrif edildi. Tetikçi cezaevinde ailesi ile yaptığı görüşmenin ses kaydında ‘Polis ifademde yardımcı oldu’ diyor. İfade de yardımcı olan polis, bu suçu işlerken de yardımcı olmuştur.”

Emniyet Genel Müdürlüğü ve İçişleri Bakanlığı avukatları ise beyanlara karşı davanın reddini talep etti.

Mahkeme ileri bir tarihte kararını açıklamak üzere duruşmayı sonlandırdı.

‘MAHKEME DE İNCELEMENİN YAPILMASINI SAĞLAMADI’

Duruşma sonrası adliye önünde ailenin avukatları açıklama yapıldı. Mahkemenin vereceği karara dair endişelerinin olduğunu söyleyen avukat Atilla Kurt, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin anayasal sorumluluğunun gereğini yapmayacağını, yapmaktan kaçınacağının kaygısını taşıyoruz. Çünkü mahkeme de İçişleri Bakanlığı gibi bu incelemenin, soruşturmanın yapılmasını sağlamadı. Bu katliamın korunması konusunda Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin anayasal kurumlarının yasal sorumluluğu konusunda bir karar vermesi gerekiyor. Mahkeme ya diyecek ki ‘Ben bu suçun üstünün örtülmesine izin vermiyorum. Görev ve yetkini kötüye kullandın’ diyecek ya da ‘Ben de katliamları yapanları korumaya devam edeceğim’ diyecek” şeklinde konuştu.

×DEDOĞULLARI KATLİAMI VE CEZA DAVASI HAKKINDA 

30 Temmuz 2021 tarihinde Konya’nın Meram ilçesinde Yaşar Dedeoğulları’nın evini basan Mehmet Altun aile üyelerine tabancayla ateş etti. Saldırıda Yaşar Dedeoğulları, eşi İpek Dedeoğulları, çocukları Serap Dedeoğulları, Serpil Dedeoğulları, Sibel Dedeoğulları, Metin Dedeoğulları ve Barış Dedeoğulları yaşamını yitirdi.

Olayın ardından kiraladığı araçla kaçan Altun, 4 Ağustos’ta memleketi Bozkır ilçesi Üçpınar Mahallesi’nde gözaltına alınarak tutuklandı. Daha sonra Altun’la birlikte tutuklanan 7 kişiden 5’i tahliye edildi.

Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında aralarında Mehmet Altun’un da bulunduğu 11 kişi hakkında iddianame hazırlandı. İddianamede, katil zanlısı Mehmet Altun hakkında “canavarca hisle tasarlayarak 7 kişiyi kasten öldürme” suçundan 7 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendı. Ayrıca olayın ardından evin bazı noktalarına yanında getirdiği bidondaki benzini döküp ateşe verdiği iddiasıyla “yakarak mala zarar verme” suçundan 1 yıldan 9 yıla kadar, “nitelikli olarak konut dokunulmazlığı” suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar, “6136 Sayılı Kanuna Muhalefet” suçundan da 5 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesi, 17 Kasım 2022’deki kararında sanık Mehmet Altun’u “tasarlayarak ve canavarca hisle öldürme” suçundan 7 kez ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm etti. Aynı dosyada yargılanan diğer sanıklar hakkında ise “tasarlayarak öldürmeye azmettirme” suçundan beraat kararı verildi.

Bu hüküm, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi ve ardından Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından onandı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise, haklarında beraat kararı verilenler için “maddi gerçeğe ulaşılması için soruşturmanın tamamlanmadığı” gerekçesiyle itirazda bulundu.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 17 Eylül 2025 tarihli bu itirazı, Ceza Genel Kurulu tarafından değerlendirilecek.

Dedeoğulları davasında yeni gelişme | Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan itiraz

Benzer Haberler

Hewlêr’e bir kez daha saldırı

4'ten fazla İHA düşürüldü

Gerekçe: Sosyal medya paylaşımları

DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ gözaltına alındı

Maraş’taki okul saldırısı soruşturması

Baba 'olası kastla öldürme’den yargılanacak

‘Savcılar hangi eylemi terör sayacak?’

175 yerde ‘terör bürosu’ kurulacak

Yeni partide kimler yer alacak?

84 milletvekilinin ismi konuşuluyor

Kurtulmuş’un ‘çerçeve yasa’ mesaisi sürüyor

Bahçeli, Hatimoğulları, Bakırhan ve Ekmen'e ziyaret

‘Vakti gelmiş bir veda’ dedi

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz